FATİH ALTAYLI DESTEK HATTI "Aslında tek amacımız sizi bu hatta mümkün olduğu kadar oyalayıp, kasayı doldurmak... Ne zaman adam oluruz; Avrupa'da şampiyon olmuş bir takımın taraftarı olmanın bedelini ödediğimiz zaman... Bunun iki bedeli vardır; Duygusal ve tamamen duygusal..." REHA MUHTAR DESTEK HATTI "İbrahim Tatlıses'le yaptığım kavganın konuşmasını dinlemek istiyorsanız 1'e, tipi bozuk veya sütü bozuk büyücü tacizleri için 2'ye, Ateş Hattı'ndan alkış istiyorsanız 3'e basın... Türkiye'nin en çok aranan hattı, "Reha Muhtar Destek Hattı"ndan herkese iyi akşamlar... Her nerede sabrın taşıyor ve taşırılıyorsan..." BÜLENT ECEVİT DESTEK HATTI "-Sizin Rahşan'dan başka birinin bana destek verme olasılığını düşünmüştüm... Siz de benim başbakan kalmamı istiyorsanız herhangi bir tuşa uzun uzun basın... Basmasanız bile kalacağım için, basmanızda bir sakınca yoktur... Özel bir mesajınız olacaksa 'tik' sesinden sonra bırakın..." DENİZ AKKAYA DESTEK HATTI "-Deniz Akkaya Destek Hattı'na hoşgeldiniz... Bir el kornada, bir el dışarda, bir kulak cep telefonunda, diğer kulak yüksek sesle müzik dinliyor, ayak gaz pedalında ve gözler de çevredeki vitrinlere bakarken araba kullanmasını bana öğreteceklerin desteğini rica ediyorum...." MUSTAFA DENİZLİ DESTEK HATTI "-Dünyanın en şanssız teknik direktörünün hattına hoşgeldiniz... İçimde gönderileceğime dair bir korku var, ama biz içimizdeki korkuları da yeneceğiz... Sizden istediğim, eğer beni gerçekten seviyorsanız seçiminizi F.Bahçe'de kalmam için kullanın... Bunu yapmak isteyenlerin 5 artı 1 eşittir 6'yı tuşlamasını rica ediyorum..." ERCAN TANER DESTEK HATTI "-Gol oldu, Sergen attı... Sergen attı gol oldu... Galatasaray öne geçti... 1-0 oldu, bizim oldu... Beni arayın, arayın beni..." MESUT YILMAZ DESTEK HATTI "-Anavatan partisi... Size... Bir... Şimdi... Gelecek günlerde... Belki... Geçmişte de... Ulusal birlik... Yakında... Sanki... İsterseniz... Yani..." ZAMANE BEDDUALARI -Evde en çok elektriği ne yakıyorsa, onu aylarca açık unutasın... -Göze gelesin, dile düşesin, bir puan alamayasın, efsane hiç dönmeye... -En iyi yazılarını kaydetmeden bilgisayarı kilitlenen yazarın okuru olasın... TEMEL'İN YERİ Bir taraftan işsizlik, bir taraftan geleceği kapkara bir siyaset... Temel, Dursun ve İdris'in parasızlıkları artık canlarına tak etmiş... Oturup ülkenin geleceği, ekonomi ve işsizlik nasıl çözülür onu tartışmaya başlamış... İdris söz almış; "-Ben en hızlı kalkınmanın yolunu buldum... Bir uçak filosu yollayalım, New York'u bombalayalım... Sonra da Amerika bize atom atar, teslim oluruz... Ardından da Japonya gibi çıkarız ortaya aha zengin olduk..." Dursun atılmış; "-Daha kolay yolu varken niye öyle yapalım ki?... En iyisi Amerika'ya savaş ilan edelim... Beşinci Filo oraya çıkarma yapar, savaşı kaybederiz... Ardından Almanya gibi ortaya çıkarız, aha zenginsin..." Temel'in kafası karışmış; "-İyi, hoş da, ya savaşı biz kazanırsak?... Onu hiç hesap etmediniz..." Devletimiz fayı kıracak güçtedir... -Sayın seyirciler, bu akşam Fay İşleri'nden Sorumlu Sayın Devlet Bakanı ile birlikteyiz, İstanbul'daki deprem riskini sıfırın altına indirecek yeni projeyle ilgili görüşlerini alacağız. Efendim, proje hakkında bilgi verir misiniz?... "-Veririm tabi... Sallandık mı?..." -Hayır bizim binanın yanında metro çalışması var da... Bir bina daha göçtü sanırım... "-Ha, tamam o zaman... Efendim devlet olarak İstanbul'daki muhtemel depremi önlemek için bütün tedbirleri aldık. Geliştirdiğimiz bu projeyle kırılması beklenen fayı, küçük parçalar halinde kırmayı planlıyoruz... İngiltere'de yapılan bir uygulamadan ilham aldık. 