Seçimlerden sonra yeni milletvekilleri kürsüye çıkıp "devletin varlığını ve bağımsızlığını" koruyacağına yemin edecek ve yeni bir dönem başlayacak... Diyoruz ki; bütün mesleklerde yapılsın bu uygulama... Kimse dönmesin sözünden.... Çaycı andı... Çayın her saat varlığına ve suyun kaynamışlığına, şekerin bölünmez bütünlüğünü, milletin damak zevkine göre fazladan vereceğime, bardağın, tabağın ve tezgahın temizliğine bağlı kalacağıma, yemek saatlerinde bile kazanın başından ayrılmayacağıma şirket çalışanları önünde and içerim... -Markaları bırakın arkadaşlar... Gazeteci andı... İzin günümde bile haber ve fotoğrafın varlığına, en zor haberleri bile Kıbrıs ve taşra baskılarına yetiştireceğime ve bu konuda çok hassas olacağıma, kalabalık ortamlarda diğer foto muhabirlerine omuz atma pahasına en güzel resmi çekeceğime, makinaya film takmayı unutmayacağıma ve olur olmaz yerlerden araç istemeyeceğime, yazıişleri müdürü ve şefin önünde and içerim... -Sağolun efendim... Berber andı... Müşterinin şeklini ve şemalini, suratın bölünmez bütünlüğünü, milletin kulak, burun ve boğazını koruyacağıma, imajın üstünlüğüne, saçı, sakalı ve lafı kısa kesme ilkesine bağlı kalacağıma, kel ve saçı olanı fiyat tarifesinde ayrı tutacağıma, saç kesiminden sonra sırtından aşağı inen kıllara engel olacağıma, esnaf ve sanatkarlar, berberler federasyonu başkanının önünde and içerim... -Şu sinekleri kov oğlum... Taksici andı... Yağmurlu havalarda bile taksinin varlığını inkar etmeyeceğime, beğenmediğim semtler çıkınca "karşının taksisiyim" demeyeceğime, sahil yolundan dolaştırıp, Sultançiftliği'ne gitmeyeceğime, müşterinin sigara içme hak ve özgürlüğünü elinden almayacağıma, tipini beğenmediğim adamın gözlerinin içine pis pis bakıp yoluma devam etmeyeceğime, yabancı ve yerli turistler önünde and içerim... -Goodbye abla... Futbolcu andı... Kulübün varlığı ve taraftarın sabırsızlığını, deplasmanda bile üç puanın bölünmez bütünlüğünü koruyacağıma, iki mücadelelerde pes edip hakemi aldatmaya yönelik hareket yapmayacağıma, bar çıkışı ve idman sonrası gazeteci dövmeyip yıldız olduktan sonra da sadakatten ayrılmayacağıma ama soyunma odasında konuşulanları da basına sızdırmayacağıma teknik kadro ve yönetim önünde and içerim... -İdman kaçta?... Taraftar andı... Tribünün varlığına, takımın hep destek ve tam desteğine, koltukları beraberlik ve yenilgide de koruyacağıma, valiliğin aldığı talimatlara sonuna kadar bağlı kalacağıma, küfürlü tezahürat yapmayacağıma, sahaya yabancı madde atmayacağıma, boş tribünler önünde and içerim... -Ölmeye... Ölmeye... Ölmeye geldiiik... Memur andı... Evrakın hiçbir eksiği ve gediği olmadığına, mesainin bölünmez bütünlüğüne, iş saatinde horlamayacağıma ve kafamı masadan koruyacağıma, şefin üstünlüğüne, toplumun huzur ve refahını sağlamak adına kafayı yemeyeceğime, "bugün git yarın gel" ülküsünden tamamen uzak duracağıma, tozlu saman kağıtlar önünde and içerim... -Vezneye gidin... Evlilik andı... Uzaktan kumandanın bölünmez bütünlüğünü, çocukların her istediğine "okey" deme hak ve hürriyetlerini koruyacağıma, evsahibinin üstünlüğüne, elektrik, su ve telefon faturalarına sadık kalacağıma, komşuların huzur ve refahını bozmak adına balkondan halı silkeleyip, kapı önüne çöp bırakmayacağıma, apartman sakinleri önünde and içerim... -Maç hangi kanalda?...