"Kansere yakalandığında 3 ay ömür biçilen Latif Kalkandere, cesareti ve neşesi sayesinde hastalığı yendi" diyor Bursa'dan İhsan Altıkardeş'in bülteninde... Çok ilginç bir karakterle tanıştırıyor bizi, artık yapılmayan "Hayat Hikayesi" tarzındaki haberinde... 52 yaşında 2 çocuk babası Latif Kalkandere' 7 yıl önce akciğer kanserine yakalanıyor... O gün, "3 ay ancak yaşar" diyorlar... Bakın şu 3 ay biçilen, 7 senesi geçilen bir ömrün seyrine... *** Hastanede kendisi gibi yatanlara cesaret ve savaşmayı aşılıyor... "Ben kanserim" demekten korkmayın diyor ve 2 tane şık söylüyor; "Ya savaşıp kazanacaksın, ya da Hamitler'e (mezarlık) santrfor olacaksın. Bu hastalık korkak insanı hiç sevmiyor" diyor... *** Tedavi gördüğü Uludağ Üniversitesi'nde hasta yatağında bile muziplikler düşünüyor... Hatta bir gece numaradan ölüyor... Ölüm kağıdı hazırlıyor, morgdan görevli çağırtıyorlar... Morg görevlileri Kalkandelen'i götürürken, kendi aralarında "bayan mı, erkek mi" diye iddiaya giriyor. Morga gelindiğinde, "Taşa mı bırakalım, yoksa dolaba mı koyalım" derken, çarşafın altından kalkıyor; "Ben gideceğim yeri bilirim" deyince görevliler kaçmaya başlıyor... *** "Ölüp de yaşayan hastalardan ilki benim herhalde" diyor... Bir gün de İzmir'de ölü taklidi yaptığını anlatıyor; Üstüme çarşaf örttüler, hoca geldi, çarşafı kaldırınca, "göz kırptım"... Şaşırınca hocaya, "Sen hiç çarşafın altından göz kırpan ölü gördün mü' dedim. Ben ilkleri yapmak istiyorum"... *** Kendi terapisini kendi yapıyor... Canı sıkıldıkça hastanenin morguna gidiyor, incelemelerde bulunuyor... Görevliler, "Ne arıyorsun" diye sorunca; "Son durağımı görmeye geldim, temiz tutuyor musunuz" diyor... *** "Kanser" teşhisi koyulduktan sonra eskisinden daha matrak olmaya karar veriyor... Gülüyor, güldürüyor, espriler yapıp, hastalara moral veriyor... Hasta ziyareti için evine gelenler, ahlayıp vahlayıp, moral bozmaya başlayınca; "kim gitsin" uygulaması başlatıyor ve ziyaretçileri evden kovuyor... *** İlk kez 3 yıl önce stand-up yapmaya başlayan ve izleyenleri güldüren Latif Kalkandere, gösterileriyle kendisi gibi yüzlerce hastaya moral veriyor. "Kanseri neşem sayesinde yendim" diyor... Hayat sevgisini; gülmeye ve insanları güldürmeye bağlıyor... Oyununun ismi ise; "Hastayım, yaşıyorum... Buna ben de şaşıyorum"... Tebeşir Tozu... "Haksız eleştiri çoğunlukla biçim değiştirmiş övgüdür..." (Dale Carnegie) diyAlog (Muhabirler Metin Şentürk'e soruyor...) MUHABİR: Cuma namazı çıkışında ayakkabılarınız çalınmış... METİN ŞENTÜRK: Evet... Camiden çıktım, baktım ayakkabılar yok... MUHABİR: Hırsızı gördünüz mü?... METİN ŞENTÜRK: Yok görmedim... Görsem fena yapardım... meçka engin Aycell paketi... "Aycell paketi" dediğimiz şey şu; Bizim personelin üç tane alma hakkı olan ve bu pakete dahil olanlarla 5 milyon sabit ödeme ile sınırsız konuştuğu paket... Herkes gibi Engin Abi de aldı ve dahili hat gibi bizi arayıp duruyor... Konumuz