Herkes soruyor, "Ecevit ve kankaları gitti, ne yazacaksın" diye... Görüldüğü gibi Türkiye gündemi eskisinden farklı değil... İşte size son günlerin moda yorumcusu Erman Toroğlu'ndan göndem yorumları... Uydurma tabii; HOCAM; tutturdular "Meclis'e kadın milletvekili" diye... Yahu erkekler kadının hakkını koruyamıyor mu?... Yani tüyü bitmemiş yetimin hakkını korumak için "Köse milletvekili" mi isteyelim hocam?... HOCAM; adamın hatasını bulamayınca, "Tayyip argo konuşuyor" diye tutturdu bu basın. Yahu 15 gün öncesine kadar hiç konuşamayan bir başbakan vardı, niye bir şey demediniz?... HOCAM; Ecevit artık köşesine çekilsin, hiç konuşmasın... 10 parmağını yönetemeyen adam 70 milyonu yönetemez... Yeni başlayan Brezilya dizilerini de seyretmesin bence... Anlatabiliyor muyum hocam?... HOCAM; her sene vergi iadesinin kalkacağını söylüyorlar, millet fiş biriktirmiyor... Sonra akıllının biri çıkıp "zarfı doldurun" diyor... Bunlar sadece vergi iadesinin "iade" kısmını kaldırıyor hocam... HOCAM; Türkiye'de stad terörü bitmez... Bence terörle yaşamaya alışmalıyız... Her stada "Ölmeye Ölmeye Ölmeye Geldik Mezarlığı" yapacaksın, ancak o zaman biter... HOCAM; Dünya Kupası'nda oynayan futbolculara ne olduysa, hepsi dökülüyor. Güney Kore dönüşü formu en yüksek futbolcu Hakan Şükür... Eleştirilmiyor hiç olmazsa hocam!... HOCAM; Hocam ben Hagi'nin G.Saray'a gelme olayına pek sıcak bakmıyorum... Ha Siverek'e kuma gitmişsin, ha Fatih Terim'e yardımcı olmuşsun... HOCAM; öğrenciler Sergen'e soruyor "Siz zeki çevik ve ahlaklı mısınız" diye... Sergen diyor ki, "Çevik değilim"... Cin gibi çocuk hocam... Ben Sergen'le tokalaştığım zaman parmaklarımı sayıyorum hocam... HOCAM; Ümit Davala'nın çivisi çıkmış artık. Çivisi çıkan tablo ne yapar hocam?... Önce sendeler, sonra yere çakılır... Yalnız düşerken çevresindekilere de zarar verir... Ümit'i destekleyenler artık onunla aynı yağmurda bile ıslanmamaya dikkat etsin... HOCAM; İtalya'da bir araştırma yapmışlar... Sunucu güzelse, haber izlenmiyormuş... İkimizdeki şansı görüyor musun hocam?... Heh.... Heh... Heh... TEMEL'İN YERİ Temel, hasta arkadaşı Dursun'u çok soğuk bir kış gününde ziyarete gitmişti; "-Yollar buz tutmuş... Yürümenin imkanı yok... Bir adım atıyorsun, iki adım geri kayıyorsun... " Dursun'un bu işe aklı pek ermedi: -Her adımda iki adım geri kayıyorsan buraya nasıl gelebildin peki?... "-Yarı yolda sana gelmenin imkansız olduğunu anladım, geri dönüp evime doğru yürümeğe başladım..." Bir kadın arabasıyla kırmızı ışıkta geçtiği için polis tarafından trafik mahkemesine götürülür ve hakim Temel'in karşısına çıkarılır. Kadın, Temel'e öğretmen olduğunu, davasının hemen görülerek serbest bırakılmasını söyler. Temel'in yüzü önce asılır, sonra bir gülümseme alır. "-Demek siz öğretmensiniz öyle mi?..." Genç kadın hakimin kendisini anlamış olduğunu zannederek rahatladı ve "evet" diye başını salladı... "-Yıllardır bu mahkemeye bir öğretmenin dava için gelmesini bekledim. Şimdi lütfen karşıdaki sıraya oturun ve 500 kere 'Ben kırmızı ışıkta geçtim' diye yazın..." Bir Alman, bir İngiliz, bir Fransız, Temel ve bir Malezyalı uçağa binmişler... Temel Malezyalı'ya bakmış; "-Sen yenisin galiba..."