(isim: vahit ... şehir: g.antep... yaş: yirmi...) Halı sahada maçımız var... Havamız olsun diye kız arkadaşımızı da götürdük yanımızda... Kendimizi utandırmayıp 7 gol attığımız maç bitince herkesin yanında kız ne dese beğenirsin; "-Sen niye oynamadın Vahit?..." (isim: Yine ben... şehir: sakarya... yaş: tam yirmiiki...) Yeğenim bana fıkra anlatmak istediğini söyledi ve fıkraya şöyle başladı: "-Temel, Fransız ve Kabasakal..." (isim: yakup... şehir: istanbul... yaş: yirmibeş...) 7-8 kişi birden binmesine rağmen minibüs şoförleri ücretleri toplarken, "İki kişi vermedi" gibi şeyler söylüyor ya... Ben küçükken arabanın kilometresini binen yolcuyu sayıyor sanıyor, şoförler oradan anlıyor zannediyordum... Yeni lira ile neler değişecek?.. -Eski Türk filmlerini seyrederken istenen fidye rakamlarına gülmeyeceğiz... -Askerlik şubesinden verilen yol harçlığı ile askerliği tamamlayacağız... -Camdan aşağıdaki çocuğa para atarken mandal yerine poşet kullanacağız... -Metrolardaki "sigara içme" yasağını deleceğiz, "4 lira cezadan ne olur ki" diyerek... -Mahkemelerde verilen 4 bin 300 liralık ağır para cezası, hakikaten ağır para cezası olacak... -Minibüs şoförüne 100 lira verip, "Bir kişi alır mısın" deyince dayak yiyeceğiz... -Marketlerdeki "99 milyon 900 bin" türü etiketler "99 kuruş" olarak değişecek... -Üç kuruşa beş köfte, bir piyaz, bir de irmik helvası gelecek... -Ciğeri beş para etmeyen adamlar kendini bir şey sanacak... bizimkiler Bilgehan sigara içen taksiciye, "Ben de içebilir miyim" diye sormuş... Adam "Ben içerim de yolcuya yasak" diye izin vermemiş... Küçük Hüseyin, "lezzet ustaları" olayını yanlış anlamış soruyor; "Abi 'gurme' diye bir tatlı çıkmış, geçen ilavelerden birinde vardı..." Büyük Hüseyin de vefat etmiş biri hakkında konuşurken, şu deyimi kullanıyor; "Kulakları çınlasın"... temelin yeri Temel doktora gitmiş, şikayetini anlatmış; "-Doktor bey her tarafım ağrıyor... Yani nereme dokunsam müthiş bir sancı..." Her tarafına dokunmaya başlamış... Sonra da doktora dokunmuş; "-Aaaa... Doktor bey siz de ağrıyorsunuz..." Temel rahmetli olup cenazesi kalktıktan sonra oğlu Dursun'a sormuşlar; -Babanın son sözü ne oldu?... "Babamın son sözü olmadı" demiş Dursun; "-Son nefesini verdiği ana kadar annem yanı başındaydı..."