Röportaja gittiğim bir sanatçı anlatmıştı: Filan yerde çekim yapıyoruz, filmin bir sahnesine "mangoloid" (özürlü) bir çocuk gerekiyordu... Böyle bir rolü normal insanların yapması zor olduğu için, gerçekten özürlü bir çocuk bulundu... Bu hastaların görünüşleri ve hareketleri bir tuhaftır... Neyse, çocuk sete geldi ve rolünü oynadı. Çok da başarılıydı... Ben de böyle bir çocuğun günlük hayatta yaşadığı zorlukları az çok tahmin etmiştim. Yanılmamışım. Annesi çok enteresan bir hadise anlattı. ... Meğer çocukcağızın bu dünyada en çok istediği şey top oynamakmış. Fakat mahallenin veledleri onu oyuna almıyorlarmış. Garibim saha kenarına oturuyor, içini çekerek onları seyrediyormuş. Bıkmadan usanmadan "ben de oynasam" diyor ama her seferinde tersleniyormuş. Bir gün bütün cesaretini toplayıp takım kaptanına sormuş: "-Bir kere olsun sizinle oynayamaz mıyım?..." Kaptan çocuğu hain hain sırıtmış, "Evet oynarsın ama" demiş "Şansın varsa"... "-Ne şansı?..." -Bak... Eğer kar yağarsa ve bir arkadaşımız hasta olur gelmezse, onun yerine seni alırız tamam mı?... Çocuk bu küçücük işarete bir sevinmiş bir sevinmiş sormayın... Bir ümit koşup eve gelmiş. "-Anne kar ne zaman yağar?..." -Kışın... "-Yarın yağsa?..." -Yavrum, Haziran'da karın yağdığı nerde görülmüş?... "-Peki karı kim yağdırıyor?..." -Elbette Allahü teâlâ... "-Ben ondan istesem?..." -Bak o olur işte. O herşeye kadirdir. "-İyi bu çok güzel..." -Sen karı ne yapacaksın? "-Eğer kar yağarsa arkadaşlarım beni oyuna alacaklar." -Öyle mi? Ah yavrum benim... Çocuk, odasına çekilmiş, öyle içten ama öyle içten bir dua etmiş ki... Ve ne olmuş biliyor musunuz?... Kar yağmış... Herkes şaşırmış ama kaptan işin farkındaymış... O günden sonra onu hep takımına almış. Iskaladığı toplara, kaçırdığı gollere aldırmamış. (Ahmet Sırrı Arvas'ın "Herkesin Bir Hikayesi Var" serisinin son kitabı; "Çalacak Kapınız Var Mı"dan...) Tebeşir Tozu... "İnsan rüyasında hiçbir zaman 80 yaşında olmuyor..." (Anne Sexton) HALK Amerika'da her on kişiden sekizi televizyonda görünmüş... Türkiye'de ise sadece on kişiden biri ekrana çıkıyormuş... "Bizi gizlemeye devam edin..." İtiraf reyonu (cem... Yaş: 23... Cinsiyet: Erkek... Şehir: İstanbul...) Beylikdüzü-Bakırköy otobüsündeyiz (yeşil, doğa dostu, cep yasak)... Arkadaşım önemli bir telefon beklediğim için titreşime almıştı... Tam otobüs durakta durunca telefonu çalmaya başladı... Orta kapıya açınca merdivende durup, kafasını kapıdan dışarı çıkarıp, "Abi otobüsteyim, ben seni ararım" deyip kafasını tekrar içeriye aldı... Bütün otobüse rezil olduk... (osoztutan@tg.com.tr itiraf edin, rezil edelim...) RAKAMLARLA PSİKOLOJİ (Korku insana neler yaptırır?...) % 1: Korku; Tıkırtı duyunca evde çok insan varmış gibi değişik sesler çıkarttırır... % 1: Korku; korku filmine gitmek için başkalarının bilet paralarını da çektirir... % 1: Korku; Gece yarısı ıssız sokakta giderken, sanki silah varmış gibi eli belinde yürütür... % 97: Korku; diktatör olsa da insanı yerin dibine sokar... % 100; korkunun ecele faydası yok... Bizimkiler * Hasan Ali Abi odadaki yapma çiçeği sularken söyleniyor, "Maşallah bu çiçek hiç sararmadı..." * Cem; MFÖ'yü aynı adam zannediyormuş, reklamını seyrederken soruyor, "Bunların hangisi Mazhar Fuat Özkan?..." * Dündar Abi, yıllık iznini kullanırken kazara işe geldiği günlerin iznini kullanmak için izne ayrıldı... SORGU Saddam'a Eminem'den rap müziği dinletilecekmiş... İşkence başlıyor... Ayaküstü Popstar yarışması Türk filmine döndü... Ben bu filmin sonunu biliyorum; "Katil aşçı..." Meçka engin Tülay Hanım... Önceki gün gelen habere üzüldük... Bir TSYD üyesi hayatını kaybetmişti... Haberi Engin Abi'nin toparlaması söylendi... O da "Tülay Abla'yı kaybettik" başlığı ile yazdı; "39 yıllık TSYD üyesi Tülay Divitçioğlu (65) vefat etti... Tülay Hanım'a rahmet, kederli ailesine sabır dileriz..." Tülay Bey'miş meğer... Temelin yeri Bir işadamı, bir doktor ve bizim Temel golf sahasının boşalmasını beklemektedirler... Temel: "Bu adamlar ne yapıyor böyle, sabahtan beri bekliyoruz burada..." Doktor: "Bilmiyorum ama hiç böyle bir saçmalık görmedim..." İşadamı: "İşte görevli geliyor, onunla konuşalım..." İşadamı; "Merhaba... Şu anda sahada olan grup ne zaman çıkacak, neden bu kadar yavaşlar?..." Görevli: "Efendim onlar kör itfayeciler. Klübümüzde geçen sene çıkan yangında gözlerini kaybettiler. Bu yüzden istedikleri zaman burada ücretsiz oynamalarına izin verildi..." İşadamı: "Ne kadar üzücü... Arkadaşlarımı seferber edip, onlar için yardım toplayacağım... Sizi de tebrik ederim bu davranışınızdan ötürü..." Doktor: "Gerçekten çok insancıl bir düşünce bu... Ben de hastanedeki doktor arkadaşlarla konuşup onlar için birşeyler yapabilir miyiz diye bakacağım..." Temel: "Bu adamları neden geceleri oynatmıyorsunuz?..." Bugünün buluşu Zeki bir davranışta, sözde, eylemde bulunan çocuk için, "Büyümüş de küçülmüş" dendi... (21.12.1962) Sanatik kritik "Dedemin katil olduğunu bilmiyordum... Ama popstar yarışmasına dedem de katılsa, tavrım aynı olurdu..." (Deniz Seki) Politik kritik "Siz de takdir edersiniz ki; ben seksen yılın problemlerini sekiz ayda çözemem... Ben HE-MAN değilim..." (Hüseyin Çelik) Sportik kritik "Beşiktaş'ın kasasında yetimlerin bile hakkı var... Tüyü bitmemiş yetimin hakkını Ahmet Dursun'a yedirmem..." (Hüsnü Güreli)