Karalama tahtası...

A -
A +

Her gün verdiğimiz şu, "Tebeşir Tozu" var ya... Bugün "Söz Market" yapımı olanlara yer vermek geldi içimden... *** (Tribün Terörü'ne) "-Sahada ter dökmeyen, tribünde kan döker..." *** (Irak'taki şoföre...) "-Ömür biter, yol bitmez..." *** (Tek kişilik ünlülere) "-Yalnızlık paylaşılmaz... Paylaşılırsa Ünlüler Çiftliği olur..." *** (Irak'taki vatandaşa...) "-Ecel gelmiş cihane, Bush ağrısı bahane..." *** (Del Bosque'ye...) "Akıllı olup kovulacak mıyım diye düşüneceğine, deli ol Ziya Doğan uzak olsun..." *** (Güney Kıbrıs'a...) "-Bundan böyle beni, nerde görürsen gör tanıma..." *** (Cahit'e...) "-Bekarlığın sultanlığı köleliktir..." *** (Kim isterse...) "-İki yüzlü insanın, iki yüzlü insan olduğunu, bir tek ikiyüzlü insanlar farkedemez..." itiraf reyonu (isim: necati kılıç... şehir: istanbul... yaş: yirmibeş...) Cuma namazında yanımdaki adamın telefonu çaldı... Kulağında kulaklık, bir müddet sonra telefon onomatik açılıyor tabii... Karşıdakinin sesi bana kadar geliyor, "Alooo... Alooo..." diye... Ne yapacak diye düşünürken adam fısıltıyla, "Şu an namazdayım, selam verince seni ararım" dedi... (osoztutan@tg.com.tr itiraf edin, rezil edelim...) Hayata dair... Düşüncelerini iyi kolla... Onlar ağaçtaki kuşlar gibi sen farkında olmadan gelir ve sen her günkü işinle meşgul olmaya devam ederken, geldikleri gibi sana haber vermeden kaybolurlar... Sen de, hiçbir zaman o ilhamı bir daha bulamazsın... Hiçbir zaman diyorum... Belki bu yıllar, yüzyıllar demektir ve seninle, onun geri dönmesi arasında ne gibi olaylar, dünyalar bulunur, bilemem... - Emerson - sağdan - soldan (Bursa'da bir kırtasiye dükkanının camı - Cihat Kaş'tan...) "-Kırtasiyemizde (yasal olan) renkli fotokopi çekilir..." *** (Pendik'te küçük bir bakkal tezgahında - Sevil'den...) "-Lütfen kasaya doğru fazla eğilme..." *** (Beylikdüzü'nde bir minibüs - Adem Kahya'dan...) "-Öğrencilerde sivil kıyafet ve paso mecburidir..." *** (TEM'de lüks bir otomobilde - Zihni Sarı'dan...) "-Dikkat... Borcu bitmemiştir..." *** (Güneşli'deki bir tuvalet notu - Fehim Eren'den...) "-Tuvalet II. bir emre kadar kullanılamaz... Tenekeci Rıza...) Bugünün buluşu İlk kez bir maçtan sonra kaybeden takımın taraftarları yönetimi istifaya çağırdı... (08.12.1972 - Turan Dama'dan...) Tebeşir Tozu... "İki yüzlü insanlar; getirdikleri sözle yararlı olurlar... Ama götürecekleri sözle de zararlı olabilirler..." (Montaigne) Bir soru Soruyorum size: Futbol terörü nedir ?... Cevap veriyorum: Maç öncesi, maç sırası ve maç sonrası olmak üzere; üç ihtimalli bir terör... diyAlog... ÖMER ÇAVUŞOĞLU: Allah'tan bu derbide diğer derbiler gibi bir tansiyon atması yok... *** GÜLŞEN: Bu ilk programımıza siz değerli konuklarımızın inanılmaz bir destek vereceğinize inanıyorum... *** SEMRA HANIM (Milli Kaynana): İnsan ne yapacağını bize de haber verir... Beni buraya ot diye