Nerde bu devlet?..

A -
A +

Santralden telefonu ısrarla bana bağladılar... "Abi işim var, uğraştırmayın" falan diye sallamak istiyorum; "Senin işin bu" diyorlar ve adamla beni karşı karşıya bırakıyorlar; "-Alooo..." -Buyurun efendim... "-Ben bir şey soracaktım beyefendi..." Bugüne kadar "Beyefendi" ile başlayan bütün konuşmalar, fırça ile bittiği için tedirgin oluyorsunuz; -Beyefendi bunları siz mi yazdınız?... -Bu nasıl gazetecilik anlayışı beyefendi?... -Geçen bir beyefendi yazarımıza daha söyledim... Yumuşak tonda sordum; -Buyurun dinliyorum... "-Size karayolları raporları geliyor mu?... Trafik nerede sıkışık, hangi istikamet açık falan diye..." -Gazeteye geliyordur ama, bana gelmiyor... Siz nereye gideceksiniz?... "-Neresi sıkışıksa..." -Yanlış anladım galiba... Sıkışık olan yöne doğru mu gideceksiniz?... "-Evet... Yani en sıkışık yer neresiyse..." -Bizim eve doğru giden bütün yollar tıkalı... Marmara tarafı... Ama niye kendinizi cezalandıracaksınız ki?... "-Abi santraldeki arkadaşlara anlattım durumu... Ben köfte satıyorum... Neresi sıkışıksa oraya doğru gideceğim..." İtiraf hattı... (İsim: Zuhal... Yaş: 22... Şehir: Adana) 4-5 yaşlarındaydım daha... Deterjan reklamları olur ya Marc falan... Hani kadınlar deterjanlarla fayansları bir silmede parlatırlar, sonra da pembe pembe çiçekler açar ya... İşte ben onu gerçek zannederdim... Bir gün girdim banyoya, aldım elime bezi, doldurdum deterjanı kovaya, başladım silmeye... Siliyorum siliyorum, fayans bir türlü çiçek açmıyor... Sonra annem geldi, "Aman benim kızım temizlik yaparmış" diye beni sevmeye başladı... Taa ki; deterjanın yarıya indiğini görünceye kadar... (osoztutan@tg.com.tr itiraf edin rezil edelim) bizimkiler * Sırrı bir davete gitmiş... Vestiyere paltosunu çıkarıp içeriye girerken, kravatını da bırakmaya karar vermiş ve vestiyerdeki paltosunun cebine koymuş... Gece bitmiş ve çıkarken paltoyu giymiş, bakmış kravat yok... Yanlış giydim galiba diyerek paltoyu çıkarıp cebinde kravat olanı giymiş, bakmış palto onun değil... Göz göze geldiği görevli bakmış bakmış, "-Çeşidimiz bol abi, hangisini istersen..." *** * Muammer Yaşar, bir oyun için Muhsin Ertuğrul Tiyatrosu'na gitmiş... Gittiği görevi tam bilmediği için kalabalık içinde bir görevliyle konuşup, olayın ne olduğunu öğrenecek... "Bakar mısınız" demiş oradan olduğu belli olan adama, "Muhsin Bey burada mı?..." Adam süzmüş bunu ve "Abi biraz geç kaldınız" demiş, "-Kendisi buradaydı ama 25 sene önce ölünce gömülmek zorunda kaldı..." temelin yeri Dursun, yeni taşındığı mahallesinde okula gitmek için otobüs bekliyormuş... Otobüs karşıdan görününce el sallayıp bağırmaya başlamış, "Toför bey... Toför bey thur..." Şoför Temel, durağa gelince durmayıp devam etmiş... Son derece canı sıkılmış Dursun'un... Ertesi gün aynı saatte otobüs görününce annesinin eline verdiği bir bez parçasını sallayarak, "Toför bey... Tofoför bey... Thur, thur..." demiş... Yine durmadan geçmiş şoför Temel... Üçüncü gün artık yolun ortasında durup ellerini kollarını sallayıp, "Toför... Töför... Thur, thur..." demiş. Hızla yaklaşan otobüs kırılmadık kemiğini bırakmaksızın çarpmış çocuğa... Olay yerine gelen polis çocukcağızı ambulansa yerleştirmiş ve Temel'e; -Zavallı çocuğu gördüğün halde neden vurdun?... "-Tünlertir penle talka getiyor... Tayanamatım ettoluetteke..." Spor yazarı nedir?... Birbuçuk saat süren bir futbol karşılaşması hakkında günlerce konuşmayı becerebilen bir canlı türüdür... Gazete ve televizyon ortamlarında yaşayabilen bu canlı türü, reyting ve tirajla beslenir... TV'lerdeki spor tartışma programlarının en büyük toplumsal faydası; bayan izleyicilerin televizyon başından kalkıp bulaşık, temizlik, çocuk bakımı gibi ev işlerine vakit ayırabilmelerine imkan sağlamasıdır... Spor yazarlarının arasında mutlaka olması gereken yapay tartışmalar ise Karagöz-Hacivat geleneğinin güncel ortamlarda devam ettirme çabalarının güzel örneklerindendir. (Cemal Arısoy) sanatik kritik "Benim burnuma bakan, dönüp bir daha bakıyordu... Trafik kazasında böyle oldu..." (Bayhan Gürhan) politik kritik "Kıbrıs konusunda önce yola çıkmak zorundayız... Ancak yola çıkarsanız yol biter..." (Tayyip Erdoğan) sportik kritik "Şutlarımın şaşması garip... Kale direklerinde hata var... Cetvel şaşırır ben şaşırmam..." (Hooijdonk) TARAK Kalp hastalarının yüzde 15'i durumlarından habersizmiş... Tıp çok ilerledi... Sizin habersiz olduğunuz durumdan onların haberi var... ayaküstü Alman Bild Gazetesi, Amerika'da yapılan bir araştırmanın sonuçlarına dayanarak öpmenin sağlığa yararlarını ve sık öpüşenlerin daha uzun ömürlü olduğunu yazdı... Araştırmanın sonuçlarına göre öpmek; ... Stresi azaltıyor... Hıçkırığı kesiyor... Ciğerleri açıyor... Kasları çalıştırıyor... Kalori yaktırıyor... ... Hani "Bunca kriz atlattık, nasıl hâlâ sağlıklıyız" diye merak ediyorsanız; öpülmektendir efendim... Diyalog... Muhabir: Kırmızı kart pozisyonunda rakibe tekme attınız mı?... İbrahim: Ben pozisyona uzaktım, tam göremedim...

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.