Yine bir Amerikan kariyer testi... Soru şu; "Kedinin biri ağaca çıkmış ve inmek bilmiyor... Kediyi o ağaçtan indirmek için ne yaparsınız?..." Burada düşünün ve cevabınıza göre kariyer analizinizi aşağıda bulun... Ben sadece en sona bir madde ekledim... 1-Ağaca tırmandıysanız; Cesur ve girişkensiniz... İyi bir satış temsilcisi olursunuz... 2-Ağaca merdiven dayayıp tırmandıysanız; Hedefe nasıl ve ne yöntemlerle ulaşacağınızı planlayabiliyorsunuz... İyi bir halkla ilişkiler müdürü olursunuz... 3-"Gel pisi pisi" diye bağırdıysanız; Saflık derecesinde iyimsersiniz... Ne yaparsanız yapın, sakın kendi işinizi kurmaya kalkmayın... 4-Dişi bir kedi bulup ağacın altına getirdiyseniz; Kendi işinizi kurup çok başarılı ve ünlü olabilirsiniz... 5-İtfaiye gibi kurtarıcı görevlileri aradıysanız; Sorumluluğu başkalarına atmayı iyi beceriyorsunuz... İyi bir üst düzey yönetici olursunuz... 6-Ağacı ateşe verdiyseniz; Hayalgücü desek sizde, üretkenlik desek o da sizde... Amerikan başkanı bile olup, dünya özgürlüğü için savaş verme işinde rakipsiz olabilirsiniz... RAKAMLARLA BELEŞ (Televizyon gazetecileri, ne gibi avantajlara sahip?...) -Uçak biletlerinde yüzde 50'ye varan indirimler... -Belediye otobüslerinde bedava seyahatler... -Telefon konuşmalarında yüzde 25 avantaj... -Üç kişilik "evlendirme" programında, dördüncü dâmat adaylığı... Son sözleri... "-Yok yok... Ben asıl Arzu'dan değil, Tülin'den elektrik aldım... Ya da Sibel'den... Veya Duygu..." (Savaş Ay - Ben Evleniyorum Evi'nde olayı abartınca) ... "-O muhteşem bir ses... O bir star... O bir ses sanatçısı... O bir usta... O bir..." (Beyaz - Ajdar'ı programında anons ederken) ... "-Bu ilgiyi bekliyordum doğrusu... Kaset satışında rekor kıracağım..." (Ayşe Hatun Önal - İkinci kişi kasetini alınca) ayaküstü Popstar adayları geçen hafta rahmetli Barış Manço'nun şarkıları ile yarıştı... Hiçbiri en anlamlı şarkıyı seçmemişti; ... Yıllardır sürüp giden bir pay alma çabası Topu topu bir dilim kuru ekmek kavgası Bazen durur bakarım bu ibret tablosuna Kimi tatlı peşinde kimininse tuzu yok Buyurun dostlar buyurun Halil İbrahim sofrasına Qalatasaray operasyonu... G.Saray'da; özellikle Bülent'e yapılan bu komik operasyon, normal kelimelerle anlatılamaz... O yüzden haberi; Türk gazetelerinden değil de, Azerbaycan'ın Yeni Müsavat Gazetesi'nden iletiyoruz; ... "Bülent, Arif, Baliç ve Hakan Ünsal heyetden çıkarıldılar..." Qalatasaray'da çokdandır gözlenilen emeliyyat heyata keçirildi. Komandanın 4 futbolçusu heyetden kenarlaşdırıldı... Türkiye çempionasının ilk dövresinde gösterilen futbol ve elde olunan neticelerle azarkeşlerini meyus eden, hetta qezeblendiren ve lider Beşiktaş'ın 14 hal gerisine düşen komandada ilk qurbanlar tecrübeli futbolçular Bülent Qorkmaz, Arif Erdem, Hakan Ünsal ve Elvir Baliç oldular. Bu barede qerarı onlara klubun vitse-prezidenti ve metbuat katibi Eli Dürüst açıqladı... Bazaya seher saatlarında gelen vitse-prezident önce Fateh Terim'le görüşdü... Sonra Bülent, Arif, Hakan Ünsal ve Baliç otağa çağırıldılar... Dürüst onlara, "Komandanı gencleşdiririk... Yeni heyetde sizleri düşünmürük... Artıq sizlerle çalışmayacağıq... Ancaq isteseniz, komanda ile meşqlere çıka bilersiniz" deyib, Fateh Terim'in de bu sözleri diqqetle dinlediyi ve üzgün olduğu öyrenildi. KENE Milli Piyango talihlisi; en çok evine giren akreplerden kurtulduğuna seviniyormuş... Akreplerden kurtulacak, sülükler musallat olacak... bizimkiler (Bizimkiler'in kırdığı son rekorlar...) * Dündar Abi; Gözündeki gözlükleri arama rekoru; 17 dakika... * Sırrı; Yanan sigaranın üstüne dalgınlıktan yenilerini yakma rekoru; 3 adet... * Engin Abi; Duran arabayı yokuş yukarı kaydırma rekoru; 4 metre... * Ziya; Çorapların eşini yanlış giyme rekoru; Irak'tan geldikten sonra 3 kez... * Mustafa Abi; Servisin peşinden koşmada Türkiye rekoru; Marmara-Avcılar... * Alişirin Abi; En çok takım değiştirme rekoru... (Bir günde 3 büyükler) * Kazım Abi; Bir cümle içinde en çok "tertip" deme rekoru... (7 kez) * Hüseyin; Yetişmiş, sağlıklı bir papağana konuşmayı unutturma rekoru... Şifa Yemek Öğle Menüsü; Ezogelin Çorba... Fırın Türlü... Soslu Makarna... Meyve... temelin yeri Temel ve Dursun hastanede yatıyormuş... Temel kör, Dursun da ölüm döşeğinde, saat sayıyor... Ertesi gün hemşire kapıyı açmış, bir de ne görsün?... Kör olan Temel görüyor, ölmek üzere olan Dursun tıpış tıpış yürüyor... Doktorlar "Bu nasıl oluyor" diye uzun süre araştırmışlar, sonunda cevabı bulmuşlar; Ölmek üzere olan Dursun hapşırmış... Kör Temel "Çok yaşa" demiş... Dursun da "Sen de gör" demiş... Küçük ilan... Hasip Barış görmüş ve göndermiş... "Aşağıdaki yazı; 23 Kasım 2003 (Pazar) tarihli bir gazetede yayınlanan ilandır... Küpürü de var..." AJANSIMIZA; Kendini "Reklam Yazarı" zanneden "Art Direktörler" ve kendini "Art Direktör" zanneden "Reklam Yazarları" arıyoruz... (Faks: 0 212 257 25 xx) sanatik kritik "Kayahan abiye cevap vermeyeceğim... Ben bu saatten sonra çocukla çocuk olmam..." (Nilüfer) politik kritik "Geçen gün eşim 'düğmem düşüyor haberiniz yok' dedi ve bu söz çok üzdü beni..." (Nesrin Nas) sportik kritik "En iyi savunma hücumdur, ama biz en iyi hücum savunmadır mantığı ile hareket edeceğiz..." (Turgay Semercioğlu)