Mallar geldi mi?...

A -
A +

"Sefaköy'de verdiğim adrese gideceksin... Tarif edeceğim arkadaş sana kapıya kadar eşlik edecek... Siyah ceketli, iri yapılı, bıyıkları sigaradan sararmış esmer bir adam... Elleri büyük, Ray Ban gözlükleri var, görev tamamlanınca tanımaz seni..." Buluşma noktasına gideceğim saat yaklaştıkça heyecan bastı... Yerimde duramıyordum, sigara üstüne sigara içiyordum... Bunu birçok kez yaptım ama, bu seferki iş büyüktü... Söylenen adrese gittim... Etrafta tarife uygun tipleri seçmeye çalışıyordum ki, bir el koluma girdi... Heyecanımı belli etmedim ve yavaş yavaş yürümeye başladık... "-Her şey çok güzel olacak" dedi... Bu parolaydı, hemen cevabı verdim; "O; sizin güzelliğiniz"... Pek konuşmadı... Sadece bana "Sağdan", "Soldan" diye gireceğimiz yolları önceden bildiriyordu... Bir sürü ara sokaklara girdik, sonunda kalabalık bir binanın önünde durduk... Garipseyen bakışlar arasında kapıyı açıp, içeriye girdik... Giriş kapısından 20 adım yürüyüp, bekçilik yapan adamın önünde durduk... Hiçbir şey konuşmadan, "Buyurun" dedi, "Patron sizi bekliyor..." İçeriye geçtik... Artık heyecandan terlediğimi hissedebiliyor, "Dönüş yok, ne olursa olsun" diye kendimi rahatlatmaya çalışıyordum... Orta boylu, gözlüklü, yapılı bir adamdı... Oturduğu masaya yakışıyordu... "-Buyurun, oturun" dedi nazikçe... Gösterdiği koltuğa oturduk... "-Sırrı bey, iyi dostumdur" dedi, "Nereden tanıyorsunuz Sırrı Bey'i?..." "-Bir dönem beraber çalışmıştık" dedim... "-Güzel... Bana bir dakika izin verin... Sonra telefon açtı; "-Kızım Kazım bey, benim oraya kadar gelsin..." Kapı açıldı, içeriye iri yarı bir adam girdi... -Beni istemişsiniz patron... "-Paralar geldi mi?..." -Evet patron... Sonra bana döndü; "-Sizinkinin son rakamı 1'di değil mi?..." -Evet dedim... "-Ömer Bey'e bir zahmet nemasını verin... Günü oldukça geçmiş zaten..." Nasıl sevindim bilemezsiniz... Bir tanıdık aracılığı ile, günlerdir uğraştığım "nema"mı bankadan almıştım... Nasıl Türk olunur? İlkokul dördüncü sınıflar için hazırlanan "Sosyal Bilgiler" kitabında ilginç bir değişikliğe gidildi... "Aile bireyleri arasındaki sevginin" anlatıldığı bölümde yer alan fotoğraf "Sarışın Türk olmaz" gerekçesi ile iptal edilip, yerine esmerlerin yer aldığı resim konuldu... Yayınevleri kitap hazırlarken şu notlara da dikkat etsin... Başka nasıl Türk olmaz...  Her GSM şebekesinden birer hattı olmayan Türk olmaz...  Kağıt paranın üzerine imzasını atmayan Türk olmaz...  Kredi kartının şifresini doğum tarihi olarak ayarlamayan Türk olmaz...  Kırmızı ışık yandığı anda daha çok gaza basıp, ışıkları geçtikten sonra dikiz aynasından sırıtmayan Türk olmaz...  Fatura sırasında bekleyenleri "Bir arkadaşıma bakıyorum" diyerek atlatıp içeri giremeyen Türk olmaz...  Otobüste yaşlı birini görünce uyuyor numarası yapmayan Türk olamaz...  Trafik kazası sonrasında, yola boşalan benzinden efkarlanıp sigara yakmayan Türk olamaz...  Sokak ortasında üç metre ötesine tüküremeyen Türk olmaz...  Dilek tutmak için gökkuşağının altından geçmeye çalışmayan Türk olmaz...  Dedesi ağa, paşa, bey olmayan Türk olamaz... Temel'in yeri ... Hemşehrileri Temel'e, -Çok ağır kanlısın, her şeyi ağır yapıyorsun... Hiç hızlı yaptığın bir şey yok mu?... "-Çabuk yoruluyorum..." Temel, kucağındaki bebekle eczaneye girmiş; "-Bebeği tartmak istiyorum..." -Efendim bebek tartımız bozuk... Onun için babalar bebeklerini kucağına alıp, büyük tartısına çıkıyorlar... Sonra bebeği kucağıma alıp babayı bir daha tartıyorum, aradaki farktan da bebeğin ağırlığını buluyorum... Temel, "Hay aksi" deyip kapıya doğru yürüyünce eczacı; -Ne oldu efendim?... "-Ben çocuğun babası değilim ki amcasıyım... Gidip babasını getireyim bari..." Bizimkiler H Beşiktaş'ın şampiyonluk kutlamalarında şöyle bir anons duyuldu, "Cep telefonu bulanların stad yönetimine müracaatı rica olunur"... Bilgehan'ınmış o telefon... H Tolga Abi kendi düğününe muhabir çantası ile geldi... Fotoğraf makinasını yanından hiç ayırmadı... Düğünde kendisinden başka herkesin resmi var... H Sabah çok yavaş araba kullanan ve personeli öğlen yemeğine zor yetiştiren servis şoförü değişti... H Geçen hafta bilgisayar sistemleri zaman zaman arıza yaptı... En çok şu kelime duyuldu, "Tuncaaay..." Daum'un ajandası...  Siyah-beyaz kıyafetler sandığa kaldırılacak... (Sakın atma... Ne olacağı belli değil...)  Aziz Yıldırım'a "Sayın Seba" dedim, ayıp oldu mu acaba?...  Başkanın gazetelere geçtiği faksı yanlış çeviren tercüman kovulacak... (Yıldırım'a teessüf edilecek)...  Sözleşmeye, kulüpten kovulunca da aynı törenin yapılması için madde koyulacak...

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.