"Bunun da mevsimi mi olurmuş" demeyin... En çok kız bu mevsimde kaçıyor veya kaçırılıyor işte... Başbakanlık Aile Araştırma Kurumu, kültürümüzdeki "kız kaçırma" geleneklerinin altı "resmi" yöntemi ve "örfi" davranış biçimini belirlemiş... Belli mi olur, belki de işinize yarar... Mevsim sakat çünkü... KAÇIRMA: Bir kızın, istek ve onayı olmadan erkek tarafından zorla ya da çeşitli hile yollarına başvurularak götürülmesi. KAÇIŞMA: Kız ve erkeğin anlaşarak kaçması... Bu durumda düğün yapılmaz... Taraflar düğün giderlerinden, armağanlardan kurtulur. OTURAKALMA: Kızın, erkeğin evine kendiliğinden yerleşmesi... Kız sevdiği gence verilmeyince bu yola başvurur... Kızın ailesinin yoksul oluşu da rol oynar... DEZMAL KAÇIRMA: Hakkari'ye yakın yörelerde kız yerine ona ait bir şeyin kaçırılması geleneği vardır. Bu kızı kaçırmakla eştir... Kız çeşmede, yolda ya da evdeyken, delikanlı kızın başörtüsünü (dezmal) zorla çözüp kaçırır... KIZ ÇEKME: Rize'nin bazı yerlerinde 'kız çekme' deniyor... Kızı isteyip alamayan erkek tarafı, zorla çeker götürür... PEŞE GİTME: Kız, ailesine karşı tavır alarak anlaşmalı biçimde erkekle kaçar... Sabaha karşı kız bohçasını hazırlar ve evden ayrılır... Peşe gitmede kızın annesinin haberli olduğu varsayılır... Anlaşılsa da düğün olmaz... bizimkiler 7 Spor servisine yabancı futbolcu gelince Cem'e "Dış Haberler'den bir tercüman al gel" demişler... Sormuş; "Hangisini abi?... Dünden Bugüne Tercüman'ı mı, Halka ve Olaylara Tercüman'ı mı?..." *** 7 Kazım Abi'nin oğlunun sünnet düğününe gitmek için Kadıköy yakasını çok iyi bilen Dündar Abi rehberlik yaptı... Servis arabası aynı yere 3 saat dolaştı... Sesler yükselince, "Aceleniz ne, sanki nikaha gidiyorsunuz, yetişiriz" dedi... Tören salonu evinin sokağında çıktı... *** 7 ...Ve sonunda İHA'nın savaş uzmanı Mehmet Dikbayır da nişanlandı... "Nasıl yapacaksın" diye sorduk, "Hem Irak, hem evlilik"... "Aramızda anlaştık" dedi; "Balayı bitene kadar bir yere gitmeyeceğim..." *** 7 AK-PAK'tan Serkan, eve götürdüğü çalışma elbiseleri yerine ekmek torbasını alıp gelmiş... Hanımı telefon açıp fırçalamış; "Herkes evine ekmek götürüyor, sen evdeki ekmeği alıp gidiyorsun" diye... *** Fatih Bilgi tesbihini çok beğenen Mehmet Akbal'a açıklama yapıyor, "Hakiki oltu taşı..." "Hımmm... Güzel" diyor Mehmet Abi; "Yahu bu Oltu; hangi ülkenin başkentiydi?..." temelin yeri Kadın süpermarkete gitmiş... Bir tane sabun, bir tane diş fırçası, bir tane diş macunu, bir tane ekmek ve bir şişe süt almış... Kasaya gelip aldıklarını dizerken, kasadaki Temel sormuş; "-Siz bekarsınız galiba..." Kadın kıkırdamış; -Ay nasıl anladınız?... "-Çünkü çok çirkinsiniz de..." *** Temel demiş ki; "Hayatta başarılı olmak için iki altın kural vardır"... ...Ve saymış; "Kural 1: İnsanlara bildiğiniz her şeyi anlatmayın..." *** Temel akşam eve gelmiş, heyecan içinde Fadime'nin yanına sokulmuş; "-Harika haberlerim var Fadime... Çok iyi bir iş buldum... Sabah 10'da başlıyor, öğleden sonra 2'de bitiyor... Fazla mesai yok, hafta sonları çalışmak yok, üstelik ücreti çok iyi..." -Bu harika bir şey hayatım... "-Ben de aynı şekilde düşündüm... Pazartesi başlıyorsun..." Hayata dair... (Dale Carnegie'den birkaç tavsiye...) * Karşınızdakinin fikirlerine saygı gösterin ve asla "yanılıyorsun" demeyin... * Eğer hatalıysanız bunu hemen kabul edin... * Konuşmaya içten bir iltifat ve övgüyle başlayın... * İyi bir dinleyici olun, karşınızdakine kendinden bahsetmesine izin verin... * Yargılamayın ki, yargılanmayınız... * Eleştirmeyin, suçlamayın, şikayet etmeyin... * Eleştiri boşunadır, çünkü insanları kendilerini savunmaya ve genellikle kendini haklı görmeye iter... * Karşımızdakilerle ancak, onlar bizimle ilgilendiğinde ilgileniriz... * Çoğu insan, tek istedikleri kendilerini dinleyecek biri olmadığı zaman doktorunu arar... * Fikirlerinin yanlışlığı kanıtlanan kişi, hâlâ aynı fikirleri savunur... * Nefreti nefretle değil, ancak sevgiyle yok edebilirsiniz...