"-Yasalarla birlikte sayısal da çıkmadı... Bu hükümetin bize kazandırdığı bir şey yok..." (Deniz Baykal - Her şey birden hallolsun isterken...) *** "-Seren Serengil'in patentini Türk Patent Enstitüsü'nden aldım, onun beni bırakması mümkün değil..." (Cengiz İmren - Sahiplenme olayını abartınca...) *** "-Yeliz'ciğim, Savaş Ay ben... Bu hafta okuyucuların aydınlanması açısından seninle bir röportaj yapmak istiyorum..." (Savaş Ay - Ölmeden önceki son röportaj teklifi...) *** "-Hande'ciğim çekmeyi düşündüğümüz dizi için bir sözleşme yapmamız gerekiyor... Şurayı imzalar mısın..." (Sinan Çetin - Hande Ataizi'ne sözleşme lafını edince...) *** "-Petek'ciğim evet aldattım ama şu anda üzerimde o kadar nakit yok... Senet yapsak..." (Can Tanrıyar - Evlendikten sonraki ilk işinde...) bizimkiler (Konu tuttu, devam ediyoruz... Gazeteci olmasalardı ne olurlardı - 2...) * Yılmaz Akay: Bebelere baloncu... * Ö.Faruk Ünal: Belediye Başkanı... * Sırrı Önür: İkinci el cep telefoncu... * Gültekin Kaya: Sıhhi Tesisatçı * Hasan Özaydın: Dönerci... * Turgay Sakarya: Poğaçacı... * Fatih Selek: Kaşağı Operatörü... * Hasan Ali: Mutemed... * Serdar Bingöl: Mecnun... * Hüseyin Köksal: Personel Müdürü... * Yusuf Elrizeli: Bekarlık Sultanı... * Hüseyin Gültekin: Bebek bakıcısı... (Dahili: 3033) diyAlog (Savaş Abi'nin bu haftaki evlere şenlik konuğu Esra Eron...) SAVAŞ AY: Samsun'a niye yolluyor onu Vahdettin?... ESRA ERON: Oradaki halk ayaklanmış çünkü... (El çırpıp sevinerek) Buldum ohh... "Samsun'daki halk ayaklanmış... Git ayaklanmayı bastır" diyor... SAVAŞ AY: Nasıl gidiyor Atatürk oraya?... ESRA ERON: Trenle gidiyor... SAVAŞ AY: Ühüüüüüüü... *** SAVAŞ AY: Bir devlet başkanı vardı hani Irak'ın. Kaçtı, saklandı, yakaladılar hani. Diktatördü, asıp kesiyordu. Hani heykellerini yıktılar, terlikle dövdüler... ESRA ERON: Terlikle mi?... Valla bilmiyorum... Atsam da tutmaz... Depresyondaydım ya bir dönem, ona denk geldi herhalde... temelin yeri Polis aşırı hız yaptığı için Temel'i durdurmuş... "-Ehliyet ve ruhsat lütfen..." Temel sinirlenmiş; "-Yahu kardeşim siz polislerin de birbirinizden haberi yok... Bir gün önce aldığınız ehliyeti bir gün sonra yine soruyor-sunuz..."