Gelecek de bir gün gelecek...

A -
A +

 Öncelikle 7 bin 300 hektar ormanın kül olmasına ağlarken, hemen hemen o kadarının da bir günde "yılbaşı katliamı"na kurban gitmesine gülüp eğleneceğiz... Bakın 2002'de başka neler olacak; ...  Korumaların omuz atması ile yürüyen Ecevit, yine mizahçılara malzeme olacak... Arabalar yokuş aşağı "Ecevit vitesi"nde seyir edecek, eski elbiselere "Ecevit yaması" yapılacak... Guinnes Rekorlar Kitabı'nın 48'incisi Türkiye'de basılacak ve her Türk bir rekortmen olarak kitaba geçecek... ...  Sigara, cep telefonu ve Kamer Genç'in yeni zararları, sebze ve meyvelerin yeni faydaları ortaya çıkacak... Siesta'nın faydalı mı, zararlı mı olduğu yine tartışılacak... ...  Yeni deprem tartışmaları başlayacak, fay grafikleri ile hangi bölgenin depreme ne kadar dayanıklı olduğu çıkarılacak... Ama deprem olmazsa Ahmet Mete Işıkara en çekici erkek seçilmeyecek... ...  Köşk muhabirleri, bir türlü magazinin içine çekemedikleri Ahmet Necdet Sezer'i kırmızı ışıkta geçerken yakalayacak... 2002 yılı boyunca bununla idare edecekler...  Yönetim, Mustafa Denizli'den sonra gelecek teknik direktörün sonuna kadar arkasında olacak... Ama ondan sonra gelecek hocanın nasıl gönderileceğinin senaryosu da hazır tutulacak... ...  Sezon başında her takımın formasını şirin bir çocuğa giydirip, ellerine çiçek vererek spor sayfalarına koyanlar; ligin sonlarına doğru, kılıç ve döner bıçaklı fanatikleri kullanacak... ...  Beşiktaş, Fenerbahçe veya Galatasaray'dan biri şampiyon olacak... İkinci olan gönüllerin şampiyonu, üçüncü de şerefli üçüncü... Trabzonspor'un son şampiyonluğunda doğan çocuklar 18 yaşına basacak... ...  Küçük İbo'nun "Çağrı pusulası" gelince "Bedelli askerlik" konusu açılacak... "Küçük İbo bizim kültür elçimiz, askerliğini yapmasın" diyenler ile, "Ben yaptım, o da yapacak" diyenler birbirine girecek... ...  Daum'un kokain davasına Almanya'da çözüm bulunamayacak... Christoph Daum Türk vatandaşı yapılarak, Atik Berberoğlu adını alacak ve mahkemesi mankenlerin davasıyla birleştirilecek...  Yeni Zeki Müren'ler, yeni Bülent Ersoy'lar, yeni Mustafa Topaloğlu'lar çıkacak... Eski Ajda Pekkan, eski Gönül Yazar, eski Nükhet Duru'lar yine aynı kalacak... ...  Yurdun çeşitli yerlerine UFO seferleri başlayacak... Alışık olmayan vatandaşlarımız ile uzaylılar arasında kapışma çıkacak, kavgalar büyüyecek... Olay bizimkiler açısından kan davasına, uzaylılar açısından demir davalarına kadar gidecek... ...  Memura yapılan zam oranı fırlayan enflasyonun aksine çok az miktarda olacak... Fakat bu oran da gazete sayfalarında "Memura müjde" diye duyurulacak... ...  Birkaç bin kişi daha ayranı yokken içmeye, internet bağlatacak evine... Dünyaya ayak uydururken, dünyadan kopacak... Her apartmanın giriş katına internet cafe açılacak... Bir kahvenin 40 yıl hatırı varken, internet cafeninki 1 günde bitecek... ...  