Erzurumlu tiyatrocular, "Kola Turka"nın Dadaş versiyonunu çekmiş... Ben daha önce metin halinde okumuştum ama görüntüsü kadar beğenmemiştim... Siz belki beğenirsiniz, bilmiyorum... ... İstanbul Etiler'de lüks bir barda entel görünümlü biri "Kola Dadaş" içmektedir... Arkadaşı elinde çantasıyla girer; -Merhaba Tunç, ne yapıyorsun?... "-Görmir misen oğlum, Kola Dadaş içirem..." -Neden böyle konuşuyorsun?... "-Ya neydim oğlum, senin gibi gırılim mi?..." -Peki... Bir kahve lütfen... "-Öteyin bir gız gördüm... İki saat takip ettim..." -Takip mi ettin?... Neden?... "-Sevirıh da oğlum... Takip de mi etmiyah?..." -Yaa... "-Cemal memal dediler, o da getti, ne olacah bu tahımın hali?..." -Cemal mi, takım mı?... "-Erzurumspor oğlum senin tahımın..." -Ben müsadenizle kalkayım... "-Bırah la... Dılloya bah... Benim masaya oturmuş, hesap veracah..." -Teşekkür ederim... Hoşça kal... "-Güle güle... Bene bah; anan selam söyle... Ellerinden öpirem..." son sözleri * "-Benim soyadım da Erdoğan... Ben de size Ahmet Necdet Sezer Abi diyebilir miyim?..." (Tayyip Erdoğan - Yılmaz Erdoğan'ın taktiğini uygulayınca) * "-İki kere ikinin beş ettiği kadar, CHP'nin bu seçimden kârlı çıktığına eminim..." (Deniz Baykal - Matematik bilmiyor diyenlere cevap verirken) * "-Yakın zamanda sevdiklerinizi üzmüşsünüz... Bir de yol gözüküyor size..." (Yaşlı kadın - Kuğulu parkta Baykal'ın el falına bakarken) * "-Çocuklar strese girmenize gerek yok... Ne de olsa iki ayaklı bir maç..." (Daum - Rize maçlarındaki tekrara kötü alıştığını anlatırken) * "-Düüüttt..." (Ali Aydın - Derbiden sonra çıktığı ilk maç...) Kim kimdir?.. Süleyman Demirel, Habertürk'ün Basın Kulübü programına katılarak, birçok konuda değerlendirme yaptı... Programın en güzel bölümü; isim verilip değerlendirme istenen bölümdü... Demirel isimlere göre şu ifadeleri kullandı: Mehmet Ağar: Gayretli inançlı bir kişi... Tansu Çiller: Benim yıldızım... Bülent Ecevit: Muhterem bir kişi. Sağlık durumunda afiyet dilerim... Necmettin Erbakan: Benim eski arkadaşım... Bana göre heder olmuş bir enerji ve zeka... Nazmiye Demirel: Benim her şeyim... Murat Demirel: Ne yapayım benim yeğenim... Cem Yılmaz ve Yılmaz Erdoğan: Kabiliyetli sanatçılar... Kemal Unakıtan: Çok tatlı... Ahmet Necdet Sezer: Görevini dikkatli yapmaya çalışıyor. Cem Uzan: Genç, dinamik, hareketli, güçlü bir arkadaş... Turgut Özal: Lokmasını bölüştüğüm, benim canım ciğerim... Rauf Denktaş: Kahraman... Nazlı Ilıcak: Fevkalade kabiliyetli... 28 Şubat: Çok muhteşem bir kriz... Aşk: İnsanoğlunun en önemli ihtiyaçlarından biri... Ama en güzel yorumu kendisi için yaptı; Süleyman Demirel; İyi bir vatandaş, iyi bir müslüman, iyi bir Türk... Ülkeme, ülkemin insanına aşık... Ömrünü ülkesine veren... Bunun boşa gitmediğini gören... temelin yeri Temel Brüksel'de eğitim ataşesiymiş... Yıllar sonra emekli olup, köyüne dönmüş... Onu amca oğlu Dursun karşılamış... Hoş beşten sonra Dursun; "-Amca oğlu gömleğin ne kadar şıkmış... Bir seninkine bak, bir benimkine..." Temel çıkarıp gömleği Dursun'a vermiş... Ertesi gün Dursun bahçede çalışırken Temel'e seslenmiş; "-Temel bu akşam çaya gel..." Temel çaya gitmiş ve koyulaşan muhabbet sırasında Dursun; "-Bugünkü tişörtün pek fiyakalıymış haa..." Temel'in gönlü yumuşamış ve çıkarıp tişörtü Dursun'a vermiş... Ertesi gün Dursun yine bahçede seslenmiş; "-Temel, benim atmacayla bıldırcın yakaladım, akşam gel yiyelim..." -Yok gelmem... "-Niye gelmezsin?..." -Üzerimde Fransa'dan aldığım ceket var...