Takımına göre 'büyü'ler...

A -
A +

G. Saray büyüsü... Hakan Şükür'ün ikinci yarıda kaçırdığı herhangi bir pozisyonda, Hagi'nin yolduğu bir tutam saç alınır... Büyükçe bir kavanozda, Hasan Şaş'tan doping testi için alınan idrarla karıştırılıp sahaya serpilir... Olimpiyat Stadı'nın çimlerinden de en az bir karış kesilip Ali Sami Yen'in herhangi bir yerine eklenirse büyü tamam olur... Buna "Stad büyüsü" denir ki; etkisi bir sezon süre ile devam eder... Beşiktaş büyüsü... Del Bosque'un İstanbul'a geliş bileti, Beşiktaş Kulübü'nün giriş kapısındaki tuğlaların altına gömülür... Carew'e de Laila'nın anahtarı verilir... Çok dikkat edilmesi gereken bir büyüdür ki; ters tepip uyuyan Kartal'ı uyandırabilir... İnönü Stadı'nın yapımında çalışan ve bitmemesi için elinden geleni yapan Fenerli ustalara, rengi yeşil olan paralardan da verilince büyü tamam olur... Trabzon büyüsü... Gökdeniz'in Fener'le yaptığı transfer görüşmelerinin kasetleri, stad hoparlöründen seyirciye dinletilir... Ardından Yattara memleketinden dönerken uçağın tehir yapması sağlanır... Yönetimin kestiği cezalar, futbolcuların aldığı primleri geçti mi bu iş tamamdır... Fatih Tekke için yapılacak pek bir şey yoktur ki; onun da uğraşları Fener'i şampiyonluktan etmeye yetmez... diyAlog (Bir Savaş Ay klasiği... Daha doğrusu manken klasiği...) SAVAŞ AY: Hobilerin ne senin?... TUBA ALTINTOP: Şiir yazarım... SAVAŞ AY: Kim var sevdiğin şair?... TUBA ALTINTOP: Fahir Atakoğlu... Yok yok o değil... Ataoğlu... Bir şey Ataoğlu... SAVAŞ AY: Ataol Berhamoğlu mu?... TUBA ALTINTOP: O işte... En kötü meslekler... -Teoman'a şarkı sözü yazarı olmak... -Putin görevdeyken Rusya'da vatandaş olmak... -Okan Bayülgen'e ağda sorumlusu olmak... -Fakir olup da Çağla'ya sevgili olmak... -Ebru Şallı'ya bebek olmak... -Tuğba Altıntop'un ayrıldığı eşi olmak... -Savaş Ay'ın karşısında manken olmak... -Türkiye'de AB'ye uyumlu olmak... sağdan - soldan... (Aksaray ışıklarda Halime Koçak'ın sarı Megane camında gördüğü not...) "-Metroseksüel erkekten satılık araba... 0 532 .. ..) *** (Sakarya'daki bir kasetçi afişi... Burhan Doğancan şahit olmuş...) "-Tarkan'dan daha çok satan Cimilli İbo... Çıktı... Aldınız mı?..." *** (Avcılar 'Karadeniz Taşfırın Ekmek Fabrikası'ndaki duyuru Serkan'dan...) "-Ramazan pidesi için kartlı sistem uygulamamız başladı... Sıra beklemeyiniz..." Hayata dair... İnsanlar bir sorunla karşılaşmaktan o kadar korkarlar ki; o sorunun neler getireceğine odaklanmazlar... Belki de o kadar kötü değildir... Tam şu anda nerde durduğuna bak, sonra da nereye doğru gittiğini düşün... Bunu yaptığında korkunun buzları eriyecek... Umudun gün ışığı ise parlamaya başlayacak... Hayatta adım adım yürü... En büyük acıları bile yenmek mümkündür... En tatlı meyveler; Arkadaşlık bağından toplanır... Gerçekten inandığın, güvenebileceğin insanları bulursan. Onları sakın bırakma... Unutma... Yansıttığın ışık kadar iyisin... - Laura Rooney - bizimkiler (Kafeteryadaki günlük konuşmaları...) DÜNDAR ABİ: Ahmet Abi arabanın camını parçalayıp teybi almışlar... AHMET ABİ: Sorma yaa... DÜNDAR ABİ: Teybin kaskosu var mıydı abi?... ... CEM: Rusya'daki rehinelerin hepsi kız çocuklar mı?... TURGAY ABİ: Yoo... Karışık, niye sordun?... CEM: Ne bileyim?... Erkek olsa rehin olurdu, rehine kızlara demiyorlar mı?... ... MİSAFİR: Oğuz Abi nasılsın?... Türkiye gazetesinde karikatürlerin yayınlanıyormuş doğru mu?... OĞUZ ABİ: Evet doğru... MİSAFİR: O zaman bulmacada niye fotoğrafın çıkmıyor?... ... YUNUS EMRE: Yusuf Abi evlilik nasıl bir şey?... YUSUF ABİ: Erkekler bıktığı için evlenir, kadınlar merak ettiği için... Ama ikisi de hayal kırıklığına uğrar... Tebeşir Tozu... "Hayatı bir rüyaya benzetenler haklıydılar... Uyanıkken uyuruz ve uyurken uyanığız..." (Montaigne) Bugünün buluşu -İlk kez bir filmde, delilik alameti olarak kafaya huni geçirildi... (06.09.1976) Rakamlarla Maddiyat (Türkiye'de en çok "finans"al kaynak sağlayan kavga hangisidir?...) % 1: Hıncal Uluç'la Sezen Aksu'nun "zalim" kavgası... % 4: Nurgül Yeşilçay'la Cem Özer'in "işkembe" kavgası... % 7: Tarkan'la Mustafa Sandal'ın "beste" kavgası... % 88: Mehmet Ali Erbil'le Hülya Avşar'ın "kart-finans" kavgası... temelin yeri İngiliz, Fransız ve bizim Temel, "yazı ve konuşma dili arasındaki farklar" üzerine söyleşiyorlarmış; "Bizim işimiz çok zordur" demiş İngiliz; "-Mesela biz 'Bir-Mig-Ham' diye yazarız, ama 'Bör-Min-Gim' diye okuruz..." "O da bir şey mi" demiş Fransız; "-Biz 'Borde-aux' yazar, 'Bordo' diye okuruz..." "Uyyy... Siz ne diyorsunuz" diye söze atılmış Temel; "-Biz, 'acaba ne demek istiyorsunuz' diye yazarız... Ama konuşurken kısaca 'HA' deriz... ...gündemin kırıntıları... Günlük tutmak stresi önlüyormuş... Bakın kadın yazarlara, ne kadar "geniş"-ler... Şifa Yemek Öğle Menüsü; Dalyan Köfte... Salata... Soslu Makarna... Yoğurt...

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.