Nasıl gitsin?...

A -
A +

* Portekiz'deki starımız oraya nasıl gitsin?... a-Pala Remzi bıyığı ile... b-Osman Tamburacı bıyığı ile... c-Cemil İpekçi bıyığı ile... d-Fatih Ürek bıyığı ile... * Portekiz'deki starımız oraya nasıl gitsin?... a-Fısfıs İsmail'in dişleri ile... b-Erman Toroğlu'nun (yeni) dişleri ile... c-Seda Sayan'ın dişleri ile... d-İlyas Salman'ın dişleri ile... * Portekiz'deki starımız oraya nasıl gitsin?... a-Bavulunu toplayarak gitsin... b-Mahkemelik olarak gitsin... c-Alacağını isteyerek gitsin... d-Kovularak gitsin... * Starımız Gazanfer Özcan'dan başka oraya kiminle gitsin?... a-Kaptan Ümit'le gitsin... b-Ayşe Teyze ile gitsin... c-Özgür Kızla gitsin... d-Bonussimo Kadir Abi'yle gitsin... İtiraf Reyonu... (isim: serdar besler... şehir: burdur... yaş: 22...) Sizlerle ninemin başından geçmiş bir olayı paylaşmak istedim... Kendisinin de selamı var... Ninem daha 12-13 yaşlarında... O zamanlar hayvancılıkla uğraşıyorlar... Bir gün, öğleye doğru inekleri meraya bırakıp eve dönüyor. Ninem yola çıkıyor ama meraya ulaşması gün batımını buluyor... Yolda hava kararıyor ve hâlâ yürümeye devam ediyor. Bu sırada uzaklardan kendisine doğru yaklaşan bir şey görüyor... Göz alıcı bir ışık korkuyla saklanıyor ama o şey yaklaşmaya devam ediyor... Hemen koşuyor ve annesine haber veriyor; "-Ana, ana... Gözlerinden ateş çıkaran bir canavar hayvanlara saldırıyor..." Komşular hemen toplanıyor ve silahlarla meraya koşuyorlar. Olayın aslı sonradan anlaşılıyor ki; o gözlerinden ateş çıkaran canavar bir otomobilmiş... Eee... O zamanlar yollarda bu kadar çok canavar yoktu ne de olsa... (osoztutan@tg.com.tr itiraf edin, rezil edelim...) bizimkiler (Bizimkiler'in buluşları...) * Adnan Taşdizen: Kimse oturmasın diye serviste yanındaki koltuğa çantasını koymayı buldu... * Ahmet Demirbaş: Yazılar erken gelsin diye, 10 dakikada bir bütün yazarları ziyaret etmeyi buldu... * Dündar Batık: Masa telefonunun nerede olduğunu öğrenmek için yanındaki masadan kendi numarasını çevirmeyi buldu... * Bilgehan Can: Çaya simit batırmak yerine, simite çay dökmeyi buldu... * Emin Batırel: İzin günlerinde işe gelmeyi ve Beşiktaş yenilgilerinden sonra izin kullanmayı buldu... * Mehmet Canlı: Tuvalete düşen telefonu sopanın ucuna kaşık bağlayarak almayı buldu... temelin yeri Deliler hastanesinde bir gün taburcu sınavı düzenlenmiş, soruyu bilenlerin akıllı olduğuna kanaat edilip hastaneden gönderilecekmiş... Soru şu; "-İki kere iki 2x2=?..." Dursun "64" demiş... "Aaa olur mu" demiş doktor; "Söyle bakayım nereden buldun 64'ü?..." "Benim kendi yöntemlerimle hesapladığımda 64 çıkıyor sonuç" demiş ve kalmış sınıfta... İdris'e gelmiş sıra; "Çarşamba" demiş İdris... "Aaa" demiş doktor, "Çıldıracağım yaa... Peki sen nasıl buldun Çarşamba'yı?..." -Benim de kendi yöntemlerim var... Hesapladığımda Çarşamba çıkıyor... Sıra Temel'e gelmiş... Hiç düşünmeden "4" demiş Temel... "Aferim be" demiş doktor... Herkes de alkışlamış... Tam kapıdan çıkıp gidecek... Doktor; -Peki 4'ü nasıl buldun?... "Çok kolay" demiş Temel; "-Çarşamba'dan 64'ü çıkardım, 4 kaldı..." diyAlog (Levent Kırca ile orta yaşlı bayan bir hayranı arasındaki diyalog...) TEYZE: Geçen Sakıp Sabancı gelmişti, elini öpmüştüm... LEVENT KIRCA: Ooo... TEYZE: Şimdi sizin elinizi öpeceğim... LEVENT KIRCA: Yok yok yok... Aman çek elini üstümden... Rakamlarla İlişkiler (Borç isteyen arkadaşa nasıl cevap veriyoruz?...) % 25: Maaşı aldığım gün bitti, inan kuruş yok... % 25: Ben de Ercan'dan istedim, faturalar vardı... % 25: Sabah istesen vardı, başka birine verdim... % 25: Sen önce eski borçlarını öde... meçka engin Ömer, Faruk, Mahmut, Talha, Seyit, Fehim, Rümeysa, Nur ve... Mustafa Abi göreve giderken, izinli gününde olan Engin Abi'yle karşılaşmış... Engin Abi'nin elinde bir çocuk, Kuleli'de dalgın dalgın gidiyor... Arabayla yanaşıp, camı açarak sormuşlar; -Doktora mı gidiyorsunuz?... Gelin sizi bırakalım... "Yok be abi" demiş, "-Çocuğu karakola götürüyorum... Akşam telefon ettim, sabah getir dediler... Bırakıp eve gideceğim..." -Karakola mı bırakacaksın, niye?... "-Yahu sorma... Akşam çocuklar kapının önünde oynarken, haydi hepiniz eve dedim... Yemek yedik, televizyon seyrettik, yatarken bizim hanım farketti, 'Şu bizim değil' dedi... Komşulara sorduk, sahibi çıkmadı... Yenibosna Karakolu'na götürüyorum..." sanatik kritik "Gerçekte Çakır'la hiçbir benzer yanım yok... Ben evdeki örümceği bile bir kağıtla tutup dışarıya atıyorum..." (Oktay Kaynarca) politik kritik "Hayvan haklarının konuşulduğu dünyada elbette Iraklılar'a bu ve benzeri muameleler yapmak çok üzücüdür..." (Salih Kapusuz) sportik kritik "Ligin son sırasındaki takımına yenildik... Ama sonuncu takıma yenildik diye hakkımızın yenmesi gerekmiyor..." (Mircea Lucescu)

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.