Ilıkpembe...

A -
A +

Sıyrıldım, derilerinden yalanların; yılanların derilerinden sıyrıldığı gibi... Geride kaldı her şey, dün gibi... Ama gün gibi âşikardı; seni sevdiğim... §§§ Hadi, söyle bana biliyorsan; hem kaçıp, hem kovalamak nasıl şey?... Biliyorsan söyle hadi; perişanlık ne demek kendi zaferlerinde?... Veya, bir vahşi hayvan gibi; yakalamak ne demek kaçmaktaki kendini?... §§§ Bir avuçsun, ve kıpır kıpır minicik yaprakların... Bir avuçsun... Hani okşadığımda seni, bir avuç koku bırakan, iki elimde... Hani sonra, onunla yüzümü yıkadığım... §§§ Ha süt dişimi çekmişler ağzımdan, dilimle oynadığım, elimle oynattığım, veya bir başka diş tarafından dürtüklendiği için... Ha, seni almışlar elimden... §§§ Aynı kapta iki ayrı sıcaklık sabit durmaz; akarlar biri birlerine, benzerler, dönüşürler... Ya o ısınacak, veya sen soğuyacaksın... İstanbul; bir öpücük gibi konmuştur yeryüzüne... İşte o gün bugündür... "Yar" yüzü olmuştur, yeryüzü... §§§ Sen ve ben; yürüyüşümüzün iki bacağı gibiyiz... Birimiz incinse; ikimizin de hızı kesilir, birimizin ayağına diken batsa; ikimiz birden durur, acı çekeriz... Öyle değil mi?... §§§ Sözün işte buralarında, ılınıp akıyor içim pembe bakışlarına doğru... Pembeler ılık ılık oluyor, ılıklar ise pembe pembe... Ve yine, ve yeniden; "seni, kimselerin sevemeyeceği gibi sevmelere" ben talip oluyorum... §§§ Ne söyleyeyim ki?... Size sadece, "Ilıkpembe... Muammer Erkul... Nesil Yayınları..." diyorum... Ilıkpembe... Ip-ılıkpembe... İBİBİK Askerlik 3 ay daha kısalınca, Askerlik anıları da kısalır inşallah... ... İbrahim Tatlıses "pala-turka" müziğin duayenlerinden... ... Mal sahibi mülk sahibi, Hani kardeşim bunun ırsaliyesi... ... Durmadan dinleniyor; SERİ TATİL'ci yakalandı... ¥ İbrahim Ormancı Show TEMEL'İN YERİ Temel, atıyla ilk kez bir yarışa girmiş... Bir müddet birinci gittikten sonra atın üstünden kaymış... Atın kuyruğu da elinden gittikten sonra yere çakılmış... Gayet sakin; "-Bu at bitti yenisini getirin..." Temel okuduğu gazeteyi katlamış ve Dursun'a seslenmiş; "-Gazete senden bahsediyor Dursun..." "Ne diyor, ne diyor" diye heyecanla sormuş Dursun... Temel; "-Karadeniz'de erkeklerin kadınlardan fazla olduğunu yazıyor..." Gazete baskıya girerken... Rafet El Roman'dan henüz boşanamayan "Yarım Özgür Kız" Tuba Altıntop, yeni bir skandala imza atmamıştı...  Herkes çok sıkılmasına rağmen Cola Turka'nın ikinci reklamı henüz yayına girmemişti...  Zap yapmak için değiştirilen her kanalda deprem uzmanı vardı...  Mehmet Ali Erbil, Sedef'ten boşandıktan sonra yeni bir aşka yelken açmamıştı...  Belgrad Ormanları, henüz vasfını kaybetmiş arazi haline gelmemişti... GÜNÜN BULUŞU  İlk kez akmayan bir tuzluğa pirinç konularak nemi alınmaya çalışıldı... (15.07.1966)

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.