Kafamı biraz kaşır mısın?..

A -
A +

Ben çok yoğunum ya; kafamı kaşıyacak zamanım olmadığı günlerde, İHA'dan bir haber geldi... Yaklaşık iki ay falan oldu ve hiçbir gazete ve televizyon kullanmadı haberi... Halbuki benim çok işime yaradı bu küçük tavsiyeler... Eğer siz de benim gibi yoğun biriyseniz, bu tavsiyelere uyarak iş bile yapabilirsiniz belki... Zamana hükmedin... İnsanlar, zamanın ancak yüzde 60'ına hükmedebiliyorlar, kişinin kontrolü dışındaki olaylar ise toplam zamanın yüzde 40'ını alıyor. Bu sebeple, zamanın sadece hükmedilen yüzde 60'lık bölümü için yönetim uygulaması yapılabiliyor. Bu oranı yüzde 100'e çıkarmak ise mümkün olamıyor. Zamanın bu bölümünde 80/20 ilkesi önem taşıyor. Bu ilke, zamanının yüzde 20'si ile işlerin yüzde 80'ini, zamanın kalan yüzde 80'i ile de işlerin yüzde 20'sini gerçekleştirmekte olduğumuzu ifade ediyor. Zamanını iyi şekilde yönetmek isteyen kişinin, özel hayatta, 'Ben ne olmak istiyorum? Hangi alanlar ilgimi çekiyor' ve işe 'Hangi işlerden zevk alıyorum? Nasıl motive olurum' gibi amaçlarını belirlemesi gerekiyor. Uzmanların belirttiğine göre, zamanın nerelere harcandığı belirlenmelidir. Bir ay süreyle her gün, her yarım saatte bir, yapılmış olan tüm işleri kaydedin. Bu sıkıcı ancak önemli etkinlik, zamanınızın nasıl harcandığı konusunda önemli ipuçları verecek ve bir sonraki aşamaya sizi hazırlayacaktır. Kontrolünüz altındaki yüzde 60'lık zaman dilimini planlayın. Planlamayı mümkünse yıllık, aylık, haftalık ve günlük olarak ama mutlaka yazılı olarak yapın. Böylece, kafanızdaki zaman planı unutulmaz, zihninizin meşguliyeti azaltılır, konsantrasyonunuz artar, tamamlanmayan işler unutulmaz, faaliyet arşiviniz olur. İşlerin önem sırası... İşlerinizi önem derecesine göre sıralayın. Bunu yaparken 'ABC Analizi'ne başvurun. Şöyle ki, mevcut görevlerinizin hangi yüzde 15'i, çalışma zamanınızın yüzde 65'ini dolduracak kadar önemli (A görevleri). Mevcut görevlerinizden hangi yüzde 20'si, çalışma zamanınızın yüzde 20'sini dolduracak kadar önemli (B görevleri). Mevcut görevlerinizden hangi yüzde 15'i, çalışma zamanınızın yüzde 65'ini dolduracak kadar önemli (C görevleri). A'lar üzerinde yoğunlaşın, B'leri mümkün olduğunca devredin ve C'leri atmanın yollarını arayın. On yıl, bir yıl sonra kendinizi, işinizi, evinizi, ailenizi nasıl ve hangi noktada görmek isteğinizi belirleyin. 'Bilmiyorum', 'Yardım istiyorum', 'Yanlış yaptım' diyebilin. Erken kalkın. Uyanır uyanmaz yataktan kalkma isteğini canlandırmak için her gün kendinize eğlence ve keyif verecek bir düşünce geliştirin. Günlük giyeceklerinizi ve çantanızı akşamdan hazırlayın. Güne olumlu başlayın, pozitif düşünmeye çalışın. Sağlığınızı koruyun, varsa sağlık sorunlarınızı geciktirmeden çözün. Kendinize randevu verin, bu saatleri sadece kendinize ayırın. Kararlı olun, seri hareket edin. Hedefe ulaşmada kestirme ve alternatif yolları deneyin. Not alma alışkanlığı edinin. Önünüzde yalnızca iş olsun, ilgisiz olanları kaldırın. Yönetici iseniz ayrıntılarla uğraşmayın. İdeal çalışma ortamı oluşturun. Yazılı kayıt tutun, mutlaka ajanda kullanın. Yolda düşünün, zihni planlama yapın. Hızlı ve etkili okumayı öğrenin. Zihin gücünüzün verimliliğini arttıracak her unsura (kitap, kurs...vs) yatırım yapın. Bilgilerinizi güncelleyin. Davetsiz misafirlere izin vermeyin. bizimkiler * Halit ziyarete gelirken dondurma getirmiş... Herkes birer tane almış ama Mustafa Abi işlerini tamamlamaya çalışıyor... Bağırıyor ona; "-Mustafa Abi bırak bilgisayarı da... Soğutmadan ye şunu..." *** * Mehmet "Hava bugün biraz kasvetli" diye meteorolojik bilgi verince Cem usulca yaklaşıp sormuş; "-Abi ben bu lafı birkaç kez daha duydum... Hava kasketli ne demek?..." *** Sırrı'nın düğün günü vukuatları; * Cep telefonunu gelirken takside unutma... Taksicinin telefonu binaya