* Abicim siz "Meçka Engin, Meçka Engin" yazıyorsunuz, altına da açıklama olarak (Vatansever, halk adamı) diyorsunuz... Dikkat edin bu olaya (BDK) Bulgar Dil Kurumu müdahale etmesin... Meçka "Ayı" demektir, hadi "Peçka" olsa, o da "sopa" demektir... Duyrulur.... (Burhan Çağlar) * Tülin Şahin'in diyaloğunu yazdığın program Okan Bayülgen'in "Herkes Bunu Konuşuyor" değil, Gani Müjde'nin "Gündem Dışı XL" programı olduğunu hatırlatırım... (Mehmet Altınok) * Okuyorum, beğeniyorum, çok seviyorum... "Hayata Dair"leri kız arkadaşıma gönderiyorum... Bazen yazdıklarını kendi hayal dünyama uyarlıyorum, komik oluyorum... Lokantacıyım, Şubat'ta askerim... Selam ediyorum... (Taner) * Gazetede ilk yazmaya başladığından beri her gün köşeni sonuna kadar okuyorum... "Hangi sıralamayla okursak" daha çok eğleneceğimizi gösteren bir kılavuz koysan... Not: Bunu tepkili vatandaşa yaz... (Gökhan Keçeci) * Bugünkü (Salı) gazetenin sitesinde yazıların yoktu... Sizi tebrik ediyorum, "beleşçi" okuyucuya karşı aldığınız bu tedbirden dolayı... Bayi uzak, hava soğuk... Şu yazıları maille yollarsan sevinirim... Karikatürü unutma... (Neslihan Şahin) sağdan - soldan (İstanbul - Kamyonet arkası / Recep Yıldız...) "-HATALIYSAM CEP TELEFONUNA 'HATA' YAZIP BİR BOŞLUK BIRAKARAK 9999'A GÖNDER 'HATASIZ KUL OLMAZ' MELODİSİ CEBİNİZE GELSİN..." (İstanbul - Bodrum kat camı / Kadem Durak...) "-KİBARLIKTAN ANLAYAN BEYEFENDİYE: 'LÜTFEN BURAYA PARKETMEYİNİZ'... ANLAMAYAN MAGANDAYA: BEKLE GELİYORUM'... (İstanbul - Londra Camping Halı Saha - Turgay Sakarya...) "-YARIN GELİRİM, SONRA UĞRARIM, MAAŞI ALINCA GÖNDERİRİM, BOZUĞUM YOK, YANA YATTI, ÇAMURA BATTI, GİBİ NEDENLER FİRMAMIZDA GEÇERSİZDİR... - Mehmet Amca..." Son Sözleri... "-Masadan kalkmak yetiyor mu?... Çakamadın mı iki tane ağızlarına?..." (Bülent Ecevit - Zirveyi değerlendirirken Tayyip'in pasif kaldığını anlatıyor...) "-Anasına Bak, Kızını Al" isimli yarışma ile ATV'deyim..." (Ebru Akel - Üçüncü televizyona program yapmaya başlarken...) "-Benden önceki anneler, anneliği bilmiyormuş..." (Ebru Şallı - Anneliğin kitabını yazarken...) "-Katil hizmetçi..." (Rıdvan Dilmen - Arkadaşlarıyla film seyrederken...) temelin yeri Dursun yakışıklı olmaya özenmiş... Estetik ameliyatıyla burnunu düzelttirmiş, sonra Temel'e sormuş: -Nasıl, adama benzedim mi?... "- Ula ne gezer?... Üstelik artık laz bile değilsin..." Temel kayınvaldesini hiç sevmezmiş ama her gittiği yere kayınvaldesiyle gidermiş... Arkadaşları bir gün demiş ki; -Ula Temel, 'Kayınanamı sevmiyorum " diyorsun ama her gittiğin yere onunla gidiyorsun... Bu nasıl işdir yaa?.. "-Çünkü her eve geldiğimde elini öpmekten kurtulayurum da ondan..." bizimkiler (Bayrampaşa Servisi Bülteni) * Bayrampaşa servisi üç haftadır değişmeyerek bir rekora imza attı... * Servisin değişip değişmeyeceği ilk ödeme zamanında belli olacak gibi görünüyor... * Yeni servis şoförü öyle dalgın ki, zemheri ayazında bile kaloriferleri yakmayı unutuyor... * Servis şoförüne "nerelisiniz" diye sorulunca "Hayati'nin teyze oğluyum" diyor... * Servisin neşesi Murat Abi ve Dede'nin atışmaları sürüyor. F.Bahçe'nin yenildiği günler Dede bir bahane bulup servise binmiyor. * Bir de Recep Abi var ki, Ramazan ve kandillerde konuşmuyor... Gerçi seviyeli tartışıyor ama, yine de Ramazan'da sakata gelebilirim diye susuyor... * Bilgehan'a gelince, evini sırtında taşıyan kaplumbağa gibi... Her gün koca birkaç valizle arabaya binip beş kişilik yer işgal ediyor... * Servisin entellektüellerinden Ahmed Abi bol bol okuyor. (Sırf uykusu gelsin diye okuduğu şeklinde söylentiler var...) * Serviste ilginç bir şey olunca Dede arkadan bağırıyor, "Bunu da yazın gazteye, bunu da"... Gazteye yazınca herşey süt liman oluyormuş gibi... Biz yıllardır yazıyoruz, ne uzadık ne kısaldık... * Ama ne zaman Bayrampaşa ile ilgili birşey yazsak, servis sorumlusu büfenin yanında gelen geçen her şoföre: "Ya bizi gazteye yazmışlar" diye dert yanıyor... itiraf reyonu (isim: burhan çağalar... şehir: istanbul... yaş: yirmibir...) Okulda sürekli siyasi ve sosyal konuşmalar, eleştiriler yapan, gündemi değerlendiren biri olarak tanınırım... Konuşmamı da hep şöyle tamamlıyorum; "Şimdi siz benim amcama bakarak bu sözlerimin boş olduğunu düşünüyorsunuz... Ama ben onun gibi değilim, ben milletimi düşünen biriyim bu sebeple Cavit (Çağlar) amcamı amcalıktan reddediyorum" diyorum... Konuşma bitince herkes yanıma gelip (sözde) amcam hakkında soru soruyor... İtiraf ediyorum Cavit Çağlar'la alakam yok.... (isim: çığlık... şehir: sakarya... yaş: yirmibeş...) Firmamızı ziyaret için yabancı bir işadamı gelmişti... Dokuma makinalarının bulunduğu kısıma doğru ilerliyorlardı... Bu kısım çok gürültülü olduğundan kulak koruyucusu takma zorunluluğu vardı... Dokumanın girişinde eleman bir avuç, uzaktan şekere benzeyen, fıstık yeşili kulak koruyucularla bekliyordu... Derken adamın koruması hızla koştu, elemanın elindeki kulak koruyucularını şeker zannederek vazifesini yapmak üzere kaptığı gibi hepsini ağzına attı... Orada bulunanlar da ağzı açık baka kaldı...