Haydi hayırlısı Ali...

A -
A +

Yaz aylarında nefes alan İstanbul trafiğini çile dolu günler bekliyor... -Ali okula gel... Gel Ali gel... Nasıl gelirsen gel... *** Toplumu tehdit eden gıda terörü çocuklarımızın en kolay ulaşabileceği yerde... -Ömer mısır ye... Ömer süt iç... Ömer ayva ye... *** Televizyon çocuklarda dikkat bozukluğu, ilgisizlik ve otistik belirtilerine sebep oluyor... -Cemil uyu uyu yat uyu... Ekran karşısında uyu Cemil... *** Her çevrenin ortak olarak dillendirdiği tek sorunumuz işsizlik... -Baba bana bal al... Al Atay balı tut... Parmağını yala Atay... *** Kayıt parası alınmayacağı duyurulmasına rağmen okullarda, "Gönüllü Bağış" isteniyor... -Kaya okula koş... Koş Kaya koş... Makbuz isteme Kaya... *** Futbol terörü kol geziyor... Maç başına yaralanan insan sayısı korkunç boyutlarda: -Ali topu tut... Tut Ali tut... Bize verme Ali... *** Çocuklar; magazin ve yarışma programlarını seyredip ünlü olma umuduna bel bağlıyor... -Şenay türkü söyle... Diyet yap Şenay... Form ye, formda kal Şenay... *** UNICEF'in araştırmalarına göre Türkiye'de 600 bin kız çocuğu okula gitmiyor... -Oya okula koş... Koş Oya koş... Ah Oya ah... Tebeşir Tozu... "Krallar gibi kadınlar da kendileri için yapılan her şeyin esasen bir borç teşkil ettiğine inanırlar... " (Balzac) diyAlog (Nesrin Topkapı'dan dans dersleri alan Özgür Kız Nil Karaibrahimgil'e soruyorlar...) MUHABİRLER: Nasıl gidiyor?... Dans işini "kıvırdınız" mı?... ÖZGÜR KIZ: Kesinlikle... Alt tarafım oynuyorsa, üst tarafım haberleri sunabilir... Bugünün buluşu -İlk kez bir sefer sonunda uçak piste indiğinde yolcular kaptanı alkışladı... (13.09.1989) temelin yeri Temel yolda giderken bir kızı görüp aşık olmuş... Kız gece Temel'in rüyasına girmiş... Konuşmuşlar, el ele tutuşmuşlar, yemeğe çıkıp, yürüyüş yapmışlar... Birkaç gün bu tür rüyalar devam ettikten sonra Temel yine bir gün sokakta kızla karşılaşmış... Hemen yanına koşup kolundan çekmiş; "-Merhaba... Nasılsın?..." Kız hiç tanımadığı bir adamın bu hareketine tepki göstermiş; "-Defol git be..." Temel, "Haa" diye başını sallamış; "-Şimdi öyle olduk değil mi?..." bizim ora... (Gerede Tarihi kitabından... Servet Yüksel gönderdi...) Ramazan dedesine, Yoğurtlu pidesine, Gavacuğung düzüne, Gaynarlarıng özüne, Gışınıng ayazına, Yağan karın beyazına, Şıhlar gavağından dayıoğlu deresine... Elli elli yüz, İmanım biz Geredelüyüz, Hamamda pekmez, Gerede'de fiyaka sökmez... bizimkiler (Gazeteci olmasaydılar ne olurlardı?... Adnan Abi'nin yorumuyla...) Ahmet Abi: Kasap... Dündar Abi: Avcı... Engin Abi: Seyyar satıcı... Hasan Hocam: Turist rehberi... Alişirin Abi: Çakmakçı... Bilgehan: Tezgahtar... Cem: Kuyumcu çırağı... Fehim: Kabzımal... Mehmet Akbal: Makinist... Tahir: Pazarlamacı... Enes: Astrolog... Emin: Çarşı Grubu'nun lideri... Talip: Katalog mankeni... Fatih Bilgi: Kaportacı... Ercan: BBG yarışmacısı... Bekir: Marangoz... Ziya: Bahçıvan... Necmettin: Türkücü... Tuncay: Sumo güreşçisi... Ömer Temur: Kuaför çırağı... Ömer Faruk: Broker... Ömer Söztutan: Hiçbir şey olmaz... Adnan Taşdizen: Gazeteci... sağdan-soldan... (Bursa'da evlenmeye hazırlanan sevgililerin "Nikahımıza bekliyoruz" başlıklı davetiyesi...) "-Biz; iki minik kedi bundan sonra hayat boyu birlikte miyavlamak için 1 Mart Cumartesi saat 15.00'te Bursa Kültürpark Nikah Salonu'nda hayatlarımızı birleştiriyoruz... - Hicran & Oytun...- " *** (Trabzon'daki bir mağazanın camında, "KAPALIYIZ" yerine asılan not...) "-4.5 gibi kapanıyoruz ama bazen 11-12 gibi kapandığımız da oluyor... Bazı günler hiç açılmıyoruz... Başka bir yerde olmadığımız sürece genelde hep buradayız... " HHH (Hürriyet'e gelen bir okuyucu mektubu... Büyük bir ihtimalle kötü bir telefon bağlantısı sırasında adres alınabilmiş...) "-Salip Çelik... Promosyon depo... Hürriyet Medya Trabzon Ordu Dabülü Edirne Rize Sivas... Güneşli / İstanbul..." Taşlamalar... Haşlamalar... ALIŞ-VERİŞ Kadın alış verişe çıktı Üçe beşe bakmadı, Aldı da aldı... Satıcının işi tıkırında Üç aşağı beş yukarı Hesapladı durdu... Ay sonu gelmiş... Adam cüzdanına baktı, Üç buçuk attı... (osman.yavuz.inal) Hayata dair... Her zaman ve her yerde eline geçen bütün saadeti yakala, en ufak bir parçanın bile kaçmasına izin verme... Yaşa... Her şeyden önce yaşa ve sırf tesadüfen bu dünyaya gelmiş gibi, laf olsun diye günlerini geçirme... Eğer gerçek aşkı tanıyacak kadar şanslıysan; bütün kalbin, ruhun ve bedeninle sev... Hayatını o şekilde yaşa ki; her an kendi elini sıkabilesin... ...Ve her gün faydalı olan, hiç olmazsa bir şey yap ki; gecelerin yaklaşırken örtüleri üzerine çekip kendi kendine; "Ben elimden geleni yaptım" diyebilesin... Düşüncelerin neyse, hayatın da odur... Hayatın gidişini değiştirmek istiyorsan, düşüncelerini değiştir... - W.Shakespeare - sanatik kritik "Gazetede çıkan yazılarımı görünce, "Aaa bak... Bu kız sadece güzel değil, kafası da çalışıyor" dediler..." (Arzu Yanardağ) politik kritik "Hortumu kestik, tahsilat başladı... Muhalefet az diyor... Ahırdaki ördeğine kadar aldık, daha ne olacak?..." (Tayyip Erdoğan) sportik kritik "İkinci yarının başında topa dokunsam goldü ama Rüştü yeni geldi, hatalı gol yerse yazık olur diye vurmadım..." (Oktay Derelioğlu) Şifa Yemek Öğlen Menüsü; Ezogelin Çorba... Piliç Döner / Fırın Tavuk... Sade Pirinç Pilavı... Meşrubat...

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.