şurası; Geçen gün çevredeki mağazalardan birini gezerken ben telefonumu çıkarıp, yazıları gönderdiğimi söyleyeceğim... Engin Abi, "Gidince ararsın" diye ısrar edince dedim ki; "-Ne gerek var?... Aycell'den Ender'i arayıp söyleyeceğim... Bedava nasıl olsa..." "Yapma yaa" dedi; "-Bina dışından konuşunca da mı bedava?..." Bugünün buluşu İlk kez karayolunda seyir halideki otomobilin önünde giden kamyon veya benzeri araçlardan taş sekip ön camı patlatmasın diye otomobilin içinden cama el ile destek verildi. (18.04.1967 - Savaş Yaşa) Politik kritik "Biz kararlı bir şekilde YÖK konusunun üzerine gidince gürültü çıkarıyorlar... Deliliğin standart olduğu yerde akıllılık bir sapmadır..." (Hüseyin Çelik) Sanatik kritik "Benim oyunuma gelen insanların yüzde ellisi genç, yüzde ellisi orta yaşlı... Kalanı da orta yaş üstü grup oluşturuyor..." (Ali Poyrazoğlu) Sportik kritik "Ben G.Saraylı'yım ama birçok Fenerli "Aman Ümit ağabey bizim maçları sen anlat' diyor... 6-0'lık maçı radyodan ben anlatmıştım da..." (Ümit Aktan) Küçük ilan BİZ ACİLEN 100 kedili bir evde koltuğa bağlı yaşamak zorunda kalan beyaz av köpeği için (1 yaşında, dişi, kısır), Sokakta bulunan siyah 2 numaraya yakın boyda Terier (dişi) için, Siyah tavşan avcısı setter (3 yaşında , dişi, kısır) Ve 2 adet kangal kırması 2 aylık yavru için; acil yer arıyoruz... (Sabahşekeri ilan sayfası...) Bizimkiler (Bizimkiler'in kayıp ve çalıntı raporu...) * Dündar Abi'nin hacda cüzdanı çalınmış bir vatandaşa yardım ederken, jiletle pantolonunun cep kısmı kalıp şeklinde kesilmek suretiyle cüzdanını çaldırması... * Aynı evde yaşayan Ziya ve Bekir'in üç kez üst üste anahtarlarını aynı gün kaybetmesi... Çilingirle akraba olunması... * Engin Abi'nin bir çocuğunu lunaparkta, bir çocuğunu minibüste, bir çocuğunu da Migros'ta unutması... Hepsinin karakol sayesinde geri getirilmesi... * Sırrı'nın aldığı son üç telefonunu tuvalette unutulmak suretiyle kaybetmesi... Hapsinin yeni telefon alındıktan sonra bulunması... * Hayrettin Abi'nin aldığı gün kapı önünde bıraktığı arabasının, dört teker, bir motor, iki silecek ve bir dikiz aynasının (leylak kokusu ile birlikte) çalınmak suretiyle kaybetmesi... Şifa Yemek Öğlen Menüsü Mercimek Çorba... Piliç Pane... Salata... Şekerpare... Göç... (Bu şehrin insanlarının yüzünde seni aramaktan bıktım artık...) yağmurunda ıslanmadığın, rüzgarında ürpermediğin ve güneşinde ısınmadığın bir şehre gidiyorum... kaldırımlarında ayak izinin olmadığı... otobüslerine hiç binmediğin, sinemalarında filmler izlemediğin, adının hiç duyulmadığı... ...ve hiç söylenmeyeceği, uzaklar çekiyor beni kendine... Gidiyorum... (Ayaklarım bana ait değil yine...) Okan Savcı Temelin yeri Temel nüfus memuruna gitmiş; "-Memur bey... Adımı değiştirmek istiyorum ben..." -Adın ne senin?... "-Temel Sahildeotururkenbulutlarınarasındanönüneanidençakılansiyahkartal..." -Haydaaa... Peki adını ne olarak değiştirmek istiyorsun?... "-Temel PAT..."