kadınlar & erkekler

A -
A +

(Ayrılık ne zaman koyar?...) * "Seni bir daha ararsam adam değilim" dedikten sonra adam olup olmadığını düşünmeye başladığında... * Birlikte gittiğiniz kafede otururken hayal kurarak kurtlanmaya başladığında... * O kafenin garsonuna "Aşkım" diye seslendiğinde... * Garsondan yediğin dayağın acısını hissetmediğinde... * Tüm şarkılarda salya-sümük olduğunda... * Ağlayacak omuz bulamayıp dayak yediğin garsonun omzuna gittiğinde... * Kimse halini hatırını sormadığında... * Dayak yediğin ve omzunda ağladığın garsonla dertleşmeye başladığında... * Geceleri ayrılık şiirleri yazmaya başladığında... * Yazdığın şiirleri dayak yediğin ve omzunda ağladığın garsona okuduğunda ve garson arkadaşın, "Abi bu kız yaramazmış zaten" dediğinde... * Ona yazdığın tüm mektupları ve şiirleri yaktığında... * Onunla çekilmiş fotoğraflarda senin olduğun bölgeleri onun çoktan kestiğini düşündüğünde... * "Madem o kesip çıkardı beni resimlerden, ben de onun bulunduğu yerleri keserim" deyip eline makası aldığında... * Fotoğraflardan kestiğin parçaları selobantla yapıştırmaya çalıştığında... * Sevdiğinin izini kaybettiğinde... * İçinde sevdiğinin adı bulunan bir düğün davetiyesi aldığında... * Arkadaşların düğünlerde sana dansedeceğin bir kız ayarlama çabasına giriştiğinde... * "Keşke..."li cümleleri çokca kurmaya başladığında... (Tuna) İtiraf Reyonu... (isim: ihsan... şehir: bursa... yaş: 18...) "Olay şöyle: Biz Artvinli'yiz... Artvin'de un değirmeni vardır. Değirmenin dönmesi için kanaldan su sağlıyorlar ve bu değirmenin de cinli olduğuna inanıyorlar... Babam 8-10 yaşlarındayken babaannem babamı değirmenin yanına oturtmuş, hiçbir yere ayrılmamasını tembihlemiş... Babam bir iki saat sonra acıkmış. Bir bakmış değirmenin su akacak olan yerinde elma var... Bari ziyan olmasın diye elmayı oradan çıkarmaya çalışmış... Nasıl ki elma oradan çıkmış, su babamı değirmenin içinde evire çevire döndürmeye başlamış. Babam tabii cin çarptı zannedip korkudan altını ıslatmış..." (osoztutan@tg.com.tr - itiraf edin, rezil edelim) son sözler... "-Alaattin Abi... Beni tanıma artık abi..." (Sinan Engin - Son telefon konuşması...) ... "-Evet Çakır Parfümleri yakında piyasaya..." (Oktay Kaynarca - Sonuna kadar kullanırken...) ... "-Ben ayrılmak istiyorum ama Barcelona bırakmıyor..." (Rüştü - Kovulmadan önceki sözleri...) bizimkiler (Memnuniyetsiz olma durumları...) * Kasım Abi: Bizim geçen Ramazan Bayramı'na yetişecek takım elbise ne oldu?... * Terzi: Merak etme abi... Diktikten sonra sadece ütüsü kalacak... *** w Hüseyin: Coşkun bu ne biçim damat tıraşı oğlum?... Kuşa çevirdin bizi... w Berber: Hüseyin Abi sen de hiç modadan anlamıyorsun... Tarkan'ın önümüzdeki yıl yapacağı model bu... *** * Dündar Abi: Yav oğlum bu ne biçim çay, zehir gibi?... * Ercan: Size de çay beğendiremiyoruz... Gidin çalışın biraz abicim... *** * Okuyucu: Engin Abi geçen sene transfer listesindeki futbolcuların aynısını veriyorsun?... * Engin Abi; Onlar geçen sene de futbolcuydu... *** * B.Turgay: Dünkü fişi versem, dünkü yemeklerden yiyebilir miyim?... * K.Turgay: Yersin tabii... Şuraya döküyoruz... temelin yeri Temel ve Dursun deniz kıyısında oturmuş balık tutuyorlar... Temel bir ayakkabı çekmiş... Dursun bir süzgeç çekmiş... Derken bir terlik çekince Temel; "-Ula Dursun... Burdan gidelim... Aşağıda birileri oturuyor..." *** Temel karakolda başkomiser... Bir gün bir kadın gelmiş; "-Komiser bey komiser bey... Kocama tavuklu bezelye yapacaktım... Ben onu haşlayana kadar kocamı markete bezelye almaya gönderdim... Gidiş o gidiş gelmedi... Ben ne yapacağım?... Komiser Temel kadına hiç bakmadan; "-En iyisi siz o tavuğu kızartma yapın..." *** Temel eczaneye gitmiş; "-Sizde asetilsalisilik asit var mı?... Eczacı dönmüş; -Yani aspirin istiyorsunuz değil mi ?... "-Evet evet... Şu meredin adını bir türlü ezberliyemedim de..." diyAlog (A Takımı'na ismini vermek istemeyen alkol bağımlısı emekli öğretmen telefonla katılmış...) ÖĞRETMEN: Kızım da benim gibi bağımlıydı ve 17 yaşında intihar etti... SAVAŞ ABİ: İntihar edince öldü mü?... ??? (Romanya'da Tayyip Erdoğan'ın onuruna verilen resepsiyonda Lucescu da var...) ERDOĞAN: Yahu nerelerdesin sen?... LUCESCU: Beşiktaş beni gönderdi, sayın başkan... ERDOĞAN: Aslında iyi bir sezon geçirdiniz... sanatik kritik "Yakışıklıyım ama sarışın olmanın dezavantajını da yaşıyorum... Mesela saçımın rengini değiştirseydim çok sinema filmi çekerdim... (Soner Arıca) politik kritik "Alarm zilleri çalıyor, kriz lafı edilmesin isteniyor... Sanki lafı edilmeyince kriz gelmeyecek... Şartlar oluşunca kimseyi dinlemez gelir..." (Mehmet Ağar) sportik kritik "Beşiktaş'a gelecek başkan ve yönetim çok şanslı... Çünkü onlara pırıl pırıl, yepyeni bir araba bıraktık... Bassınlar gaza yürüsünler..." (Hüsnü Güreli) günün buluşu Sigaranın alüminyum folyosundan radyo anteni yapıldı... (24.05.1974) Şifa Yemek Öğlen Menüsü; Kremalı Sebze Çorba... Hindi İslim Kebabı... Pilav... Cacık..

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.