* Karpuz alırken, anlamasak da vurup sesini dinliyoruz... * Bulmacalarda en zor sorular, yukarıdan aşağısı olmayan karelere denk geliyor... * Çakmağın yanma inadı, genelde kimsenin olmadığı yerlerde tutuyor... * ATM'de kredi kartımızın şifresini girerken, "Bize bakan var mı" diye yan gözle etrafı süzüyoruz... * Fotoğrafımız çekildikten sonra gözlerimizin kapalı çıktığını düşünüyoruz... * Yerde sigara izmariti görünce, "Acaba ekmek mi" diye kaldırmaya yöneliyoruz... * Düşme tehlikesi geçirince etrafa bakıyoruz, "Kimse gördü mü" diye... * Yanlışlıkla kornaya bastığımız zaman, "Üstüne alınan oldu mu" diye etrafa bakıyoruz... * Yabancı bir futbolcu Türkiye'ye ilk geldiğinde farklı farklı telaffuz ediyoruz, sonra ortak noktada birleşiyoruz... * Ankesörlü telefonla konuşurken "Etrafta kimse bizi dinliyor mu" diye bakıyoruz... * Değiştimeye niyetimiz olmasa da kumandayı elimizde tutuyoruz, "Her an reklam girebilir" diye... * Sakız aldıktan sonra jelatinden çıkan maniyi veya fıkrayı, okuduktan sonra yanımızdaki ile değiştiriyoruz... * Döviz bozdurmak için girdiğimiz gişede, verdiğimiz paranın sahte olabileceği korkusunu yaşıyoruz... Tebeşir Tozu... "Tatlı bir söz etmeyeceksen hiç etme daha iyi... Ama eski kocamdan söz edeceksen, bütün dediklerimi unut..." (Mick) Tepkili vatandaş... Sizin orada çalışan Hüseyin benim kolejden ve yurttan arkadaşım... Bilginiz olsun diye söylüyorum, akşama kadar benimle mesenger'da chat yapıyor... Bir de utanmadan izin yapıyor... (Enes - Mail) Yazılarınızı beğenerek okuyorum. En çok üzüldüğüm nokta, sizin köşenizde yer alan esprilerin internette ve bazı gazete-dergilerde izinsiz kullanılması. Ayrıca İbibik'in yazılarnı kartpostal olarak basılmış gördüm, maalesef onun da adı yoktu. Memleketin tek kirazı siz misiniz?... (Güneş Oksal - Mail) Abicim bu yazıyı yanlamazsan şohbenin bozula, banyoda köpüklü kalasın: Temel bir gün kamyon şöförlüğü yapıyormuş. Yokuş aşağı son hızla inerken frenler boşalmış... Yolun sağında pazar yolunda ise üç çoçuk misket oynuyormuş. Temel "Ne yapayım" diye düşünmüş, "Pazara girsem ölü sayısı çok olur, en iyisi ben çocuklara çarpayım da durayım" demiş... Kaza olmuş Temel'i hastaneye kaldırmışlar. Dursun, Temel'e sormuş "Nasıl becerdin bu işi kafam almıyor... 20 ölü 30 yaralı var"... Temel kısık bir sesle "Herşey o üç çocuğun pazara kaçmasıyla başladı".... (Emre Duran - Mail) TEMEL'İN YERİ Fadime, kendisini oyalayıp evlenmediği için Temel'e sitem ediyordu; -Hani geçen yaz evlenecektik?... Temel havaların bozuk olduğunu ima ederek; "-Ooo Fadime... Sen geçen yaza yaz mı diyorsun?..." Temel büyük bir yangında, merdivenle ateşlerin arasına dalıp, genç bir kızı kurtarmış... Halk kahramanı haline gelmiş... Kendisiyle röportaj yapan televizyon muhabiri sormuş; -Efendim zor oldu mu?... "-Evet... Yukarı çıkmadan önce, merdivenin başında arkadaşlarla mücadele etmek oldukça zordu..." Temel büyük bir suçtan mahkemeye çıkmış... Hakim; -Suçunu kabul ediyorsun... "-Evet hakim bey... Ama avukatımı istiyorum..." -Bu durumda avukat ne yapacak?... "-Ben de onu merak ediyorum..." İBİBİK... Her BAŞAĞRILI erkeğin arkasında, Bir kadın vardır... Bir bahar akşamı rastladım size, Yaz nezlesi olmuştunuz gene... Cola Turka iyi güzel de, Boza USA çıkarsa o zaman tamam olacak... İran'lı yapışık ikizler öldü, Enflasyonla yapışık ikiz olan Türk halkının akıbeti meçhul... Artık aşıklar birbirine diyor, "Bir banka daha battı sevgilim dilek tut..." (İbrahim Ormancı Show) BİZİMKİLER Fatih, gömleğinin Mısır pamuğundan olduğunu söyleyince Enver Özsoy, merak etti, "Bu mısır pamuğunu, mısırın püskülünden mi, kapçığından mı imal ediyorlar?..." Adnan Abi, saç kesme stilini beğenmediği berber Coşkun'a 200 milyonluk tazminat davası açtı... Servisteki muhabbet kuşunu yerinde göremeyen Fatih sordu, "Bu kuş uçmadı ya..." Çaycı Hasan'ın satış yaptığı dolaba astığı kağıt, "Coca Cola'da olay... Cola Turka geldi..."