Hayata dair...

A -
A +

(Abraham Lincoln bu mektubu oğlunun öğretmenine yazmış...) Zaman alacak biliyorum, fakat eğer öğretebilirsen ona, Kazanılan bir liranın, bulunan beş liradan daha değerli olduğunu öğret. Kaybetmeyi öğrenmesini öğret ona ve hem de kazanmaktan neşe duymayı... Kıskançlıktan uzaklara yönelt onu. Eğer yapabilirsen, sessiz kahkahaların gizemini öğret ona. Bırak erken öğrensin, zorbaların görünüşte galip olduklarını... Eğer yapabilirsen, ona kitapların sırlarını öğret Fakat ona sessiz zamanlar da tanı... Gökyüzündeki kuşların, güneşin altındaki arıların, ve yemyeşil yamaçtaki çiçeklerin ebedi gizemini düşünebileceği... Hata yapmanın, hile yapmaktan çok daha onurlu olduğunu öğret ona. Ona kendi fikirlerine inanmasını öğret. Herkes ona yanlış olduğunu söylediğinde dahi... Tüm insanları dinlemesini öğret ona, Fakat tüm söylediklerini gerçeğin eleğinden geçirmesini, ve sadece iyi olanları almasını da öğret... Eğer yapabilirsen, üzüldüğün de bile nasıl gülümseyeceğini öğret ona... Gözyaşlarında hiçbir utanç olmadığını öğret... Ona kuvvetini ve beynini en yüksek fiyatı verene satmasını, Fakat hiçbir zaman kalbi ve ruhuna fiyat etiketi koymamasını öğret. Uğultulu bir insan kalabalığına kulaklarını tıkamasını öğret ona. Ve eğer kendisinin haklı olduğuna inanıyorsa, dimdik dikilip savaşmasını öğret... Rakamlarla AB (Avrupa Birliği'ne girdikten sonra korktuğumuz olaylar...) % 25: Türk gencin aşık olduğu turist kızı kaçırması... % 25: Kadın programlarına Cloudia Roth'un çıkması... % 25: İbo'nun kendisinden kaçan Asena'yı Avrupa'da dövmesi... % 25: Birliğe girdiğimiz gün, sevinçten havalara ateş edilmesi... son sözleri "-Soruyu bildiniz ama süremiz bitti... Gerçi sorarken ben de biraz ağır davrandım ama..." (Kenan Işık - 600 milyarlık cevabı bilen seyirciye açıklamada bulunurken...) *** "-Tam sayfa renkli ilan fiyatlarınız ne kadar?... (Leyla Zana - Ortadoğu gazetesine ilan vermeye çalışırken...) *** "-Önümüzdeki hedeflere bakacağız artık..." (Del Bosque - Devre arası hazırlık maçlarına hazırlanırken...) ...gündemin kırıntıları... Arçelik'in robotu Çelik de oyuncu olmuş... Galadaki yangınlara önlem olur en azından... kadınlar & erkekler Genç bir karısı olan yaşlı adam, avukatına gidip vasiyetinde düzenleme yapmak istediğini bildirmiş ve "Bir arzum daha var" demiş; "-Akmerkezíe gömülmek istiyorum..." -Akmerkez mi?... Neden Akmerkez?... "-Çünkü karımın haftada en az iki defa ziyaretime gelmesini istiyorum..." temelin yeri Fena halde duyma özürlü olan Temel Dede'yi dükkana çeken tezgahtar, dışardan hiç farkedilmeyen bir duyma cihazını kulağına yerleştirdi... Bir hafta sonra Temel Dede, yeniden dükkanındaydı... Tezgahtar, "Nasıl" dedi... "İyi çalışıyor mu?..." Temel Dede, "Harika" dedi büyük bir minnetle... -Umarım aileniz de mutlu olmuştur?... "-Onların haberi bile yok... Bu aleti taktığımdan bu yana vasiyetimi iki kez değiştirdim..." diyAlog... DANİMARKALI GAZETECİ: Tarih aldınız ama bu aynı zamanda tanımadığınız Kıbrıs isimli güzel kızla buluşma zamanı... TAYYİP ERDOĞAN: Yok biz o kızla çoktandır tanışıyoruz... *** FATİH ALTAYLI: Herkes Kemal Derviş'i partisinde görmek ister... ABDULLAH GÜL: Heh... Herkes mi?... FATİH ALTAYLI: Yani aklı olan herkes... *** EBRU AKEL: Kısa bir reklam arası vereceğiz, ardından birlikteyiz... ATA (Reklama