Yıl sonunda spikerden "Acı tatlı anıları ile bir yılı daha geride bıraktık" sözünü duyacağız... Ve duvara sıfır kilometre takvim asılırken, dudaklardan aynı espri çıkacak... "Seneye görüşürüz..." Gündemin kırıntıları Bu telefon mafya babasına aittir... Aradığınız numaraya şu an BULAŞILAMIYOR... ... Ortaklar birbirine düştü ama yine de ayrılmıyorlar... ZIT-KANAAT geçinip gidiyorlar... ... Televizyoncular birbirini yemeye başladı... Gerçeklerin ŞER-MEYDANI... ... Cezaevinde yatmayı seviyor... Adamın MAMAK zevki bu... ... Derviş Türkiye'yi krizden çıkaracak galiba... Geldiğinden beri FON-STOP çalışıyor... ... Noel Baba yılbaşında telefon getirecekmiş... NOEL-BAND'lı... Sinekli kola Değişik ülkelerden gelmiş insanlar; masaya oturup birer kola ısmarlar... Kolalar gelince bakarlar ki, bardaklarında bir karasinek var; İsveçli; aynı bardakta yeni kola getirilmesini ister... İngiliz; yeni bardakta, yeni kola ister... Finlandiyalı; sineği bardaktan alır ve kolayı içer... Rus; kolayı sinekle içer... Çinli; sineği yer, fakat kolayı içmez... Yahudi; sineği yakalar ve Çinli'ye satar... Yunanlı; kolanın üçte ikisini içer ve yeni kola ister... Norveçli; sineği yakalar ve yem olarak kullanmak üzere balığa çıkar... İrlandalı; sineği ezerek kolaya karıştırır ve İngiliz'e ikram eder... Amerikalı; lokantaya tazminat davası açar ve 65 milyon dolar tazminat talep eder... Türk; başka gören yoksa sesini çıkarmaz, varsa olayı şiddetle kınar... Basında 51 Yıl "Basında 51 Yıl" diye bir kitap... Gazeteciliğe 51 yılını vermiş usta Orhan Taşan'ın otobiyografisi... Bu kalem o ustayı yazmaya yetmez... Kitabı size tavsiye edecek de değilim... Kitabı; ne zorluklarla gazetecilik yapıldığını görsünler diye, "İnternette piş, ağzıma düş" gazetecilerinin okumasını isterdim... Ben kitaptan birkaç notu onlar için vereyim; ... "-Gerçekten haberin kutsal, yorumun hür; santralciden patrona kadar herkesin temelden gazeteci olduğu bir dönemdi..." ... "-Gazeteciler Cemiyeti, başvuruları en az iki defa geri çevirmeden kimseyi üye yapmıyor, "Bakalım bu çileli meslekte dayanabilecek mi" diye düşünüyorlardı..." ... "-İyi-kötü haber yoktu... İyi yazılmış, ya da kötü yazılmış haber vardı..." ... "-Haber sanattır... Yoksa bir milyonuncu defa yaşanan bir olayı kim okumak ister?..." ... "-Bu mesleği tercih edenler, belki gazeteci olarak doğmazlar... Ama mutlaka gazeteci olarak ölürler..." BİZİMKİLER  Hava şartlarından dolayı Trakya'dan dönerken mahsur kalan Hasan Ali Abi, anılarını "Karayollarının götürdüğü yere git" isimli kitapta toplamaya karar verdi...  Halit; Mustafa Abi'nin söylediği, "Çobanın gönlü olsa, tekeden süt sağar" atasözünü merak etti, "Tekeden süt sağmak zor mudur abi?..."  