Hıyarın faydaları...

A -
A +

Size daha önce Dehşet Neşet'ten bahsetmiştim... İzmir'in ünlü fizik hocası Neşet'in yeni hatıralarını, öğrencilerinin ağzından dinleyelim... Zaten yeni "Hababam Sınıfı" da beklendiği gibi çıkmamış... ... "-Dehşet hoca bir sınavda Kepler yasalarıyla ilgili bir soru sormuştu... Sınıfta bir tek kişi soruyu bilebilmişti. Bu sınavdan tek sıfır alan da o oldu. Çünkü o sorunun cevabı; 'Daha o dersi işlemedik hocam' olacaktı..." (Gül Yanmaz) ... "-Bir gün öğlen teneffüsünde G Blok'un önünde yemek yiyordum... Dehşet Neşet, beni görünce "Gel bakayım buraya" dedi. Elimde de tost ve kola vardı. Meğer o öğlen sınıfı cezalandırmış hoca. Bana, "Ye lan o tostu sınıfın önünde" dedi. Tostu 45 kişinin önünde yemeye başladım. Dehşet bir yandan, "İç, kolayı da iç" diyordu. Ama esas olay sonraki cümlede patladı, "Ağzını da şapırdat lan, canları çeksin..." (Sertan Ergür) ... "-Dehşet sözlülerde bazen soru sormaz, isimleri okur, öğrencilerin yüzlerine bakarak not verirdi. Henüz tebeşir kullanırken eğer o ders tahtanın silgisi yoksa, tahta dolduğunda sanki temizmiş gibi yazıların üzerine yeniden yazardı. Eğer bir cümle yazıyorsa ve tahtanın boyu o cümleyi tamamlamaya yetmezse duvara yazmaya devam ederdi. Zayıf alanlara "Eylül'de gel" şarkısını ezberletirdi. Dehşet'in yaptığı yazılılardan birinde, bizim sınıftan bir kişi kök üç, bir kişi de kök iki almıştı. Bir keresinde de sözlüde araya tebeşiri attı, "Aranızda demokratik yollarla anlaşın biriniz kalksın sıfır vericem" demişti..." (Onur Altıntaş) ... Dehşet lise sonlara integral soruları sorarken, içeri orta 1'lerden nöbetçi bir çocuk geldi. Yaklaşık 5 dakika hoca tarafından kaale bile alınmadan bekletildikten sonra Dehşet, o sorulardan çocuğa da sordu. Doğal olarak bilemedi tabii ki. Neşet hoca çocuğa, "Lise sona gelince bana hatırlat sana sıfır veriyim" dedi. (Umut Korkmaz) ... "-Dersin konusu elektriksel yüklerdi ve Dehşet sözlü yapıyordu. Tahtaya kimi kaldırsa soruyu sorup, ardından cevabını beklemeden "Nasılsa bilemeyeceksin otur sıfır" diyordu. Sıra okulun en iyi öğrencisine geldi. Ne sorsa bilecek durumdaydı. Dehşet gerginlik içinde bekleyen arkadaşa döndü, "Sen de bir salata tarifi ver bakalım" dedi. Herkes şoka girmişken asıl cümleyi patlattı, "Arkadaşlar iyi salata yapmak, iyi fizik bilmekten daha yararlıdır..." (İrfan Bekleyen) Tebeşir Tozu... "En büyük yalancı kimdir?... En çok kendinden bahseden..." (Fotonel) İtiraf Hattı... (İsim: Yasin Çalışkan... Şehir: ?... Yaş: ?...) Konfederasyon Kupası zamanında hani bir futbolcu ölmüştü ya... Ondan birkaç gün sonra Kolombiya - Türkiye maçı vardı... Ailecek izliyoruz... Annem o arada bir tane Kololombiyalı'yı gözüne kestirmiş, bana sordu; "-Oğlum bu geçen ölen adam değil mi?..." -Ya anne adam öldüyse burada işi ne?... "-Amaaan... Ne biliyim işte... Bunların hepsi birbirine benziyo..." (osoztutan@tg.com.tr - itiraf edin, rezil edelim...) Politik kritik "Biz hesapsız konuşanları çok