2 bin 500 kişilik hoplayıcı kadrosu açtık. Bu kadrolu hoplayıcılar, mesai saatleri içinde İstanbul'un fay geçen semtlerinde hep birlikte hoplayarak fayı harekete geçirecek. Küçük depremler yaptırarak fayı kıracağız. Pardon, sallandık mı?..." -Hayır efendim, biraz rüzgar var da, yandaki inşaat rüzgara dayanamamış, o yıkılmış, arkadaşlar haber verdi... "-Ha tamam o zaman, ne diyorduk?... Bu fayları hoplayıcılarla kırarken işsizlik sorununu da kırmış olacağız. Bu hoplayıcıları, kilolu ve böbrek taşı problemi olan vatandaşlar arasından seçerek devlet olarak bir taşla kuş katliamı yapmayı düşünüyoruz... He he... Son cümlem espriydi tabii..." -Peki diyelim bu yöntemle deprem tehlikesini yok ettiniz... Bu kadar hoplayıcıyı ne yapmayı düşünüyorsunuz?... Erzincan'a filan mı tayin edeceksiniz?... "-Hayır, biz o kadar zengin bir devlet değiliz. Onun da çaresini bulduk. İşleri bitince 2 bin 500 hoplayıcıdan herhangi bir yakini veya dayısı bulunmayanları bir yarışmaya sokacağız. Onlardan herhangi bir devlet dairesinin duvarına elleriyle dokunmalarını isteyeceğiz. Yarış sonunda kalan 500 kişiyi sürekli kadroya atayacağız..." -Çok güzel düşünmüşsünüz gerçekten... Başka tedbirlerinizden de bahsederseniz... Süremiz azaldı çünkü... "-Tabii ki.... Biliyorsunuz belediyelerimiz deprem bölgelerinde artık yüksek katlı binalara izin vermiyor. Yeni çıkardığımız yönetmelikle, belediyeler düğünlerinde 4 katın üzerinde düğün pastası yaptıran çiftlerin nikahını kıymayacak. Ayrıca talimat verdik, deprem sırasında ve sonrasında belediye otobüsleri ücretsiz olacak. THY, Denizcilik İşletmeleri, Devlet Demiryolları tarifeli seferlerine ek olarak yeni seferler koyacak..." -Çok teşekkür ederim. Eminim İstanbullular, bu tedbirlerden sonra artık rahat bir nefes alabilir... "-Bit tabii, kesinlikle... Sallanıyo muyuz?..." -Hayır, bu defa size öyle geldi... İyi akşamlar... HAFTANIN ŞARKISI Aramazsan arama * Gökhan Özen Seninle halk dilinden Konuşmayı bilemedik Şu üç ortaklı dünyada Bir gün yüzü göremedik Bu yoksulluk sebebini Boşver krizden bilsinler Demek bırakıp gitmezsin Senin huyunu sevsinler Bırakmazsan bırakma yar Bırakmazsan bırakma Zaten merhem olmazsın sen Benim cüzdan yarama Tebeşir Tozu ... "İşbirliği; zaten yapmak olduğun şeyi gülümseyerek yapmaktır..." (Jaeger) sms bülteni... sms bülteni... sms bülteni... "Bazen anlatmak zor geldi, korktum... Bazen cesurdum, sen yoktun... Bir karar aldım, söylüyorum; seni çok seviyorum..." Özlü söz... Hami atasözü; "Metre 35... Golün yarısı eder..." BURÇLARA GÖRE KARAKTERLER AKREP 24 Ekim - 22 Kasım Erman Toroğlu tipi konuşmaları yapan burç... Kimseyi beğenmez, basit bir eleştiriyi bile oya gibi işler... Herkes ilgiyle izler, fazlası sıkar... ASLAN 23 Temmuz - 22 Ağustos Mırıldanırken herkesin sesi kendisine hoş geldiği için, bu burcun üyeleri yıllarca Unkapanı'nda sabahlar... Pes etmeyenler küçük bir İbo olabilir... BALIK 19 Şubat - 20 Mart Yardımseverdir ama pek becerikli değildir. Sıcak havalarda otobüslerdeki sıkışan camları açma riskini en çok bu