getirmesi... Akşam giderken de serviste unutma... Klipsli kravatı yolda düşürme... Düğün yapılacağı yeri şaşırma, konferans salonuna girme ve "Tüh kimse gelmemiş" diye üzülme... diyAlog (Kadir İnanır, şarkı sözü verdiği Mahsun Kırmızıgül'le gazetecileri ağırlıyor...) MUHABİR: Hanginiz daha çok metroseksüelsiniz?... MAHSUN KIRMIZIGÜL: Haydaaa... KADİR İNANIR: Yahu niye bakımlı demiyorsunuz da metroseksüel diyorsunuz?... İlla da şaibe sokacaksınız... e-ticaret Del Bosque, mağaza açan Emre Aşık'a "En iyi ticaret futboldur" demiş... Herkes anladığı şeyin ticaretini yapar değil mi?... trans-fer Hıncal Uluç'tan sonra Ahmet Çakar da "Kurşun Yarası" isimli köşesiyle Sabah'a transfer oldu...Yaralı Kurtlar Vadisi... Hayata dair... a... Öylesine güçlü olun ki, hiçbir şey huzurunuzu bozmasın... b... Dostlarınıza değerli oldukları duygusunu verin... c... Her şeyin en iyisini düşünün... d... Geçmişin hatalarını unutun ve onlardan yararlanın... e... Neşeli davranın ve herkese gülümseyin... f... Kuşkular karşısında çok düzeyli, öfke karşısında çok olgun, korkular karşısında çok güçlü ve sorunlar karşısında çok mutlu olun ki, bu saydıklarımızla başedebilin... -Christian Larson- Zamane Bedduaları -Nato zirvesinin yapılacağı sokakta oturasın, doğum sancıların Bush'un geliş saatine denk gele... -Asfalt döşeme ekibinde çalışasın, zirve bittikten sonra "Yaptıklarınızın hepsini sökün" diyeler... -NATO karşıtı eylemci olasın, Bush Türkiye'yi çok seve ve "Artık burada kalacağım" diye... -Ben sana hiçbir şey demiyorum... Bugün İstanbul'da olasın e mi?... AYAKÜSTÜ Her gün reklamlarda gördüğümüz; önüne gelene çalım atan, top sektiren, şov yapan efsaneler, Avrupa Şampiyonası'nda çeyrek finali zor gördü... Ne Totti, ne Hanry, ne Zidane, ne de Oliver Kahn kaldı... Asıl skandal da; Beckham'ın penaltı kaçırdığı güne denk gelen ve dünyanın çeşitli ülkelerinde yayınlanan "Beckham Futbol Öğretiyor" programı... Ama olsun... Hiçbir şey dünyanın en iyi iki tanımını değiştirmeye yetmiyor; "Top yuvarlak" ve "Reklamın iyisi kötüsü olmaz..." temelin yeri Elektrikli sandalyede ölüme mahkum edilmiş Temel'le Dursun'un son anları yaklaşmış... İdam edilecekleri odaya götürülmüşler ve hazırlıklar başlamış... Cellat yanlarına gelerek Dursun'a son bir dileği olup olmadığını sormuş; -Yıllardır Temel'e bir şarkı söyletemedim... Bir tane seslendirsin... Cellat "Elbette" diyerek Temel'e dönmüş; -Sizin son isteğiniz?... "-Beni önce öldürün..." İtiraf Reyonu... (isim: mesutakalın... şehir: afyon... yaş: 25...) Evde kimse yokken arkadaşlarla toplanmıştık ve yurtdışından amcamın getirdiği bibloyu kaza sonucu parçalamıştık... Aynısını akşama kadar arayıp bulamamış, dikkatlice bakılmayınca farkedilmeyecek şekilde yapıştırmıştık... Ama benim korkular günlerce sürmüştü... Birkaç ay sonra deprem oldu ve biblo ile birlikte birçok şey parçalandı... Böyle bir şeye sevinilir mi bilmiyorum ama çok rahatlamıştım... (itiraf edin, rezil edelim - osoztutan@tg.com.tr) Bugünün buluşu -İlk kez bir Türk filminde "ağlıyor musun" sorusuna, "hayır, gözüme bir şey kaçtı" cevabı verildi... (28.06.1968 - A.Ekrem Hazer'den...) sanatik kritik "Hayat, çıktıkça yükünüzü ağırlaştıran bir merdiven... Tecrübe kazandıkça başım yukarıya kalkıyor ama bilgi yükünden omuzlarım çökmeye başlıyor..." (Candan Erçetin) politik kritik "Biz zirveyi başka bir yerde, örneğin Antalya'da da yapardık... İstanbul'u niye seçtik?... Bütün Türkiye'yi özetleyen bir şehir olduğu için seçtik..." (Abdullah Gül) sportik kritik "Rakiplerimiz transfer işini bitirdi, biz neyi bekliyoruz anlamıyorum?... Üzülerek söylüyorum ki; şu anda dünyanın en şanssız teknik direktörü benim..." (George Hagi) Şifa Yemek Öğlen Menüsü; Mercimek Çorba... Kuru Köfte... Karışık Kızartma... Yoğurt...

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.