Gündem siparişleri...

A -
A +

Siz televizyonda Ecevit'in titrek sesini dinleyip, "Aha... Yine Antikriz'e iki aylık malzeme çıktı" diyorsunuz ama, durum hiç de zannettiğiniz gibi değil... Gündem hakikaten dolu gibi görünüyor ama; hastane ve ev arasında lokomotif dokuyan Ecevit ve kilo aldı diye kocası tarafından boşanma davası açılan "diyet kurbanı" kadından başka bir şey yok... Üç tane kırık kaburgadan da kaç tane espri çıkarabilirsiniz ki?... Halbuki gündemimiz şöyle olsaydı ne güzel olurdu... Ne kolay olurdu köşe yazmak...   Başbakan Ecevit, uzun süre hastanede kalmasını, "Param yoktu, rehin kaldım" diye açıkladı...  İbrahim Tatlıses ilk eşine geri döndü. Sahnelere veda eden Tatlıses, köyüne gitti ve bütün parasını bir çayır kurumuna bağışladı...  Arjantin moralsizlikten kaybetti... O yüzden Türkiye'de ekonomik kriz törenlerle kutlandı... Gecede havai fişekler atıldı...  Devlet Bahçeli, başbakan olmak için şartların olgunlaşmaya başladığını ve kaburgalarında ağrı hissettiğini söyledi.  Depremi 8 saniye önceden haber veren akıllı binadan "Canını seven kaçsın" diye sinyal geldi... Beyaz, mosmor kesildi...  Süleyman Demirel, göğsündeki büyük "S" yazan mavi giysileri ile çıkıp, "Halkım beni istediği için yeniden döndüm" dedi...  Türkiye'den gönderilen ilk uzay turisti Mustafa Topaloğlu, Amerika'dan giden turistlerle kavga etti ve gezegen dışına atıldı...  Kenan Evren'in "Manda yuva yapmış söğüt dalına" isimli tablosu açır artırmada 500 trilyona alıcı buldu...  Türk televizyonculuğu bir ilke daha imza attı ve felçli bilim adamı Stephen Hawking'e "Maraba Televole" dedirtmeyi başardı.  Bence başbakana kilitlenen gazetelerde bu tip haberler olsa, acayip gelişmiş bir ülke oluruz... İdam midam hikayedir... Aslolan budur... Hoşbulduk Avrupa Birliği... TEMEL'İN YERİ Bir bilim adamı olan Temel'in fareler üzerinde yaptığı deney... (Temel'in kayıt cihazına aldığı notlardan alıntılar) 1. Gün: Fare uzun süre labirentin içinde dolandı ama peyniri bulamadı... (İç güdüleri zayıf) 3. Gün: Negatif. Sadece labirenti değil, odanın hemen her yerini aradı... Tüm dolapları, çekmeceleri, kavanozları karıştırdı. Hatta bir tablonun arkasına ve ceplerime bile baktı... (Bu fare tam bir salak) 7. Gün: En ufak bir ilerleme yok. Artık arama isteğini bile kaybetti, telefonla köşedeki büfeden iki karışık tost, bir ayran istemiş. (Zekadan böylesine yoksun oluşu deneylerimde yol almamı önlüyor) 18. Gün: Zamanla becerilerini geliştirmesi lazımdı, ama sıfır... Bursa'dan aradı, "Telaşlanma, peyniri bulacağını" dedi. Ona gittikçe peynirden uzaklaştığını anlatmaya çalıştım, ama dinlemedi. (Ciddi zeka problemi) 74. gün : Umutsuzluğa kapılıyorum; fare, henüz bir zeka belirtisi gösteremedi. En son Tibet'ten aradı, hayatın anlamı gibisinden birşey bulduğunu söyledi. Ama peyniri bulamamış ve artık umrunda da değilmiş. (Aptal hayvan... Hayallerimden ve kariyerimden geriye küflü peynirler kaldı) 93. Gün... Labirentin içine koymayı unuttuğum için farenin peyniri bulamadığını farkettim... Hastane rekorları  Bülent Ecevit, hastane personelinden daha fazla hastaneye giderek "En istikrarlı hasta" rekorunu kırdı...  Başbakanın eşi Rahşan Ecevit, bir hastanede en çok parke taşı sayan refakatçi rekorunu eline geçirdi...  Başkent Hastanesi Başhekimi Mehmet Haberal, siyasete atılmadan başbakanlığa atanan ilk insan oldu...  Başkent Hastanesi, tüm personeli ile ilk kez bir "ev gezisine" giderek, bir ilk'i gerçekleştirdi...  Tıp literatürüne "yarı" ve "tam mobilize" terimleri geçti... Bu hızla gidildiği taktirde "mega" ve "süper mobilize" döneminin geleceği belirtildi...  Ecevit, sağlık durumu tehlikede olmasına rağmen borsada en ufak kıpırdanma yaşanmayan ilk başbakan oldu...  İlk kez bir başbakanda bu kadar çok "kaburga kırığı" tesbit edildi... (Bu bir futbolcunun, futbol hayatı boyunca yaşadığı sakatlıkların yüzde 3'ü...)

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.