burcun üyeleri göze alır... BAŞAK 23 Ağustos - 22 Eylül Her olaya bir senaryo üreten yapısı vardır. Sonra kendisi de inanır. En sonra da "Kim çıkarıyor kardeşim bu dedrikoduları" diye kızar... Yalan mı?... BOĞA 21 Nisan - 20 Mayıs Boğa burcu üyelerinin sözlüğünde "Bilmiyorum" kelimesi yoktur. Hiç duymadıkları bir adres sorulduğunda bile "Az ilerde" diyen tek burç... İKİZLER 21 Mayıs - 21 Haziran Bu burcun üyeleri vücut dilini çok iyi konuşur... Sigarasını yaktıktan sonra "Teşekkürler" anlamında elinize iki kez tıklatanlar var ya... Onlar işte... KOÇ 21 Mart - 20 Nisan Güçlü bir yapıya sahip olan Koç üyeleri, bu özelliğini kullanmak için fırsat kollar... Yolda kalan arabaları itenlerin çoğunluğunu Koç oluşturur... KOVA 21 Ocak - 18 Şubat Türlü işkence senaryoları üretenlerin burcudur... Taksim Meydanı'nda 3-5 kişiyi sallandıranların ve paslı konserve tenekesi ile dil kesenlerin burcu... OĞLAK 22 Aralık - 20 Ocak Farklı yaşamak, farklı davranmak uğruna herşeyi yapar. Koltuğa ters oturmak, uzun sigara alıp ucunu kopararak içmek gibi. Eleştirilirse fazlasını da yapar... TERAZİ 23 Eylül - 23 Ekim Edebiyata yatkın bir burçtur. Sporu da sever. İkisi birleşince ortaya "Ölmeye ölmeye ölmeye geldik" gibi bir şey çıkar... Fanatiktir yani... YAY 23 Kasım - 21 Aralık Silik bir burçtur. Ne astrologlar ne fincanlar uğraştı da bir şey çıkmadı. Sırf yer dolsun diye, "Enerjik" yazıldı sayfalara... Doldu da... YENGEÇ 22 Haziran - 22 Temmuz Hiçbir şey beğendiremezsin... Ağzınla kuş tutsan yaranamazsın... Türkiye'de en çok bu burcun üyeleri vardır... Bu burcun üyeleri en çok Türkiye okur... G.Saray'ın mâli tedbirleri Nasıl ki geçen haftaki "Kestane tarifi" başlıklı Fener yazımızı yemekhaneci arkadaşlar anlayışla karşıladı, aynısını G.Saraylı Bina Yönetimi'nden bekliyoruz... 1. Her maça yeni bir topla çıkılmayacak. Bir top sadece 90 dakika oynanarak eskimez. Son maçta kullanılan topla sezon sonuna kadar idare edilecek. 2. F.Bahçe maçında sahaya atılan cep telefonlarından çalışır durumda olanları satılacak. 3. Aziz Üstel'in gardrobundaki 274 takım elbisenin 150'si alınarak satışa çıkarılacak. 4. Ali Sami Yen Stadı'nın Mecidiyeköy tarafındaki yolun stada en yakın şeridine "Cim Bom Turnike"si kurulacak. 5. Bir maça en fazla 18 kişilik kadroyla çıkılabildiğine göre Futbol Takımı Teknik Direktörü Sn.Mircea Lucescu'nun seçeceği 18 kişilik kadronun dışında kalan oyuncular satılacak. Satılamayanların ise kolu-bacağı kırılarak sokaklara kulübe yardım toplamaya gönderilecek. 6. Futbol Takımı oyuncularından Arif Erdem aksiyon filmlerine figüran olarak kiralanacak. Bu konudaki başarısıyla en fazla 3 sene içinde alması beklenen Oscar Ödülü satışa çıkarılacak. Bu konudaki piyasa da tükenince onu da 5. maddede belirtilen diğer futbolcular gibi sokağa salıncak. 7. Sergen'in kulaklarına rüzgar enerjisiyle çalışan dinamolar yerleştirilecek ve elde edilen elektrikle kale arkası sol ışıklandırmalar çalıştırılacak. 8. Suat'ın şampuan masraflarının kulüp tarafından karşılanmasına son verilecek. 