Burası ciddi: Önümüzdeki haftadan itibaren Cumartesi-Pazar günleri "Antikriz"e başlıyoruz... Osman Yavuz İnal karikatürleri ile sayfamızı renklendirecek... Bekleriz... Kadınlar Erkekler Adam, en iyi arkadaşının karısının cenazesine gitmiş... Cenazede bir bakmış tabutun üzerinde bir olta... Defnetme işleminden sonra taziyetlerini bildirmek üzere arkadaşının yanına gitmiş, başsağlığı diledikten sonra; -Tabutun üzerinde bir olta gördüm... Herhalde eşinle ilgili özel bir anısı vardı?... "-Yooo... Cenazeden sonra balığa gideceğim... Sayın kişiler!.. Telefon rehberinden alınmış ve geçtiğimiz günlerde yerel Erzurum gazetesinde yayınlanan ilginç ve gerçek isimler; Muhlis Dünyadagülmez, Şeref Nasılbilirsin, Ocak Bucak, Karabey Mavibaş, Köşe Bucak, Ümit Sayınkişiler, Birgül Temtek, Demir Zırzakıran, Hadi Zil, Mazlum Zorba, Kibar Zorba, Hanım Çeneli, Durdemir Bilirdönmez, Limona Kaçar, Şifa Var, Ümit Var, Ali Dıbız, Atdın Tavasapı, Düğmeli Bayrak, Güllü Bülbül, Dünya Maldüzdür, Jandarma Kızkaçıran, Hayati Kopya, Edenbulur Yılmaz, Mücella Kovalar, Hamdi Kapar, Kadir Memur, Habibe İşçi, İsa Kasap, Haydar Manav, Reviye Çatlak, Mehmet Patlak, Metin Tabak, Harun Kaşık, Abdullah Çatal, Dudu Pat, Mehmet Küt... (Haberi yazan: Zekiye Çokmaklı) TEMEL'İN YERİ Hayvanat bahçesinde gezerken, bir kaplanın kafeste kuzu ile birlikte oynadığını gören adam, görevli Temel'i yakalayıp sormuş: -Kaplan ve kuzu nasıl oluyor da aynı kafeste duruyor?... "-Bu, 'Barış içinde yaşama' anlayışının güzel bir örneği... Şimdi bütün dünya bu anlayışı benimsiyor..." -Vay canına... Dünya amma da değişmiş... Temel açıklamasına devam etmiş: "-Yalnız biraz pahalı oluyor... Her gün yeni bir kuzu koymak zorunda kalıyoruz..." Tebeşir Tozu ... "Yapılırken heyecan duyulmayan işler başarılamaz..." (Emerson) Sepseri İlanlar....  YAKINDA kaseti çıkacak bir sanatçı ile adı skandallara karışacak elemanlar aranıyor...  ACİLEN... Kar topu değil, meşin top oynatmasını bilen teknik direktörler aranıyor...  FAKİR hastalara "Boş yatak yok" deyip sepetleme görevinde çalışacak bay-bayan elaman aranmaktadır...  EVDE kalmış Japon bir kız için, sazanlar aranıyor... Tip önemli değil...  BOŞTA yerli teknik direktör... İmparator görünümlü, az kullanılmış... SORU ? Sergen'in tekmesi, meclise soru önergesi olarak verilmiş... Sizin yediğiniz tekme meclisin umurunda bile değil... İşte ağaç gerçeği...  Saatte 3 bin dönüm orman, dakikada ise 50 dönüm orman yok olmaktadır.  Türkiye'deki kağıt tüketiminin artış hızı, dünyanın artış hızından 4 kat fazla.  Türkiye'de koruma altında olan ormanlar, tüm ormanların yüzde 2'sini oluşturmaktadır.  Türkiye 1980'de en çok ormanı olan 33'üncü ülkeydi. 1990'da 55'inci sıraya düştü.  Türkiye dünyada ormanlarını en hızlı tüketen ikinci ülkedir. (Birinci ülke İran)  Ormanlar yazın ısıyı 5-8 derece düşürür, kışın 1-3 derece yükseltir. Nemi sabit tutar.  Bir hektar ladin ormanı 32 ton, kayın ormanı 68 ton, çam ormanı ise 40 ton toz emer.  100 yaşındaki kayın, saatte 40 kişinin çıkardığı karbondioksiti yok eder.  100 yaşındaki bir kayın yılda 30 bin litre su çeker ve erozyonu önler.

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.