Her şey yeterli olsun...

A -
A +

Havaalanında bir baba ile kızının son dakikalarda aralarında geçen konuşmaya kulak misafiri oldum... Kızın bineceği uçağın kalkmak üzere olduğu anons edilmişti. Güvenlik kapısının yanında duruyorlardı. Birbirlerine sarıldılar ve baba, "Seni seviyorum. Her şey yeterli olsun" dedi... Kız, "Baba, birlikte geçirdiğimiz günler gereğinden fazla güzeldi. Sevgin, ihtiyacım olan tek şey. Ben de senin için her şeyin yeterli olmasını diliyorum" diye karşılık verdi... Birbirlerini öptüler ve kız ayrıldı... ... Baba, yanında oturduğum pencereye doğru yürüdü. Ayakta dururken ağlamak istediğini ve buna ihtiyacı olduğunu görebiliyordum... Özel konulara girmemeye çalıştım; ama "Birine sonsuza kadar ayrı kalacağınızı bile bile hoşça kal dediniz mi hiç" diye sorarak adeta beni sohbete davet etti... "Evet söyledim" diye cevapladım... Bunu söylemek, beni anılara, benim için yaptıklarından ötürü babama duyduğum sevgiyi ve minneti ifade etmeye çalıştığım anlara götürdü... ... Zamanının sınırlı olduğunu bildiğimden, benim için ne kadar önemli olduğunu yüzüne söylemek için özel zaman ayırmıştım. Dolayısıyla, bu adamın neler hissettiğini anlıyordum... "Sorduğum için bağışlayın; ama neden bu sonsuza kadar sürecek bir veda" diye sordum... "Ben yaşlıyım; o da çok uzakta yaşıyor. Önümde bazı ciddi mücadeleler var. Gerçek şu ki, onun buraya bir sonraki gelişi cenazem için olacak" dedi... -Veda ederken 'Her şey yeterli olsun' dediğinizi duydum. Bunun ne anlama geldiğini sorabilir miyim?... Gülümsemeye başladı, "Eski nesillerden kalma bir dilek. Annem ve babam, bunu herkese söylerlerdi..." Bir an duraksadı; sanki daha detaylı olarak hatırlamak istermiş gibi baktı; kocaman gülümsedi. "-'Her şey yeterli olsun' dediğimizde, karşımızdaki kişinin onu ayakta tutmaya yetecek kadar güzelliklerle dolu bir hayat sürmesini dileriz" diye devam etti ve bana dönerek şu dizeleri ezbere okudu; ... Aydınlık bir bakış açısına sahip olmana yetecek kadar güneş diliyorum... Güneşi daha çok sevmene yetecek kadar yağmur diliyorum... Ruhunu canlı tutmaya yetecek kadar mutluluk diliyorum... Hayattaki en küçük zevklerin daha büyükmüş gibi algılanmasına yetecek kadar acı diliyorum... İsteklerini tatmin etmeye yetecek kadar kazanç diliyorum... Sahip olduğun her şeyi takdir etmene yetecek kadar kayıp diliyorum... Son 'Elveda'yı atlatmana yetecek kadar 'Merhaba' diliyorum... ... Sonra hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladı ve yürüdü gitti... (Pazar hikayemizi Şeyda İpek anlattı... "Yazının sonuna notumu da ekle" dedi;) "-Her şeyiniz yeterli olsun..." Sevgili vatandaşım... Fransız, Amerikalı, Alman ve Türk; deniz kazası sonucunda ıssız bir adaya düşmüşler... Bir hafta sonra Fransız konuşmuş: "-Ben yokken şimdi sevgilim kaç kez evime gelmiş, beni çok merak etmiştir..." Amerikalı atlamış; "-Ben yokken bütün medya gelmiş, beni arıyordur mutlaka..." Alman söze girmiş; "-Ben yokken patronum, yeni projeler için beni aramıştır mutlaka..." ...Ve Türk; "-Hükümetten muhalefete herkes beni arıyordur... Bugün Türkiye'de seçim var da..." Son sözleri... "-İsviçre'deki görüşmelere katılacaktım ama saatimi ileri almayı unutmuşum, kusura bakmayın..." (Rauf