gördük... Afedersiniz bekara karı boşamak kolaydır..." (Tayyip Erdoğan) Sanatik kritik "Halk tipi bir yıldız tarzım var... Evde beton gibi oturup haberleri izliyorum..." (Özcan Deniz) Sportik kritik "UEFA'da bize yazılan raporu görseniz, Irak savaşını biz başlattık zannedersiniz..." (Hüsnü Güreli) Bizimkiler (Bizimkiler'in bayramı nasıl geçti?...) Engin Abi; -İlk iki gün izin yapıp, sonrakilerde çalıştı... Son iki günü, ilk iki gününü anlatarak geçirdi... Dündar Abi; -Üçüncü gün biraz geç kaldı... "Akşam haberlerde görürsünüz" dedi... Bekledik, kaçan boğayı kovalarken gördük... Emin; -Tarihteki, Beşiktaş'ın mağlubiyetine en yakın bayram olduğu için, üzgün geçirdi... İşe verdi kendini... Devlet; -Yeni aldığı telefonun özelliklerinin bir kısmını öğrenerek geçirdi... Halit; -Kurbanlık hayvan satışı işinden de zarar etti... Ercan; -Birinci gün görmedik, ikinci gün görmedik, üçüncü gün hiç görmedik... İnci Abla; -Sadece televizyondan gördük... Şifa Yemek Öğlen menüsü; -Yayla Çorba... Fırında Patates... Kol Böreği... Komposto... Ayaküstü PAPİLA yaz, 1903'e gönder; KIRMIZI KARTLAR cebine gelsin... Temelin yeri Minik Dursun elinde karnesiyle eve girmiş ve koşarak babasına göstermiş... Baba Temel bakmış ki bütün dersler pekiyi... Ama öğretmen karnenin altına şöyle bir not düşmüş; -Dursun çok akıllı ve yetenekli bir çocuk... Fakat bir kusuru var, derste çok konuşuyor. Buna nasıl son verebileceğimiz hakkında fikirlerim var... En kısa zamanda siz velisiyle de paylaşmak istiyorum... Temel bunun üzerine karneyi imzalamış ve öğretmenin görüşlerinin altına kendi de bir not düşmüş; "-Lütfen paylaşalım... Çünkü işe yararsa ben de annesinde uygulayacağım..." Bugünün buluşu İlk kez memleket fıkrası anlatmadan önce karşıdakine "sen nereliydin" diye soruldu... (07.02.1957) UYDURMA HABER AJANSI ERHUN ATEŞ (UHA - FLORYA) Flaş... Flaş... Flaş... G.Saray da kendi televizyonuna kavuştu... F.Bahçe'nin televizyon kurmasıyla son günlerde artan yoğun taraftar baskısı sonuç verdi ve G.Saray yönetimi Florya'daki kulüp binasına 37 ekran bir televizyon aldı... Açılış töreninde konuşan Başkan Özhan Canaydın taraftarları için yaptıkları fedakârlığı işaret ederek, "Kendi aramızda topladığımız paralarla aldığımız bu televizyonun camianın kenetlenmesini ve eski günlerine dönmesini sağlayacağına hiç şüphem yok" dedi... Canaydın, yaptığı açıklamada 37 ekran televizyonu bir seneliğine Arçelik Florya Bayisi'nden kiraladıklarını ancak satın alma opsiyonunun kendilerinde olduğunu söyledi... Törende yer alan 2. Başkan Ali Dürüst ise şöyle konuştu; "En büyük hedefimiz 100. yılımızda almak istediğimiz Plazma TV... Her ne kadar bu ekonomik sartlarda zor gibi görünse de G.Saray büyük bir kulüptür ve bunun da üstesinden gelmesini bilecektir..." İstediği transferler bir türlü gerçekleşmeyen Fatih Terim'in ve alacaklarını tahsil edemeyen futbolcuların bu harcamaya karşı alacakları tavır merak konusu.

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.