koymadılar... *** AHU TUĞBA: Suyu yukarıya doğru alalım... Bak, yuvarlak yuvarlak geliyor... bizimkiler Kazım Abi, bilgisayarında Azer Bülbül'ün şarkısını dinliyor... Yalnız listede bir tek şarkı olunca durmadan başa alıp tekrar çalıyor... Hayrettin Abi şaşırıyor; "Yahu adam amma uzun şarkı yapmış haa..." *** Ahmet Bahadır Abi'nin her kış ayaklarında felaket bir sızı oluyormuş... "Bu sene oldu mu abi" diye sorduk... "Bilmiyorum" dedi; "Kış gelsin de anlayacağız..." *** Bilgehan Malezya'dan döndü... "Nasıldı" diye sorduk... Çekik gözlü olmalarına şaşırmış, "Yav sormayın" dedi; "-Bütün Malezya'yı Çinliler işgal etmiş..." temelin yeri "-Komando Temel tatbikatta uçaktan paraşütsüz atlamış, niçin?..." -Nasıl olsa alt tarafı bir tatbikat... *** "-Temel'in evindeki salonda iki duvar saati varmış ve farklı saatleri gösteriyormuş... Neden?..." -Temel keriz mi?... İkisi de aynı saati gösterse Temel birinden birini duvara asmaz... *** "-Rüyasında vurulduğunu gören Temel, uyanınca aynada kocaman bir delik görünce paniğe kapılmış... Sonra ne olmuş?..." -Ağzını kapatınca delik kaybolmuş... *** "-'Sevil Berberi' isimli oyuna davetiye alan Temel, niçin oyuna gitmemiş?..." -Kendi tıraşımı kendim olurum diye... *** "-Temel hayvanat bahçesini gezerken kafasını sallayıp kükreyen aslanı görünce karşısından uzun süre ayrılmamış, sebep?..." -Filmin başlamasını beklemiş... *** "-Asansörcü Temel'in işine neden son vermişler?..." -Yol güzergahını bir türlü öğrenememiş... Meçka* Engin Teknoloji danışmanı... Cahit ilginç bir telefon bulmuş... Burada isim vererek kendisini utandırmak istemiyorum ama; küçük, hoş bir şey... Engin Abi masanın üstünden kaptı, kurcalıyor, Cahit dedi ki; "-İyi güzel de bir kusuru var, Türkçe karakterle mesaj gönderemiyorum..." "Kolay" diye dudağını büktü Engin Abi ve parmaklarını tuşların üstünde gezdirmeye başladı... Biz sohbete daldık; ilkokuldan Cağaloğlu'ndaki günlere, askerlikten evliliğe bütün hatıraları tazeledik, Engin Abi uğraşmaya devam ediyor... Biz kalkıp bir de yemeğe gidip geldik, o hâlâ oturduğu yerde, "Tık... Tık... Tık..." diye hararetli bir şekilde telefonu kurcalıyor... Yaklaşık 3 saat sonra "Abi hallettin mi" dedi Cahit bir umutla... "Anasını satiim" dedi Engin Abi; "-Bunun tuş kilidi nerden açılıyor?..." sanatik kritik "Mehmet Aslantuğ'a nasıl yakışıklı deniyor anlamıyorum... Eminönü Meydanı'na gidin 300 kişiden 200'ü Mehmet Aslantuğ..." (Hakan Ural) politik kritik "Karşısında her isteneni veren hükümetten Avrupa da bıktı, biz de... Göreceksiniz yine huzur veren bir karar çıkmayacak..." (Mehmet Ağar) sportik kritik "Seyircisiz oynamak önemli değil... Şu anda herkesin işini gücünü bırakıp ölen gence ağlaması lazım... Gerisi hikaye..." (Del Bosque) Şifa Yemek Öğle Menüsü Sütlü Havuç Çorba... Piliç Döner/Piliç Şiş... Nohutlu Pilav... Meşrubat...

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.