Denktaş - Zirveye gitmemek için son bahanesi...) ... "-Hülya Hanım maliyeden geliyoruz... Bize 20 milyar borcunuz gözüküyor... Güzellik vergisiymiş..." (Vergi memuru - Hülya Avşar'ın evine gidince...) ... "-Samsunspor'a yenilmemiz bir şeyi değiştirmez... Biz her zaman hocamız Hagi'nin arkasındayız..." "Özhan Canaydın - Terim için söylediklerini tekrarlayınca...) diyAlog (Mehmet Ali Erbil Çarkıfelek'te seyirci ile konuşuyor...) MEHMET ALİ: Okuma yazmanız var mı efendim?... SEYİRCİ: Mehmet Ali Bey inanın yok... Biraz yardım edin... Tebeşir Tozu... "Sıkılmış bir yumrukla, kimseyle tokalaşamazsınız..." (Indra Gandi) Bizimkiler Geçtiğimiz yıllar; yaz saati uygulamalarında 02.00'ye kadar bekleyip, saatleri ayarladıktan sonra yatan Dündar Abi, işin kolayını bulduğunu anlatıyor; "-Bizde hiç kafa çalışmıyor haa... Bir arkadaştan öğrendim.. Saati kurup yatıyormuş, gece kalkıp, saatleri ayarlıyormuş..." *** Ömer Faruk Abi TGRT FM'de programında eski Trabzonsporlu Lemi Çelik'le konuşuyor; "-Evet hattımızda yakından tanıdığımız Trabzonspor'un unutulmaz futbolcusu Lemi Keskin var..." -Lemi Keskin değil Ömer Bey, Lemi Çelik... "-Pardon Çelik... Bize bir spor yorumcusu olarak haftayı değerlendirecek..." -Yorumcu değil Ömer Bey, teknik direktör... "-Pardon..." Şifa Yemek Öğlen Menüsü Mercimek Çorba... Fırın Tavuk... Sade Pirinç Pilavı... Ayran... Temelin yeri Ruslar'la Lazlar anlaşmazlığa düşmüş... Tam savaş çıkacakken ileri gelenlerden biri "durun" demiş, "Boşu boşuna savaş yapmayın, her iki grup da bir köpek çıkarsın. Köpekler kavga etsin. Kimin köpeği kazanırsa onun dediği olsun"... Ertesi gün gazetelere ilan verilmiş ve Ruslar dev gibi bir köpek bulmuşlar. Müsabakaya birkaç gün kalmasına rağmen Lazlar bir türlü köpek bulamamışlar... Derken son gün Temel bir köpek getirmiş... Kısa boylu, karnı yere değen, enine doğru uzun bir köpekmiş... Başka çareleri olmadığı için mecburen bu köpekle müsabakaya katılmışlar... Köpekler arenaya çıkmış... Ruslar'ın köpeği favori tabii... Birden beklenmedik bir şey olmus... Lazlar'ın köpeği bir hamlede Ruslar'ın köpeğinin bacağını koparıp yemiş... Sonra köpeğin yarısını, ardından da tamamını yiyip bitirmiş... Arenadaki herkes şok olmuş... Sonuçta Lazlar'ın köpeği galip gelmiş... Köpeğin sahibi Temel çok büyük ödüller almış... Ve sormuşlar; -Yahu sen bu köpeği nerden buldun?... "-Aslında timsahı bulmak kolay oldu... Ama onu ameliyatla köpeğe benzetene kadar anam ağladı..." Bugünün buluşu İlk kez bir araba reklamında, "trafiğe kapalı alan" ibaresi yer aldı... (28.03.1983) Politik kritik "İsviçre'de görüşme yapanlara sesleniyorum... Güneydoğu'da 35 bin şehit verdik... Bir 35 bin daha, 135 bin daha şehit verir, Kıbrıs'ı da alırız, Yunanistan'ı da..." (Kemal Alemdaroğlu) Sanatik kritik "Kırılgan, naif, ampul değiştirmeyen, yönetici gecikmiş aidatı isteyince kavga etmeyen, biri bana sarkınca olay çıkarmayan erkekler benim çevremde pek rağbet görmüyor..." (Ayşe Hatun Önal) Sportik kritik "Göreve geldiğimden beri hep, 'arkadaşlar başarı hepimizin, başarısızlık benim' dedim... Federasyon yöneticileri de bunu ciddiye alıp beni gönderme kararı aldı..." (Şenol Güneş)

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.