Geçmiş olsun

A -
A +

Herkes konuştu Bülent Ecevit sustu... Şimdi sıra onda... Başbakan'ın sağlık durumunu kendi ağzından dinleyin... İşte olay röportaj; - Efendim nasılsınız?... "-İyiyim... Çok iyiyim... Zıpppkın gibi, fişşşek gibiyim..." -Tam olarak neyiniz varmış?... "-Bir şeyim yok aslında... Hastaneye telefon etmek için girmiştim... Telefon ettikten sonra boş çıkmak ayıp olur diye muayene oldum..." -Ama bayağı uzun sürdü?... "-Yoo... Fazla uzun sayılmaz... Girdiğimde 78 yaşındaydım, hâlâ 78 yaşındayım..." -Ne çıktı sonuçlarda?... "-Karnımda su toplanıyor... Adalelerim kireçlenmiş... Böbreklerimde kum var... Kanımda demir fazla... Sizin anlayacağınız beton gibiyim beton..." -İkinci kez neden gittiniz peki?... "-Doktorlar çıkan test sonuçlarına hayran kaldı... O kadar hoşlarına gitti ki; tekrar dinlemek için yine çağırdılar..." -Efendim sırtınızı duvara vurmayı nasıl başardınız?... Bazı yazarlar denemiş, ama sırtlarını duvara vuramamış... "-Yazarların arkası sağlam tabii... Herkesin sırtı benim gibi değil ki..." -Kaza tam olarak nasıl gerçekleşti?... "-Doğrusunu istersen genzime çay kaçtı... Öksürmeye başlayınca Rahşan Hanım, 'Helal... Helal...' diyerek sırtıma vurdu... Ayarını kaçırmış olma olasılığı var..." -Duvar olayı yok o zaman?... "-Sonra da duvara vurdum... Başım döndü, duvarlar üstüme gelmeye başladı. Baktım duvar bana vuracak, ben erken davranıp duvara vurdum..." -Yere düştüğünüz doğru mu?... "-Evet... Ama kötü bir niyetle düşmedim... Ulusuma yerçekimi kanununu bir kez daha ispatladım..." -Yani bilerek düştünüz?... "-Tam olarak öyle değil... Biri ayağımı kaydırmak istemiş olabilir... Ya da her biri..." -Bu hastalıklar zinciri zihninizde bir etki bıraktı mı?... "-Çok fazla etkilemedi aslında... Bazı şeyleri bir Rahşan, bir ben biliyordum, şimdi sadece Rahşan biliyor..." -Hafızanızın zayıfladığını doktorunuza söylediniz mi?... "-Tabii söyledim..." -Ne dedi?... "-Neye ne dedi?..." -Hafızanızın zayıflamasına doktor ne dedi?... "-Haa... Bir şey demedi... Viziteyi peşin aldı..." -Şu anda sancınız var mı?... "-Kısmen var... Günde iki kez sancı geliyor... Birincisi saat 07'den 13'e kadar, ikincisi de 13'ten saat 07'ye kadar sürüyor... Yani borsayı etkileyecek kadar gelmiyor..." -Tavsiyelere uyuyor musunuz peki? "-Zorlanıyorum bazen... Doktor sıcak bir banyonun üzerine iki kaşık şurup verdi... İki kaşık şurup neyse de sıcak banyoyu ben nasıl içerim?..." -Bu hastalık kendini ilk ne zaman belli etti?... "-23 Nisan'da... O çocuk koltuğa oturacak diye kalktığımdan beri bu sırtımdan sancı eksik olmadı..." -Eski gücünüzden kaybettiğiniz bir şey var mı?... "-Yoo... Eskisi gibiyim... Mesela ben eskiden amuda kalkamazdım, şimdi de kalkamıyorum... Değişen bir şey yok..." -Neyse... Geçmiş olsun efendim... "-Asıl size geçmiş olsun..." "-Hapşuuuu...." - Çok yaşayın efendim... TEMEL'İN YERİ Temel'in karısı Fadime eline telefonu aldığı zaman 2-3 saatten önce kapatmazmış... Bir akşam yine telefon çalmış... Fadime telefonu açmış ama bu kez sadece yarım saat konuşmuş ve kapatmış... Temel şaşırmış; -Hayrola hanım?... Sen iki saatten az konuşmazdın, bugün anlatacakların yarım saatte nasıl bitti?... "-Yanlış numaraydı..."  Yakışıklı Dursun ile yaşlı Temel uzun bir tren yolculuğunda aynı kompartımanı paylaşırlar... İhtiyar Temel biner binmez, Dursun saati sorar, ancak cevap alamaz. Tüm gece süren yolculuk boyunca da hiç konuşmazlar. Ertesi sabah, varış istasyonuna gelmeden önce, ihtiyar "Şimdi saat 8.30 oldu" demiş... Dursun şaşırmış; -Niye ancak şimdi cevap verdiniz ki?... "-Bakınız genç adam... Size dün akşam saati söylemiş olsaydım, sohbete başlayacaktık. Bana muhtemelen, benim de gittiğim şehre yolculuk ettiğinizi ve belki de oraya ilk kez gittiğinizi söyleyecektiniz. Ben de, iyi bir insan olduğum için, sizi evime davet edecektim. Orada kızım Fadime ile tanışacaktınız. Çok güzel bir kız olduğu için, onu kesinlikle beğenecektiniz. Eh, siz de çirkin sayılmazsınız, o da sizi beğenecekti. Kuvvetle ihtimaldir ki, bu iş evliliğe kadar gidecekti. Ben de düşündüm. Saati bile olmayan meteliksiz bir damatla, benim ne işim var?..."

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.