Süleyman Demirel; "-Güya seçim yasası değişmiş, önümüzdeki dönem Başbakanlık yapacak kişi BBG evinden çıkacakmış... Ben de adaylardan biriyim... Herkes bana '05-Süleyman' diyor... Alkışlar malkışlar, posterler mosterler, afişler mafişler... Öykü beni içeriye alıyor... Bölgelerden gelen oylar sayesinde ezici bir üstünlükle birinci oluyorum... Devamını görmek istemediğim için uyanıyorum..." Yorumu; Doğa Bey'le tanışacaksınız... Tayyip Erdoğan; "-Rüyamda ben yine Başbakanım... Hem de futbolcuyum ama... Hükümet İdman Yurdu diye bir takımımız var... O haftaki rakibimiz İşçi Gücü... İnanmazsınız, maçın 89'uncu dakikasına kadar gol olmuyor... Son dakikada ben sahneye çıkıyorum ve maçı kazanıyoruz... Tabelada; Hükümet İdman Yurdu: 1 - İşçi Gücü: 0 yazıyor..." Yorumu; Yüzde 5'ten fazla olmaz... Bülent Ecevit; "-Bütün ulus bizim dönemimizi arar olmuş... Halk her yerde 'Karaoğlan' diye bağırdıp, eylem yapıyor... Ben yeniden saçlarımı boyatıp meydanlara iniyorum (Rüyada iniyorum ama, Rahşan'la iniyoruzdur herhalde)... Uyandığımda her tarafım tir tir titriyordu... İki sene oldu hâlâ etkisindeyim..." Yorumu; Mobilize günler sizi bekliyor... Aziz Yıldırım; "-Çok yorgun olduğum için erken saatte uyumuşum... Rüya görüyorum ama, rüyamda da rüya görüyorum... Yani Fener'in şampiyon olduğunu rüyamda görüyorum, gördüğümün rüya olduğunu rüyamda biliyorum... Öyle bir durum yani... Sonra rüyadan uyanıyorum... Uyandığım rüyadan da uyanınca sabah oluyor zaten..." Yorum; Yine işin içinden çıkamayacaksınız... İbrahim Tatlıses; "-Rüyamda öyle bir laf ediyorum ki, yarışma programlarında soru olarak çıkıyor... 'Urfa'da bar vardı da biz mi eğlenmedik' diyorum... Sonra bütün Urfa'ya bar açıyorum; Aso Bar, Deryo Bar, Ayşo Bar... Halbuki ben eğitimden yana olan bir insanım... Bütün öğretmenlere saygı duyuyorum..." Yorumu; Memleketinizden haber alacaksınız... Reha Muhtar; "-Rüyamda eğitici bir programın yapımcısı ve sunucusuyum... Ama program nasıl biliyor musunuz; profesörler, dekanlar, uzman görüşleri... Faydalanacak bütün insanlar, Türkiye'nin bütün aydınları orada... Hepsine eşit söz hakkı veriyorum, gayet düzeyli bir program oluyor... Reyting raporları gelince bir bakıyoruz ki, tek kişi seyretmiş... Eve gidince televizyonu açık unuttuğumu görüyorum... Kâbus gibiydi inanın..." Yorumu; Üstünüz açık uyumuşsunuz... Pınar Altuğ; "-Çocuklar Duymasın setinden kovulmuşum... Sunduğum yemek programı için stüdyoya girince de kaynar suyu başımdan aşağı boşaltıyorlarmış... Sokağa çıkınca herkes bana tepki gösteriyor, yuhalıyormuş... Yürürken yukarıdan kafama saksı atıyorlarmış... Bir de askerlik düşmüş... Rüyamda bile gözüme hiç uyku girmiyormuş..." Yorumu; Rüyaların tersi çıkar... TEMEL'İN YERİ Adam zilzurna sarhoş apartmana girmiş... Kapıcı Temel durumu anlamış ve adamın koluna girmiş... Merdivenlerden çıkarak asansörün kapısını açıp bindirmiş... Aşağı inince bakmış, kapıda bir adam daha... Temel aynı şeyleri tekrarlamış... Aşağı inince bir bakmış, bir adam daha... "Herhalde arkadaşıdır" diye onu da yukarıya çıkarmış... Merdivenlerden çıkarken adam dayanamamış; "-Yahu hemşerim, niye beni durmadan asansör boşluğundan atıyorsun?..." Temel, karısı ile çocuklarını almış ve ilk kez hayvanat bahçesine götürmüş... Bir kafesin önünde durmuşlar, Temel rehberlik ederek anlatmaya başlamış; "-Bakın uşaklar; bu aslan... Ormanların kralıdır... Kim bilir şimdiye kadar neler yapmıştır?... Bir dili olsa da konuşsa, neler anlatırdı?..." Kulak misafiri olan hayvan bakıcısı söze girmiş; "-Herhalde ilk olarak, kırk yıllık geyiğe aslan diyen bu adam kim diye sorardı?..." MEÇKA ENGİN ........... Fatih'te otururken, maçta kendini sakatlayan büyük oğlu Ömer'i kucaklayıp, Vakıf Gureba Hastanesi'ne götürmüş... Yapılan tetkiklerden sonra çocuğun ayağında önemli bir şey olmadığı, sadece burkulduğu anlaşılmış... Hekim Engin Abi'yi çağırmış ve bilgilendirmiş; "-Çocuğa voltaren pomat yazıyorum. Günde üç kez yedire yedire sürün" demiş... Aradan bir hafta geçmiş; Engin Abi kucağında çocukla yine hastaneye dayanmış... Ömer'in ayağı davul gibi şişmiş, suratı da mosmor kesilmiş... "Doktor bey" diye söylenmiş Meçka Engin, "Siz bir şeyi yok dediniz ama bu çocuğun ayağı kırık"... Doktor şaşırıp kalmış... Ayakta bir şey olmadığını biliyor, merak içinde soruruyor; -Verdiğim merhemi ne yaptınız?... "-Doktor bey, sizin dediğiniz gibi günde üç öğün ekmeğin üstüne sürdük yedirdik, sürdük yedirdik... Hatta yemek istemedi, döve döve yedirdik... Yine de inmedi şişi... Ne yapsak bilmiyorum ki?..." BİZİMKİLER ............. H Dündar Abi'nin evine hırsız dadanmış... Çok kızdı, "Hırsızla benim ayakkabı numaram aynı galiba... Binada bir sürü daire var, sadece benimkileri çalıyor..." H Birinci katta çay 200 bin lira olmuş... Bizim Ercan'ın henüz haberi yok... H Müşfik Abi, hatırasını anlatıyor; "1978'de TRT ilk kez renkli film oynatacak... Günler öncesinden de anons yapıyorlar... Filmin başlama saati geldi, televizyonun başına toplandık... Bir baktık siyah-beyaz oynuyor... Meğer renkli televizyon almak lazımmış..." BUGÜNÜN BULUŞLARI ........... H İlk kez kolunda saat olmayan birine saat sorulunca, "Eti kemik geçiyor" esprisi yapıldı... (02.07.1954) H İlk kez tiki olan birinin karşısında şeftali, limon, erik, yendi... (02.07.1957)