Hayvanat bahçesine yeni bir aslan getirmişler... Yemek saati gelince bakıcılar yeni gelen aslanın önüne fındık fıstık koymuş... Bitişiğindeki aslanın önüne ise kuzu butları... Bir gün, üç gün, beş gün... Yiyecek hep aynı... Yeni gelene fındık fıstık, eskisine kuzu budu... Bir haftanın sonunda yeni gelen kükremeye başlamış... "-Bana sorumluyu bulun" demiş... Sorumlu gelmiş, fındık fıstık işinin gerekçesini anlatmış: "-Efendim siz her ne kadar aslan iseniz de, kadronuz şempanze kadrosu... Münhal aslan kadrosu yoktu, sizi şempanze kadrosuna aldık onun için size şempanze yiyeceği verebiliyoruz... Aslan kadrosuna geçtiğiniz zaman durum düzelecektir..." (Milli Takım'da 33'lük Hakan Şükür'e yer bulunamayıp, 37'lik Bülent Korkmaz'a bulunmasının hikayesi olarak yer alsın sayfamızda...) İtiraf Reyonu (isim: lülelüle... şehir: adana... yaş: otuzüç...) Bir arkadaşımdan ineğe yalatılan başta saç çıktığını duymuştum... İzin için memlekete gittiğimde kimse görmeden tuz döküp yalattım... İlk günler elimi başımda gezdirince pütür pütür olduğunu ve saç çıktığını zannettim... Çok sevindim ama birkaç gün sonra kafam kabuk bağladı... 10 - 15 tane saç da o kabuklarla döküldü... (isim: kutluay... şehir: salzburg... yaş: yirmiüç...) Yurtta kalıyorum ve bizim acayip komik bir aşçımız var... Okuma yazmayla arası pek iyi değil... Bir gün önündeki bir gazeteyi okuyor... Gazetede Ahmet Kutsi Tecer yazıyor, bizimki herhalde aşçı olduğundan, "Ahmet Kutsi Tencere" diye okudu... (isim: ahmet ali... şehir: konya... yaş: yirmiiki...) Kaldığım yurtta İstanbul'un fetih yıldönümü olan 29 Mayıs'ta fetih gecesi düzenlenecekti ve ben de baş konuşmacıydım... Son ana kadar çok güzel bir konuşma yaptım, lakin fatihin İstanbul hakkındaki sözünü, "İstanbul ya sen beni, alacaksın ya sen beni" diye okumuştum... Hayata dair... Seversiniz bazen... Bir kuşu beslemek misali, karşınızdaki insanı sevginizle beslersiniz... Farklıdır sevmesi insanların... Kimi kafese tıkar kuşunu öyle besler, alır özgürlüğünü elinden, seviyorum sanır... Öyle sandıkça sıkar karşısındakini, bunaltır... Ufacık bir fırsat bulsa kaçmak, kurtulmak ister artık kuş... ... Aslında korkularından yapar insan bunu, karşısındaki insana anlatamaz, anlatmasını bilmez... Bir başka insana gitmesini istemez... Her koca devin koca korkuları vardır, kimse bilmez... ... Kimi de serbest bırakır kuşunu... Salıverir gökyüzüne, döner gelir elbet der, döner gelir seviyorsa... Alır riski, çekinse de birşeylerden... Bilir ki koysa kafese bir gün kesin kaçıp gidecek, bir gün kesin terkedecek... Serbest bırakır... Döner gelir o da karnı acıktıkça, Yüreği sevgiye acıktıkça... Ne kadar çekinse de bilir geri döneceğini adam... Bilir başka yerlere, başka kişilere gitse de bir gün, bir şekilde geri döneceğini... Kuş da bilir daha iyisinin olmadığını, ama bazen nankörlüğü tutar... Unutur onun için yapılanları, uğramaz olur bir zaman... ... Başka kapılarda, başka pencerelerde aynını arar. Ama bilmez başkalarda hiç aynılık bulunmaz... Pişman olur, geri döner bir zaman sonra... Öyle yenik, öyle mağlup döner ki hem de... Artık kafese girmeye bile razı olmuştur. Şanslıdır... Eğer geri döndüğünde açık bir pencere, veya aynı evde, aynı kişileri bulabilirse... Eğer terkettikleri taşınmamış, aynı yerde kalabilmişse.... - W. Generous Blackstone - bizimkiler (Bizimkiler'in başına gelen ufak - tefek kazalar...) 7 Muharrem'in burnunda ve alnında yaralar çıktı... Ne olduğunu öğrenemedik, Adnan Abi "Manchester bunların hepsinin burnunu sürttü" dedi... 7 Taze Antep fıstığını kabuğu soyulmuş fıstık zannederek ağzına atan Ahmet Abi'nin iki dişi kırıldı... 7 Suların kesik olduğunu bilmeden kafasına şampuan döken Engin Abi, gribe yakalandı... 7 "Fanta Light içerken aldığınız kaloriyi harcamak için ne yapmanız gerekir" reklamını uygulayan İsmail Abi, kutuyu buruştururken elini kesti... 7 Bir saatlik maçta sakatlanmayan Bilgehan, Da Vinci Şifresi kitabını ayağına düşürüp parmaklarını ezdi... temelin yeri Temel okuldan eve bir gözü mosmor dönmüş.... Annesi çıkışmış; -Aşkolsun Temel... Yine mi dövüştün okulda?... "-Büyük bir çocuğun küçüğü dövmesine engel olmaya çalıştım anne..." -Aferin bak bu cesaret işi... Kimdi o küçük?... "-Ben..."