Maslahatgüzar...

A -
A +

İstihbarat muhabirlerinin geceleri Dolmabahçe'de karargah kurduğu, bizim de onlara takıldığımız günlerdi... Acı bile geçmişte kalmışsa güzeldir ama, o günler bir başkaydı... İnönü Stadı'nın karşısındaki çay bahçesindeki herhangi bir geceyi anlatmaya kalksam, o geceye haksızlık edeceğim için, "mekan" konusunu geçelim... "Biz kötülerle yaşıyoruz" derdi Meydan gazetesinden Eray, "Çünkü bütün iyiler uykuda"... ... Merkezden ekiplere yapılan anonsu dinleyip polisten önce varırdık olay yerine çoğu kez... Bir keresinde, "Kahvehane taranmış" anonsunu duyunca Topkapı'daki bir kahveye girdik... Masadaki dört kişi de öldürülmüş, başları omuzlarına doğru düşmüş, iskambil desteleri hâlâ ellerindeydi... Dört gece muhabiri, adamların ellerinden kağıtları alıp, polis gelene kadar oyunu tamamlamıştı... ... Adalar'daki orman yangınını çekip sabaha karşı dönmüştük... O geceyi arazi olarak geçiren Eray, telefon açıp, "Vukuat var mı" diye sormuştu... Yangını anlattık, "İstersen fotoğraf verelim" dedik... "Gerek yok" dedi, "Arşivden bulurum bir tane"... Ertesi gün baktık, "Adalar kül oldu" başlığının fotoğrafına, "Florya Tren İstasyonu" tabelası var... ... Gece muhabirlerinin en belirgin özelliklerinden biridir, göreve geç geleni işletmek... Günaydın'dan Gökhan böyle bir satte gelince oltayı attılar, "İstanbul semalarında UFO'lar turladı, resimler çekildi" diye... Gazetede haber, "İnönü Stadı'nın üstünde garip cisimler görüldü" diye çıktı... İşleten muhabirlerin hepsi fırça yedi "Bu haber neden bizde yok" diye... ... Erol Taş'ın dâmadı Ferit Çiçek'in bir dönem "intihara teşebbüs" modası vardı... Aynı şov birkaç kez tekrarlanınca, iş çığırından çıkmıştı artık... Bir gün adam yine Boğaz Köprüsü'nün halatlarına tırmanmış, "Sıktı artık" diye kimse yerinden kalkmamıştı... "Gazeteciler gelmezse atlarım" diye tutturunca, polisler rica etti "Lütfen gelin" diye... Gittik olay yerine... İntiharkolik damat muhabirlere uzun süre baktı; "Star'dan Eyüp yok... Çabuk gelsin, atlarım yoksa..." ... Savaş Abi A Takımı'nın hazırlıklarını tamamlayıp, sabaha karşı sohbetin başını çekmeye gelir, biz de kelimenin tam anlamıyla, "muhabbetin terkisine otururduk"... Sanırım o zamanlar anlatmıştı "Maslahatgüzar" olayını... Bir gün genç muhabirlerinden biriyle büyükelçiliğe gitmiş... "Bak şimdi maslahatgüzarla görüşeceğiz" diye tembih etmiş içeriye girmeden... Adamla tanışmışlar, sohbet etmişler, Savaş Abi genç muhabire demiş ki, "Ben kareden çıkayım, sen bir röportaj yap"... Çocuk uzatmış mikrofonu; "Sayın Güzar..." diye başlamış sormaya... bizimkiler (Bizimkiler'in başından geçen yüzde yüz gerçek kazalar...) * İnci Abla'nın akşam haberlerine yetişmek için acele ederken kayarak düşmesi ve olaydan 10 dakika sonra, "buzlanmaya dikkat edin" haberini verirken gülümsemesi... * Dündar Abi'nin ayaklarıyla masadan destek alıp, geriye doğru yaslanması ve koltuğun tekerleklerinin kayması sonucu kafa üstü düşmesi... * Bilgehan'ın evinde röportaj yaptığı Harun Erdenay'ın resmini çekmesi ve flaştan rahatsız olan köpeğin sağ bacağını kapması... * Mehmet Akbal'ın üçüncü kattaki evinin merdivenlerinden düşüp zemin kata kadar yuvarlandığını söylemesi... (Olayın ilk kez 11:00 gibi geç saate denk gelmesi...) * Halit'in batarya üstüne zincir koyması ve kısa devreye sebep olup montunun önünü tutuşturması, kardan adama sarılıp söndürmesi... * Engin Abi'nin belini Mehmet Emin'e çiğnetmesi ve sırtının, bacaklarının, boynunun ve kollarının tutmaması... "Kötüye bir şey olmaz" tezinin yalanlanması... temelin yeri Hava akrobatlığına özenen bir adam, bunu denemeye karar vermiş... Bir paraşüt kursuna katıldıktan sonra ilk atlayışını yapmak üzere uçağa binmiş ve havalanmışlar... Üç bin metre yükseklikten atlayan adam, havada birkaç takla attıktan sonra paraşütün ipini çekmiş, ancak hiçbir şey olmamış... Yedek paraşütü denemiş ve yine bir şey yok... Hızla yere inmeye devam ediyormuş... O sırada aşağıda "kendisine doğru gelen" Temel'i görmüş... Temel yanından yukarı doğru çıkarken şaşkınlık ve ümitle bağırmış; -Heeey... Hava akrobasisi hakkında bir şey biliyor musun?... "-Hayııır... Peki sen gaz sobaları hakkında bir şey biliyor musun?..."

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.