Olsa dükkan senin...

A -
A +

Bursa Aktif Genç İşadamları Derneği'nin "BUGİAD Aktivite Bülteni" adlı dergisinde, "Ödemede ipe un sermenin yolları" öğretiliyor!.. Ödeme yapmak istemeyen firmalar için ideal bahaneler; * Bu hafta ödeme yok... * Kimseye ödeme yapmadık ki... * Muhasebecimiz bugün yok, gelince bi bakarız... * Elimizde size uygun bir şey (çek) yok, gelince ararız... * Çocuklar tahsilata çıktı, hele gelsinler bakarız... * Aaa... Çek karnemiz kalmamış... * Faturalarınız henüz gelmedi... * Bazı mallarda hatalar var... * Biz çeklere çift imza atarız, ikinci imza yok... * Bu hafta çok yüklü bir ödeme yaptık onun için... * Bu hafta işler çok durgun tahsilat yok... * Malları sattık ama ödemesini aldık mı ki... * Biraz sıkışığız da... * Aaa... Sizi unuttuk tüh... * Havalar yağışlı gitti de... * Sizin ödemeyi postaya vermiş olmamız lazım... * İnanmazsın kasanın anahtarı evde kalmış... * Siz gidin biz yollarız... * Sizi önümüzdeki haftanın programına almıştık... * Haftaya doğru yüklü ödeme yaparız dedik onun için... * Bizde büyük meblağlı çek var size uymaz... * Aramızda kalsın biz mülk almıştık da... * Patron biraz nezle olmuş... * Beni es geç... * Karar verdik artık çek imzalamıyoruz... * Patron Avrupa'da bir ay sonra gelecek. * Kaç haftadır veriyoruz, bu hafta da almayın... * Biliyorsun bizde ödemeler Salı'dan Salı'ya yapılır... * Peşin fiyatını söyleyin de haftaya nakit kapatalım. * Faturalarınızda adres hataları var, onu bir düzeltin de... * İyi ki geldin, bi yüz milyon borç versene... * Arkadaş çekleri kiralık kasaya koymuş... * Doğrusu bu hafta sizi beklemiyorduk... * İnanın herkese ödeme yaptık bir siz kaldınız... * Biz sizden mal mı almışız?... * Akreditiflerimizde virgül hatası varmış, henüz çözülemedi. * Beni gördüğünü patronuna söyleme... * Vadeli hesabımın zamanı gelince öderim... * Bu hafta beş milyarlık karşılıksız çek ödedim. * Kasa anahtarı patronda... bizimkiler * Geçen gün Matthaeus röportajında Alman hocanın hatıra olarak gazetemizi imzaladığı fotoğrafı kullanmıştık... Ömer Faruk Abi; gazeteyi alıp, fotoğrafı görünce sinirlenmiş; "-Kim çizdi bu gazeteyi sabah sabah..." * TGRT Program'dan Kudret ve birkaç arkadaş, Ümraniye'de... Çok acıkınca; "İşimizi halledene kadar pideciye sipariş verelim, yapana kadar geliriz" demişler... Kudret telefonu çıkarmış; "Buradan ararken 0 216'yı mı çeviriyorduk beyler?..." Herkesin sabırsızlıkla beklediği çaycı Hasan'ın düğün tarihi belli oldu... -Hasan düğün ne zaman?... "-Abi Boyabat Panayırı'ndan hemen sonra..." temelin yeri Çavuş Temel, acemi askerlere nöbet tutma yöntemini öğretiyormuş... Yalnız biraz kekemeymiş; "-Ka.. ka.. karanlıkta.. bir.. bir.. biri ya.. yaklaşırsa... "du.. du.. dur... ki.. ki... kim o..." di... diye bağırırsınız... Dur... durmazsa... bir... bir kere da... daha ba.. bağırırsınız... Ge... gene du... durmazsaa... a... ateş e... eder... edersiniz... Ya... yalnız... ço.. ço... çok a... a... acele etmeyin... Be.. belki ge... gelen benim..." Temel'in evi yanmış... Komşusu koşarak yanına gelmiş; "-Koş Temel, evin yanıyor..." Temel sakince cevap vermiş: "-Ev işlerine karım bakıyor." Polisler Temel'i bizim gazetenin yakınlarında Rambo bıçağı ile yakalamış... "-Sen kimsin" diye sormuşlar. "-Temel'im" demiş... Yeniden sormuşlar: -Bu koca bıçağı niçin taşıyorsun?... "-Şu elimde gördüğünüz gazetedeki yanlışları kazımak için..." -Hiç bununla yanlış kazınır mı?... "-Bazen öyle yanlışlar oluyor ki, bu bile az geliyor..."

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.