9. Mondragon, Florquin, Hasan Şaş, Ümit Karan gibi uzun isimli oyuncuların yerine resmi yazışmalarda Md., Fq., HŞ, ve ÜK kısaltmaları kullanılarak mürekkep tasarrufu yapılacaktır... (Rumuz: Zenginler Kulübü) BİZİMKİLER * Hüseyin, top direkten dönünce "Futbolun adaleti yok Engin Abi" diye kızdı... Engin Abi'nin yorumu; "Adalete intikal etmiş bir konu hakkında konuşmak istemiyorum..." * Renk ayrımı servisinden Adem, askerden döndükten sonra gazetenin taşındığını unutarak, eski binaya gidip 2 gün başka bir firmaya çalıştığını açıkladı... * Haftanın Tahmini'ni yazan Şirin Abi işin kolayını buldu, "Benim için tahmini en kolay iki maç var; Beşiktaş ve Trabzon'un oynadığı maçlar"... * 15-17 Ekim arası... (Tüyo belgeli)... Atışma... (Gürkani'ye cevaben) Aşık Gürkani de sormuş muamma, Çözemedim imdadıma pir geldi. Dayanamaz olduk yokluğa zamma, Kurtaracak baba yiğit er geldi. Enflasyon kızdı üstümüze yürüdü, Dolar karşısında lira eridi. İ.M.F.'den çıktı şükür kredi Emir baştan eşe dosta ver geldi. Dolar mark yuro ile kavgalı Türk lirası değerini bulmalı Fikir bir olup el ele vermeli Dalgalı malgalı bir de kur geldi. Enflasyonun belki kesilir hızı İnşallah geriye götürmez bizi Kalmadı ki daha orman arazi Satılacak gece kondu yer geldi. Oy zamanı vatandaştan sayıldım Hak ararken sokaklarda dövüldüm Ara sıra kapılardan kovuldum Aklıma sandıkta şimdi sor geldi. Tuncay değil hortumcular utana Oğlum asker hizmet eder vatana Yazmış baba harçlık göndersen bana Emekliyim geçim bana zor geldi. * Tuncay Akdeniz / Beykoz-İst. TAVANARASI -Dün karımla uçuruma yuvarlandık. Bereket versin bir şey olmadı. -Hanımınızı bu kadar sevdiğinizi bilmiyordum. -Ben otomobilden bahsediyorum. -Çok kibarsınız. Sanırım yüksek bir mevkii işgal ediyorsunuz? -Evet bayan. Kule bekçisiyim. -Şu vantilatörü kapasana koçum. Bak biftek uçacak. Büyük devlet olup düşünmektense, terörist olup kaşınmak yeğdir...POLİTİK KRİTİK "Ya Türkiye'nin 20 yıl geriye gitmesine seyirci kalacağız, ya da 20 yıl ileriye taşıyacak ekonomik ve siyasi üstünlük kuracağız..." (Mesut Yılmaz) "Terörizm karşısında Türkiye'yi hep destekleyen ABD'nin Taliban'a karşı açtığı savaşta bizi yanında bulması doğaldır..." (Bülent Ecevit) "Halkın parlamentoya bakışı hiç bu kadar kötü olmadı. Siyasal olaylar kangrene fazla dayanamaz. Çare: Ameliyat..." (Süleyman Demirel) "Artık ülkenin ekonomisi böyle, buna alışmak zorundayız... Hepimiz için iyi bir ilaç var, o da bu hükümetin çekilmesi..." (Yıldırım Aktuna) SANATİK KRİTİK "Genç kızların beni beğendiği kandırmaca gibi geliyor. Kızlar Tarkan'a yaptığı gibi bana dokunmak için birbirlerini ezmiyor..." (Kenan Işık) "Askerlikte mantık yoktur diyenler yanılıyor. Orada mantık var ama oranın mantığı sana uymuyor. Bana uymadı mesela..." (Cem Yılmaz) "Yıllarca yaptığım işleri beğenmeyip, başımın etini yiyen ukala entellere inat olsun diye üniversitede hoca oldum..." (Sinan Çetin) "Bir şarkıda Derya isminin geçmesi bir şey ifade etmez. Atilla Taş'ın da Derya diye şarkısı var, o da mı bana aşık?..." (Derya Tuna) SPORTİK KRİTİK "Benimki planlı bir imaj değişikliği değil... Ne kadar uç noktalarda olursam olayım, imaj yapma konusunda çok rahat değilim..." (Fatih Terim) "Artık futbol romantik değil. Göz zevkini tatmin eden bir şey değil. Paranın birinci planda olduğu kazanmaya uyarlı bir oyun..." (Aykut Kocaman) "G.Saray'da çok konuşan futbolcular İnter'de kadroya giremiyor... Türkiye'de kral olmak yetmez, kral her yerde kraldır..." (Johnson) "Yorgandan, perdeye kadar evimdeki her şey sarı-kırmızı... G.Saray benim yaşamım, Mezar taşım da sarı-kırmızı olacak..." (Abdurrahim Albayrak)