Tamam ama neden?..

A -
A +

"Bilgi Edinme Yasası" nihayet yürürlüğe girdi... Artık her vatandaş, "sır" nitelikli olanlar hariç, istediği bilgiye ulaşabilecek... Çok yakında müracaatımı yapıp, şu bilgileri edineceğim; -Sanatçılar neden "gizlice" evlenir?... Bir huzursuzluk çıkarsa "kimsenin haberi olmadan boşanırız" dışında bir amaç taşıyabilir mi?... Peki bunu 4 kez bağıra bağıra evlenen Seda Sayan neden yapmış olabilir?... Bilinen 4'ten başka gizlice evlenilmiş, boşanılmışlıklar olmuş mudur?... -Kıbrıs'ta "kardeşçe" yaşamaya eyvallah... Ama düzenleme nasıl olacak?... Kim ağabey, kim kardeş olacak?... A-4 birinci hamur 9 bin sayfa ve 62 kiloluk "kardeşlik türküsü"nün içinde bu konu ayrıntılı bir şekilde yer alıyor mu?... -Bu dönemin şarkılarında konuşma dili ile yazım dilinin karışması tesadüf müdür?.. Bu tip şarkıların yer aldığı kasetlerin daha çok mu sattığı tesbit edilmiştir?.. "Ayağını yerden kescem senin" neden okunduğu gibi yazılmaktadır?... Dikkat ederseniz "Sarılmandan bellü, kırcan mı belümü" konusuna örnek vermiyorum bile... -Yarışma programlarında jürinin ağlama mantığı nedir?... "Jüri de bir insandır" imajı mı verilmektedir?... Ayılıp bayılanlar, ağlayanlardan daha mı bir insancıl mıdır?.. Yoksa gözyaşıyla desteklenesi aday mı işaret edilmektedir?... Star olacakların kilo, burun, vukuat konularının neden ön planda olduğunu sormuyorum bile... -Fatih Ürekler'den, Artolar'dan, Yıldolar'dan bıkmış bir halkın elinde sadece "Kadir İnanır" kalmışken, neden o da reklam ve film yoluyla bozulmaya çalışılmaktadır?... "Komiser Şekspir Kadir" ve "Bonus Kafa Kadir"le nasıl bir mesaj verilmek istenmektedir?... -Kanuni hakkımı kullanıp, bu bilgileri edinmek istiyorum... Dikkat ederseniz, "Sarışın Kadir"e değinmiyorum bile... Son sözleri... "-Kıbrıs halkının, 'hayır'a evet' kampanyasında kafası karışmıştır... O yüzden böyle bir sonuç çıkmıştır..." (Rauf Dektaş - Seçim sonuçlarını değerlendirirken...) ... "-Aaa Ediz Abi... Bu haftaki Beyaz Shov'u muhallebicide çekecektik de, prova yapıyoruz..." (Beyaz - Kızı Bengü ile Ediz Hun'a yakalanınca...) "-Şu bizim veresiye borçları taksitlere bölüp senet yapabilir miyiz?..." (Harun Tan - 240 kilo kivi aldığı manava teklifi...) ayaküstü Trabzon'un başarısının sırrı çözülmüş... Başkan Atay Aktuğ göreve geldiği zaman takımı toplamış; "Bana bakın uşaklar" demiş; "-Size koşmayı, topa vurmayı filan öğretecek olan ben değilim... Ama bilin ki kurallar değişti, bu sene 17 takım küme düşecek... ...Ve bu memlekette küme düşen adama kız vermezler..." Takım şampiyon olmuş... diyAlog (23 Nisan çocukları Meclis'te milletvekillerinin koltuklarını doldurmuş...) MUHABİR: Nasıl buldunuz Meclis'i?... KIZ ÇOCUK: Bugüne kadar siyaseti düşünmüyordum ama artık düşünüyorum... Çünkü koltukları çok güzeeel... bizimkiler * Memleketini çok özleyen ve her fırsatta memleketinden bahseden Talip, sayfadaki boş bir yer için haber istediği Adnan Abi'ye "anne" diye seslendi... * Mehmet Gel, "Her iki tarafta da Aycell" olmasının avantajını kullanarak tam 15 dakika babasıyla konuştu... Telefonu kapattığında bir baktı