Bir keresinde ana haber bülteninde seyretmiştim de "yuh" demiştim, "bunlarla mı gireceğiz Avrupa Birliği'ne?..." "Bunlarla" dediğim kimler biliyor musunuz? Köprü ve otoyol gişelerinde arabasının plakasını söken, minibüsün bagajından plakayı montu ile kapatan, kamyonun plakasına bez asanlar... Dün bir haber geldi ki; Seren Serengil de bu "küçük hortumcu"ların içindeymiş... 15 kez jipinin arka plakasını sökerek OGS gişelerinden kaçak girmiş... Ön plakayı sökmeyi akıl edemediği için kameralara yakalanmış... "Böyle büyük bir sanatçı nasıl..." diye bir yazı bekliyorsanız, çok beklersiniz... Beni Seren Serengil olması hiç ilgilendirmiyor... Asıl ilgilendiğim nokta, 185 milyarlık jiple nasıl?.. Gişeye vereceği para; yediği 452 milyonluk cezayı ödemeye gideceği kadar benzin parası etmez bile... T2 model Hummer jipe binen "herhangi biri" neden böyle bir şey yapar?... Bir keresinde de "Zevk için hırsızlık yapanlar"ın haberlerini seyretmiştim ana haber bülteninde... İhtiyacı olmadığı halde çalmaktan zevk alan hırsızlar... Nasıl? Böyle bir şey mi?.. meçka engin Marmara'daki kendi evine taşındığı zaman bir tane de akvaryum almıştı... O dönem hiçbir şeye ilgi duymadığı kadar balıklarla ilgileniyordu... Herkese de öneriyordu, "Günün yorgunluğunu balıkların çıkardığı baloncuklarla atıyorum" diye... Bir insanın akvaryumla ilgili hatırası olur mu?... Engin Abi, askerlik anıları gibi her gün neler yaptığını anlatıyordu bize... Bir gün, "Balıklar ışıkta daha hareketli oluyor" dedi, "Ben bunu bilmiyordum"... Akvaryumun üstüne bir tane flüorasan bağlamış... Balıklar ışıkta bir o yana, bir bu yana fink atıyor... Fakat bir süre sonra balıkların tamamı ölmüş... Yenilerini almış, yine hepsi dopingli gibi koşuşuyor, ama birkaç gün sonra yine ölüyor... Işık olayının yalan olduğuna inanmış ve flüorasanı çıkarmış ancak balıkların telef olması bitmemiş... Masraf azalsın diye bir tane, iki tane balık alıyor; ışıklı, ışıksız deneylerin hepsi boş çıkıyor... Bu arada alış veriş yaptığı Avcılar'daki dükkanla da iyice samimi oluyor ve adam bir gün "Getir kontrol edelim" diyor... Skandal da bu kontrolden sonra patlak veriyor... Meğer Engin Abi, flüorasanı bağlarken kablo elektrik kaçırıyormuş... bizimkiler (İhlas Medya Cup grup maçlarından notlar...) * Komite Başkanı Hasan Sarıçiçek, turnuvada dedikodu çıkmasını engellemek için bir dizi çalışma başlattı... Bütün kaptanları toplayan Sarıçiçek, "Bir yemekhaneci, rakiplerinden birine fişsiz yemek veriyorsa, bunu şike sayarım, herkes ayağını denk alsın" dedi... * Başkan Yardımcısı Metin Öğütçü, sponsorluk problemini aştıklarını ve Kristal Cola ile iki yıllığına daha anlaşma imzaladıklarını söyledi... Öğütçü, holdingin yanındaki Huzur Büfe'nin teklifini, Lotto turnuvasında değerlendireceklerini belirtti... * Geçen yılın şampiyonu İhlas Finans, bu yıl da çıktığı bütün grup maçlarını kazandı... Diğer takımların tek isteği, İrfan Abi'nin yurtdışı gezilerine biran önce çıkması... * İlk maçında bir düzine gol yiyen Sistem Destek takımının golcü futbolcusu Ercan Yıldız'ın, maç biterken "Biz hangi takımla oynuyoruz" demesi ilginç karşılandı... * Bugüne kadar Yazıişleri'nin takımını desteklemeye gelen G.Saray'ın amigosu Şenol, profesyonel bir taraftar olduğunu ve yemeği kim ısmarlarsa onu tutabileceğini ifade etti...