No smoking...

A -
A +

UEFA; "Futbolun imajına zarar verdiği" gerekçesiyle, teknik direktöre saha içinde sigara içmeyi yasakladı... Bunun Türkiye'de uygulanması aşamasında bazı zorluklar yaşanacak tabii; * Bir kere, "Ben öyle bir uyarı görmedim" diye karara karşı çıkan teknik direktörler olacağından, tütün mamullerinin zararlarının önlenmesine dair kanun gereği kulübeye, "Burada sigara içmenin cezası 481 milyon 298 bin TL'dir" uyarısı asılacak... * Bu arada sigara yokluğunda, yenecek kuruyemişler için de kulübede uyarı levhaları yer alacaktır; "Kabuklu yemiş yemek yasaktır", "Yenlere çöp atmak yasaktır", "Buraya çöp döken..." türünden... * Türkiye'de en çok sigara içen teknik direktör olarak bilinen Fatih Terim, "Beni etkilemez... Zaten ligin yarısını tribünde geçiriyorum..." diyerek kararı normal karşılayacaktır... Daum bu tip kötü alışkanlıklar konusunda UEFA'ya destek verecektir... * Rakip taraftarlar, bu durumu lehlerine çevirmek için çalışmaya girecekler... Misal F.Bahçeli taraftarlar, G.Saray maçında Fatih Terim'in konsantrasyonunu bozmak için "Duman Avcıları" şarkısını söyleyecek... * Rakip tribünlerden Lucescu'nun önüne atılan ve Rumen hocanın içtiği imajını veren izmarit üzerine Luca, 2 maç ceza alacak... Lucescu bu haksızlık üzerine gerçekten sigaraya başlayacak... * Maça çıkmadan önce teknik direktörler gözlemci tarafından üst aramasından geçirilecektir muhtemelen... Tabii sahaya sigara paketi sokmanın yollarını bulan hocalar da olacaktır... "Terim'in sigarası Hakan Şükür'ün formasının altında" türünden maç notları da olacaktır... * "Dudak tiryakisiyim... Sadece ağzımda tutuyorum", "Merak etme, içime çekmiyorum" ve "Yardımcı anterönüm içiyor, ben dumanından faydalanıyorum" türünden itirazlar da olacaktır... * Soğuk havalarda ağızdan duman çıkması "Sigara mı içti" yorumlarına sebep olacak... Erman Hoca, görüntülere bakarak, "Hocam adam sigara içmemiş, yemiş yemiş... Vantus vardır ya..." gibi yorumlar yapacak... Fatih Altaylı da TEKEL'in özelleştirilmesinde geç kalındığına değinecek... Tebeşir Tozu... "Hiç kimse akıl almak istemez... İstedikleri sadece teyit edilmektir..." (Yohn Steinbeck) İtiraf reyonu (öz-gür... Yaş : 24... Cinsiyet: Erkek... Şehir: Ankara...) Minibüsle giderken kız arkadaşım ve kardeşi bindi... Beni farketmeden önümdeki koltuğa oturdular... Muziplik olsun diye arka koltuktan, ön koltuğa telefon açtım... Ben sürpriz yapmaya hazırlanırken, o telefon ekranını kardeşine gösterip, "Bu salak yine arıyor" demişti... Beni görüp utanmasın diye, birileri inerken ben de kendimi attım aşağıya... Bir gün ayrılırsam, bu olayı kullanırım diye saklarım hâlâ... Bizimkiler * Bilgehan Ülkerli yöneticiye sigara uzatmış... Adamın, "Ben Yeşilaycı'yım" demesine bir anlam verememiş... "Ne alakası var ki, ben de Adanalı'yım" diyor... * Ömer Abi, "Haydar Aliyev öldü, haberin var mı" haberini verince Engin Abi üzülmüş, "Yapma yaa... Yazık... Çok iyi liberoydu..." * G.Saraylı Serdar, Chelsea maçından sonra Beşiktaşlılar'dan bütün intikamlarını aldı; "Galatasaray'dan sonra Beşiktaş'ın da banka reklamı oldu... HASELBANK..." Sanatik kritik "Sahne ile televizyon farklı... Sahnede program yapınca bin kişiye rezil oluyordum... Şimdi 70 milyona rezil oluyorum..." (Serdar Ortaç) Politik kritik "Maalesef başkalarına hesap sormaya pek heveslidirler... Ama kendileri hesap vermeye hiç hazırlıklı değildirler..." (Deniz Baykal) Sportik kritik "Kimsenin canı isteyince oynama lüksü yoktur... Kimin oynayacağına ben karar veririm... Burası anaokulu değildir..." (Mircea Lucescu) Siz nasıl uygun görürseniz... Eskiden konaklarda dalkavuk bulundurmak adetmiş (Şimdi plazalarda olduğu gibi)... Konağın birinde bir gün bey demiş ki: "-Bir dalkavuk alacağım, filan gün imtihan var, sağa sola haber salınız..." Derken o gün gelmiş, kapının önünde dalkavuk adayları sıra olmuş. Biri içeri alınmış. Bey sormuş: "-Sen dalkavuk musun?..." -Evet efendim. "-Ama sen dalkavuğa hiç benzemiyorsun..." -Olur mu efendim?... Ben filan Bey'in yanında şu kadar, fişmekan Bey'in yanında da bu kadar sene dalkavuk olarak çalıştım. "-Olmadı, sen çık..." Derken ikinci, üçüncü... adaylar gelmiş, konuşma hep aynı, cevaplar hep aynı... Bey, dalkavuğunu bulamayacağını düşünmeye başlamış ki, içeri biri girmiş. Bey: "-Söyle bakalım sen dalkavuk musun?..." -Evet efendim... "-Ama sen dalkavuğa hiç benzemiyorsun..." -Hayır, hiç benzemem efendim... "-Dur bakayım, biraz da benziyorsun galiba..." -Evet efendim. Ben biraz da dalkavuğa benzerim... Bey hemen dışarı haber salmış: "-Tamam ben dalkavuğumu buldum...." Temelin yeri Kayserili'ler ve Lazlar savaşıyormuş... Kayserililer'in aklına bir fikir gelmiş. Demişler ki; "-Bu Lazlar'ın yarısı Temel, diğer yarısı da Dursun'dur..." Ve daha sonra savaşın ortasında bağırmaya başlamışlar: "-Temeeel... Temeeel..." Temel'ler kafalarını kaldırmışlar ve vurulmuşlar... Daha sonra yine; "-Dursuuun... Dursuuun..." Dursun'lar da kafalarını kaldırmış ve vurulmuş... Lazlar'dan çok az kişi kalmış ve onların da aklına bir fikir gelmiş. Ve bağırmışlar; "-Yerde para buldum bu kimiiiin?..." Bütün Kayserililer kafalarını kaldırmış ve vurulmuşlar... Ayaküstü UEFA'nın düzenlediği; "Son 50 yılın en büyük 50 futbolcusu" anketinde Türk futbolcusu yok... Neden yok?... Çünkü onlar da biliyor, bu konularda birbirimizi çok tuttuğumuzu... Avrupa'daki gurbetçilerimizin de desteğiyle ilk 10'a dokuz futbolcu sokacağımızı... ...Ve yazık olacağını; Pele'ye Platini'ye, Maradona'ya... Bugünün buluşu İlk kez birinin üstünden geçilince, "Boyum kısa kalacak" endişesi yaşandı ve geri atlatıldı... (14.12.1972) BARBİE Boşanan çiftler, oyuncak satışını katlamış... Evliliği beceremeyenler, evcilik oynamaya başlıyor...

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.