girildiğini zannederek): Beni tuvalete götürür müsünüz?... *** EBRU AKEL: Siz onaylıyor musunuz Sinem'le Ata'nın evliliğini?... ATA'NIN ABLASI: Ben Sinem'e soruyorum... Sinem sen kocanın direği olabilecek misin?... *** SERAY SEVER: Ahu Tuğba da Banu Alkan gibi yarışın... Onu da beğeniyor musunuz?... FERHAT GÜZEL: Evet, çocukluğumdan beri beğenirim... Gözlerinin rengi hiç değişmedi... *** SEYİRCİ: Ruslana hep aynı şekilde giyiniyor, tarzı bu mu?... BEYAZ: Evet Ukrayna'ya soralım... Pardon Ruslana'ya soralım... itiraf reyonu (isim: raulay... şehir: istanbul... yaş: yirmibir...) Babam ilk renkli televizyonu aldığı zaman evde kurmuşlar... Bir komşumuz da "Ben anlıyorum" diyerek yardım etmek istemiş... Televizyonu kurmuşlar ama ne yaptılarsa kumandayı çalıştıramamışlar... İki saate yakın uğraştıktan sonra pillerin kumandaya takılı olmadığını farketmişler... *** (isim: mustık... şehir: istanbul... yaş: yirmiiki...) Ümraniye otobüsünün en arka koltuğuna oturdum... Ön koltukta iki kız oturmuş GPRS ile wapíta chat yapıyorlar. Bulundukları sitede benim de nickíim vardı... Hemen girip kendimi "medyum" diye tanıtarak muhabbete başladım.Tabii inandılar. Çünkü ininceye kadar saçlarının renginden, giydikleri elbiseye kadar ne varsa kendilerini anlattım. Kahkahalarımı duyup, durumu anlayacaklar diye ödüm koptu... Bu kızlar ne saf yaa... (osoztutan@tg.com.tr - itiraf edin, rezil edelim...) bizimkiler (Roma'ya Beşiktaş maçına giden Cahit'le yazışmalarımız...) ceycey: olm... hayvanat bahçesine gittim roma'da... zaten kapıyı ben açtırdım benden başka da müşteri yok sabahın köründe... omeeer: bugün mü?... ceycey: hee... geziyom bahçeyi... tam köşeyi döndüm... belime kadar gelen bir parmaklık var... 50 metre uzağımda bi tepede de kaplan yere uzanmış bana bakıyo... arada engel mengel yok... omeeer: heykel miymiş meğerse?... ceycey: yok... dedim kesin bunun kafesini açık maçık bıraktılar daha sabahın körü ya... dondum kaldım... omeeer: camekan vardır etrafında... ceycey: o arada çöp arabası geliyo... bekledim çocuğu ama kıpırdamıyom... kaplanı gösterdim ya bu, buraya gelemez mi dedim... omeeer: sen gülhane parkı gibi zannettin tabii... ceycey: çocuk başladı gülmeye, yok yok rahat ol gelemez dedi... lan nasıl gelemez bir metrelik korkuluğu mu geçemeyecek?... omeeer: neymiş meğer?... ceycey: meğer adamlar öyle bi dizayn etmiş ki.. şimdi önümde benim ufak bi tepecik var... sonra biraz iniş... sonra daha büyük bi tepecik var... o tepenin üstünde de kaplan... dedim kesin unuttular bunu.. kaplanın sabah kahvaltısı biz olacaz... hayatımda hiç bu kadar tırsmamıştım... Bugünün buluşu Yeni asfalt döşenmiş yolda sollayan arabaların camı patlatmaması için içeriden desteklendi... (19.12.1972 - Tacettin Toker'den...) sanatik kritik "-Yangından kurtulunca duygulandım ve ağladım... Ağlamakla karizma mı çizilirmiş?..." (Emrah) politik kritik "-Bu netice bizleri şımartmayacaktır... Türkiye açılan makası mutlaka kapatacaktır..." (Tayyip Erdoğan) sportik kritik "-Manchester'i yendiler, bize yenildiler... Fener bir haftada iki Avrupa takımını yenemez..." (Fatih Altaylı) Tebeşir Tozu..."-Arzular ve hırslar, aklın sesini duymazlar..." (Shakespeare) Şifa Yemek Öğle Menüsü Kaşarlı Domates Çorba... Garnili Piliç Şiş... Nohutlu Pilav... Ayran...

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.