temelin yeri

A -
A +

Temel Alman ve Amerikalı arkadaşlarına İstanbul'u gezdiriyormuş... Alman demiş ki; "-Yahu şu İstanbul denilen şehire bakın... Sokaklar sokak değil, yolları yol değil..." Amerikalı lafını kesmiş; "-Sizin meşhur Almanya'nızı da gördük... Siz asıl Amerika'ya gelmelisiniz..." İstanbul'un tamamı görünen bir tepeye geldiklerinde Alman yine başlamış; "-Şu İstabul'a bir bakın... Ne evleri ev, ne binaları bina..." Amerikalı; "-Sanki sizin Almanya'nın evleri ev mi?... Bizim Amerika'da 100 kat, 200 katlı binalar var..." Temel iyice gerilmiş... "Ula atmayın" demiş; "-Sanki 200 katlı binalarınız çok mu yüksek?... Ben köyde bir ev yaptırdım... Çatıyı yapan usta on sene önce çatıdan düştü, hâlâ yere inmedi..." Rakamlarla deyimler... % 1: Boşveer... Bugün varız, yarın yokuz... % 1: Canım ölümlü dünya, ne olacak?... % 1: Olacakla öleceğe çare bulunmaz... % 1: Aman sen de... Ölümden ötesi yok ya... % 1: Ölümüne mi susadın, kaldırma kafanı... % 1: Çok güldük çok... Kesin ağlayacağız şimdi... % 1: Dünya fani, ölüm ani... % 1: Ecel gelmiş cihane, baş ağrısı bahane... % 1: Herşeyin çaresi var, ölümün yok... % 1: N'olur gerçeği söyleyin doktor... Yaşayacak mıyım?... % 90: Merhumu nasıl bilirsiniz?... sağdan - soldan (Denizli'de 20 FU ... plakalı arabanın arkasındaki yazı - Altay Varol bildirdi...) "-Davranmayın Ulen..." (Adana'da bir minibüsün kapısındaki önemli uyarı - Faruk Tok yolladı...) "-Dikkat... Tam otomotik kapı..." (Tophane'de bayan kuaförünün camı - Berna Can Topal gördü...) "-Sabırsız hanımlara yıldırım kaynak..." (Afyon'daki bir kahvede 18 yaşından küçüklere yapılan uyarı - Yaldız'dan...) "-Recep Abi'nin gençliğini hatırlamayanlar giremez..." itiraf reyonu (isim: kaçmaz... şehir: sakarya... yaş: yirmiiki...) Bir akrabamız bulaşık yıkamak için mutfağa girmiş... Evdekilere soruyor; "Mark var mı?..." Evdeki yaşlı teyzemiz de yanlış anlamış olacak ki; "-Buzdolabının üstünde vardır bir şey ama, mark mıdır yuro mudur onu bilmem?..." bizimkiler Cahit'le Ömer Faruk Abi Erzincan'a giderken otobüs mola vermiş... Çay, kahve, muhabbet derken unutmuşlar otobüsü ve 1 saat 20 dakika yolcular bunları beklemiş... Koltukları en arkanın bir önündeymiş, muavine demişler ki, "Arka kapıyı açtır oradan binelim"... "Olur mu abi" demiş muavin; "-Yolcular kimin yüzünden beklediğimizi görsünler... Sonra biz kötü oluyoruz"... Ön kapıdan binip homurdanmalar arasında hayatlarının en uzun yürüyüşünü yapmışlar... Başka hiçbir mola yerinde de inmemişler zaten... Şifa Yemek Öğle Menüsü Mercimek Çorba... Piliç Döner / Piliç Şiş... Sebzeli Pilav... Keşkül...

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.