(Tayyip Erdoğan'la Deniz Baykal arasındaki yakınlaşmadan sonra beklenen hâl, tavır ve hareketler...) * Başbakan Tayyip Erdoğan ve Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer gizlice akşam yemeğine çıkıp Avrupa yolundaki Türkiye'yi konuştu... * Avrupa Birliği'nde tam üyelik için muhalifleri ikna turuna çıkan Abdullah Gül'e İsmail Cem ve Kemal Derviş de eşlik etti. * Memurlar hükümetin kendilerine yaptığı zam oranını fazla buldu... Memur sendikaları toplu halde Sarayburnu sahilinde denize yoğurt çalarak hükümeti protesto edip, "Bu yoğurdun bolluğu nereden geliyor" demeye getirdiler... * Gazetelerin üçüncü sayfalarına haber çıkmayınca; sağlık haberleri 4'e, ekonomi sayfaları 6'ya, spor sayfaları 9'a çıkarıldı... * Magazin Gazetecileri Derneği, dün bir toplantı yaparak sanatçıları sadece işleriyle anacaklarını, özel hayatlarını yazmayacaklarını bildirdi... * Usta gazeteci Savaş Ay, bugüne kadar yaptığı röportajların hepsinin hayal mahsulü olduğunu itiraf etti, "Aslında hepsinde zehir gibi zeka var" dedi... * Tamer Karadağlı'nın eşi Arzu Balkan, dizi çekimleri sırasında sandalyeden düşüp kısmi hafıza kaybına uğradı... Balkan son dönemde olan hiçbir şeyi hatırlamıyor... * Ersun Yanal'ın, "Ben de insanım, ben de hata yapabilirim" diyerek Danimarka maçının kadrosuna çağırdığı Hakan Şükür, üç golle "hat-trick" yaptı... * Zaten Necati de durup dururken, "Hakan Abi'nin olduğu yerde benim oynamam haksızlık... Takıma yavaş yavaş monte edilmeliyim" dedi... * Galatasaray da 100'üncü yılında şampiyon oldu... Trabzonspor ikinciliği alarak Şampiyonlar Ligi'ne kaldı... Fenerbahçe Avrupa'da yarı final, Beşiktaş UEFA'da final oynadı... Ahhhh... Ah... Bizim ora... Elazığ'da "Yolyemez" lakaplı bir külhanbeyi varmış... Yolyemez elinde tespih, başında sekiz köşeli kasketi, ceketi omzunda, ayakkabısının topuğuna basan gakkoş kıyafeti ile Gazi Caddesi'nde volta atarmış... Bir gün yine caddede yürürken bir Murat 124, Yolyemez'e çarpmış ve yere düşmüş... Yolyemez'in bütün karizma gitmiş... Yavaşça düştüğü yerden kalkmış, düşen tespihini almış, üstünü başını silkelemiş şoföre dönerek; "-Gakkoş... Ne kadar zararın var, söyle de verek..." bizimkiler (Bizimkiler'in en çok yaptığı haberler...) "-Fındık fiyatları yine tavan yaptı..." (Dündar Batık) "-Günde beş sigara kelliğe iyi geliyor..." (Harun Yerebakan) "-Evsahiplerine açılan davalar..." (Ziya Sandıkçı) "-Bedelli askerlik yine gündemde..." (Yahya Erkılıç) "-Bekara bir günde faizsiz ev kredisi..." (Bekir Yeniay) "-Yeni gelenek; damada başlık parası..." (Necmettin Öksüz) "-Alış verişteki şeffaf yönetimin zararları..." (Talip Karakaş) "-Plazma TV'li hayat, oh ne rahat..." (Ercan Yıldız "-FİFA bilmiyor ama söz dinliyor..." (Hasan Sarıçiçek) "-İşte Türkiye farkı..." (Tahir Kum) "-Çok çalışmak unutkanlık yapıyor..." (Engin Atay) "-Mezar fiyatları ateş pahası... Kefen de..." (Alişirin Gültekin) "-Kişi başına düşen pamuk sarfiyatı...) (Ömer Faruk Ünal) temelin yeri Temel'le nişanlısı Fadime tarladan köye dönüyormuş... Temel'in bir elinde ipinden tuttuğu kuzu, öteki elinde boş bir kova, koltuğunun altında bir tavuk, omuzunda da bir dirgen varmış... Fadime ise, bir kucak odun götürüyormuş evine... Bir ara Fadime Temel'e dönmüş; "-Temel... Bu yolda seninle yürümekten korkuyorum, ya bana saldırırsan..." -Yapma yahu... Elimde bunlar varken, sana nasıl saldırabilirim ki?... "Hayır yani" demiş Fadime; "-Dirgeni yere batırıp, kuzuyu ona bağladıktan sonra, tavuğu da kovanın altına kapatmak aklına gelir diye korkuyorum..." diyAlog... (Gelinim Olur Musun isimli programda, kaynana adayı ve gelin adayının diyaloğu...) KAYNANA ADAYI: Kızım sen duş mu aldın?.. GELİN ADAYI: Evet... Banyodan çıktım... KAYNANA ADAYI: Neden elimi öpmüyorsun? GELİN ADAYI: Neden öpeyim? KAYNANA ADAYI: E kızım adettir, küçükler banyodan çıkınca büyüklerin elini öper... MMM (Gazeteciler, Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'e, Avrupa'nın korkularını hatırlatıyorlar...) MUHABİR: Türkiye gibi nüfusu büyük bir ülkenin üyeliğiyle dengeler bozulur mu? ABDULLAH GÜL: E tabii... Bir havuzun içine ufak taşların düşmesiyle büyük bir kayanın düşmesi farklı olur...