ki, Turkcell hattından aramış... * Sayfa düzeninde başlığı kısa gelen Ömer Temur, TKİ'yi uzatmış ve yerine "Toplu Konut İdaresi" yazmış... Haber ise "Türkiye Kömür İşletmeleri" hakkındaymış, ertesi gün gazetede farkına vardı... * Dündar Abi "Memleketime gideceğim abi, bir bilet parası" diyen adama para vermiş... Yalnız bir aydır aynı yerde, aynı adama, aynı gerekçe ile para veriyormuş... Demirel'in ajandası... -Bülent'ten nasıl yırttığı öğrenilecek... -Bir daha "Kıbrıs sorunu bitecek, ama ben göremeyeceğim" denmeyecek... -Siyaseti bırakmak bana yaramadı, en baştan yeniden başlanacak... Çobanlıktan... -Benim doktorum, benim asistanım, benim hemşirem... İtiraf Reyonu... (isim: nagehan... şehir: sakarya... yaş: 24...) Bir Sakaryalı ve depremi bizzat yaşamış biri olarak bu itirafımı sizinle paylaşmak istedim... Keyifle okumanızı diliyorum... Depremden sonra, mahallede şöyle bir çalkantı yayılmıştı; "Deprem olmadan önce ay kıpkırmızı ve küçücük kaldı... Ondan sonra da hemen deprem oldu zaten..." Evlerimize henüz geçme cesareti gösterebilmişken, bu dedikodular tuz-biber etkisi yapmıştı hepimizde... Bir akşam mutfakta bulaşıkları durularken, tam örtülmemiş perdeden dışarı doğru bakmış bulundum... Hay bakmaz olaydım... Zannettim ki kalbim yerinden çıkacak... Olduğum yerde kalakaldım, taş kesildim adeta... Ne kıpırdayabiliyor ne de birşey düşünebiliyordum... Çünkü ay kıpkırmızı ve küçücüktü... Belki, beş ya da on dakika öylece donakaldıktan sonra, şuurum yerine gelmiş ve daha da yakınlaşmaya başlamıştım ayın o ürkütücü manzarasına... Birden cesaret edip, perdeyi tamamen açtım... Sonra derin bir "ohhh" çektim... Camın buharını silip baktığımda anladım ki, onca korkuyu yaşamama sebep olan ay değil; karşı apartmanın küçük ve kırmızı balkon lambasıymış... (osoztutan@tg.com.tr - itiraf edin rezil edelim...) temelin yeri Avukat Dursun'un tasmasız dolaşan köpeği, kasap Temel'in dükkanından bir parça et çalmış... Çok sinirlenen Temel soluğu Dursun'un bürosunda almış ve sormuş: -Eğer tasmasız dolaşan bir köpek benim dükkanımdan et çalarsa etin parasını köpeğin sahibinden istemeye hakkım var mı?... Dursun, "Var" demiş... Temel de "O zaman bana 10 milyon borçlusun" demiş; "-Köpeğin dolaşıyordu ve benim dükkanımdan et çaldı bugün..." Bunun üzerine Dursun cebinden 10 milyon çıkarıp vermiş kasap Temel'e... İki gün sonra Temel'e bir zarf gelmiş... İçini açıp bakınca üzerinde "Danışmanlık ücreti: 100 milyon" yazan bir fatura bulmuş... politik kritik "Artık birçok şeyin değişme zamanı geldi... Artık sizin sorularınızın da değişmesi lazım..." (Bülent Arınç) sanatik kritik "Hülya Avşar yaş olarak benden büyük... Onunla ancak abi-kardeş olarak film çekeriz..." (Alişan) sportik kritik "Çok gol kaçırdım... Ama onlar da işe yarayacak... Lig TV'deki 'Futbol Komedi'ye koyarlar..." (Ümit Karan) günün buluşu -Galiba yazmadık... İlk kez bacaklarına sancı giren biri, "Kesin yağmur yağacak" yorumunu yaptı... (26.04.1964) Şifa Yemek Öğlen Menüsü; Mercimek Çorba... Hindi Tas Kebabı... Pilav... Revani...

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.