Kızgın kumlardan, serin sulara...

A -
A +

Efendim gazetecilik gün geçtikçe gelişiyor... Eskiden sadece ekonomi, spor, istihbarat gibi muhabirlikler vardı... Yeni gazeteci tipleri türedi... Şöyle; Selülit muhabiri Selülit muhabirliği; kendi içinde "estetik, botox, yağ aldırma, burun kılı operasyonu" gibi dallara bölünür... Kolay bir iş gibi görünür ama bir kişinin üzerine birkaç kişi görevlendirilmelidir... Biri "Açıldı" diyecek, diğeri "Hangisi" diye soracak, öbürü "Gülben" eşgal verecek, biri de çekecek... Diyor ve güneşin kavurduğu sahil muhabirlerine geçiyoruz... Sahil muhabirleri Şöyle diyebilirim ki; bu tip muhabirlik hiç yapılacak iş değil... Ama meslek aşkı ağır basan gazetecilerden seçilen bir grup da bu işe bakar... Her haber bülteninin ortasına, cıvık cıvık, pardon cıvıl cıvıl görüntü serpiştirilir ki, renkli olsun... Haber değeri katmak için kamera yukarıya kaldırılır ve orman yangınına takılır... İnsan ve orman vasfının yitirildiği iki görüntü birleştirilir... Nöbetçi muhabir Yukarıdaki iki grup; nöbetçi muhabirlikten de sorumlu tutulur... Yalnız gece biraz daha uyanık olunmalıdır... Çünkü gündüz sahilde aralarından güneş yağı sızmayan insanlar, geceleri muhabirlerden köşe bucak kaçabilirler... Kaçmaları bizim işimize gelir, ama kaçarken görüntü şarttır... Arka sayfa muhabiri Şu yukarıdaki üçü var ya; onların gazete sayfasına yansıyanına "Arka sayfa güzeli muhabiri" denir... Ancak burada işi öyle "Bilmem kim yürek hoplattı" ile yırtamazsınız... Resimde önemli değil ama iyi bir senaryo lazım... Çünkü katalog çekimini yapan firma resmi çekiyor zaten. Sana; "Güzelliği genlerinde", "Mankenliğin kitabını yazdı", Naomi fırtınası" başlıklarının altını doldurmak kalıyor... MEÇKA ENGİN / BAYRAK KRİZİ Engin Abi eskiden fanatik bir G.Saraylı'ydı (Şimdi de öyle ya)... Maçlara gider, amigolarla takılır, her türlü olayın göbeğinde yer alırdı... Ali Sami Yen'deki bir F.Bahçe maçında, G.Saray'ın tribünlerinin üstünde yer alan bayrak direklerindeki sarı-lacivertli bayrağı indirmeye karar veriyorlar... Meçka Engin komando gibi direğe tırmanıyor ve büyük uğraşlar sonunda bayrağı söküp aşağı iniyor... Ayaklarını yere basınca polisi kendisini beklerken buluyor... Polis soruyor; "-Nerelisin sen?..." -Celaliye abi... "-Nereye bağlı?..." -Silivri tarafında... Meşhurdur aslında... "Yok onun için sormadım" diyor polis, "Bu bayrağı indirmek için direğin aldında ip var... Almak için yukarıya kadar tırmanan adamın nereli olduğunu öğrenmek için sordum"... GAPICI -İyi iletişim kurabilecek. -Hesabı kuvvetli olacak. -Sivil savunmayı bilecek. -Olaylara tarafsız ve dürüst bakacak. -Sır tutabilecek. -Araştırmayı ve gözlemi sevecek. -Sorumluluğu bilecek. -Hatasını kabul edecek. -Türkçe'yi güzel konuşacak. -Karşısındakini iyi anlayacak. -Anlamadığı konuyu uygun bir şekilde soracak. -İtirazı varsa nazik bir dille bildirecek. ... Ne genel müdürü?... Bunlar TSE'nin kapıcılara getirdiği standartlar... Eee... Avrupa Birliği kapısındayız...

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.