* Herhangi bir bankanın müşteri hizmetleri ile görüşmek için 9 seçeneği dinlemek zorunda kalmak... * En kötü anlarında bile kendini şirin göstermek zorunda hisseden Esra Ceyhan'ı "şimdi kırılacak" diye seyretmek... * Mehmet Ali Erbil'in birinde araba seçeneği olan mavi ve kırmızı zarf arasındaki mimikleri... * Bir reklam kuşağında iki kez aynı reklamın oynaması ve reklamın kötü olması... (Örnek: Amerigan Sayding...) * Telefonun şarjı bitmek üzereyken, karşıdakine "telefonun şarjı bitmek üzere" diyemeden telefonun şarjının bitmesi... * Gülben Ergen'in sevimli ve utangaç görüntüsü vermek için tırnağını dişine götürerek gülmesi, yan dönmesi... * Uyumaman gerektiği için televizyon seyretmek ve gecenin bir yarısı Osman Tamburacı'yla karşılaşmak... * Kötü futbol sergilendiğinin itirafı olan "Önemli olan üç puandı" yorumu yapılan maçı seyretmek... Tebeşir Tozu... "İnsanların birbirlerini tanımaları için en iyi zaman ayrılmalarına yakın zamandır..." (Dostoyevski) İşkence Bush, Irak için "Ülkeyi canilerin ve katillerin merhametine bırakmaya niyetimiz yok" demiş; "Irak'ı, Iraklı'yı yaşatacağız..." Var mı öyle hemen ölmek?... diyAlog (Popstar yarışmacısı 'Bir kedim bile yok' şarkısını bitirince...) İBRAHİM TATLISES: Kızım nedir öyle kediler mediler?... Ne biçim şarkı bu?... SEYFİ DURSUNOĞLU: Bu şarkıyı sen yazsaydın 'Bir devem bile yok' derdin... *** (Lig TV muhabiri, G.Saray maçı sonrası Gökdeniz'le konuşuyor...) MUHABİR: Gökdeniz kötü bir sonuç, ne diyorsun?... GÖKDENİZ: Seneye G.Saray'ın yüzüncü yılı... En az iki tane maçımız var... Küçük İlan... ŞİŞLİ 2.Asliye Hukuk Mahkemesi Esas No: 2004/127 Karar No: 2004/275 karar ile Belgin olan ismimin Umut Ata, kız olan cinsiyetimin de erkek olarak tashihine karar verildiği ilan olunur... (Sabah) Efsane Trabzon Trabzonspor hakkındaki en ciddi ve en iyi araştırmaların yer aldığı kitap; Hakan Kulaçoğlu'nun derlediği, "Fırtına, İhtilal, Efsane Trabzonspor"... Kitapta Trabzonspor'un geçmişi, bugünü ve geleceği hakkında ilgili akla gelebilecek her konuda birşeyler var... Ama sevimli anekdotlar kitaba ayrı bir renk katmış... Trabzon deyince akla gelebilecek beş kişiden biri olan Özkan Sümer 1990 yılında göreve geldiği ilk idmanında talebelerine sıkı sıkıya tembih etmiş; "Tek top oynayacaksınız, çalım atanı soyunma odasına yollarım"... O sezonki takımda çalım hastaları var; Ünal, Ogün, Abdullah, Hami, Şeyhmuz ve Lemi... Sümer, tek top oynamayanları kısa aralıklarla ve hafif volümle ikaz eder... Bunu fırsat bilen Lemi topu ayağına almış, bir çalım, bir daha, bir daha... Sümer çıldırmış... Elini boğazına atmış, düdüğünü aramış bulamamış... Oyunu durduracak, durduramıyor... Telaştan üstünü başını yırtmış ve sonunda başlamış bağırmaya; "-Düttttttt... Düüüütttt... Ulan düt dedim, düt...." bizimkiler * Anneler Günü'nde herkes çocuklarının yerine eşleri için hediyeler aldı... Yenge de Bilgehan'a tişört almış; çocuğa çok iyi bakıp, büyüttüğü için... * İsmail elini kesmiş, Dündar Abi'ye soruyor, "Yara bantı var mı" diye... Dündar Abi çekmeceyi kurcalıyor, "Yara bantı yok, aspirin var..." * Sırrı, Hooijdonk'u tek yıldızlı forma ile görmüş, "Abi" diyor, "Hooijdonk'un ilk senesi olduğu için mi tek yıldız takıyor?..." * Siyah-beyaz sayfanın grafiğini yapan Cem, spor servisine telefon açıyor; "Sayfaya vinyet kullanacağım da, Elazığ'ın renkleri nasıldı?..." temelin yeri Temel kompartmanda tek başına yolculuk ediyormuş... Birden kapı açılmış ve iki elinde de tabanca olan bir adam girmiş... "Çabuk paraları sökül" deyince Temel titreyerek cevap vermiş; "-Kusuruma bakmayın ama meteliğim yok..." -Öyleyse niçin titriyorsun?... "-Ben sizi kondüktör sanmıştım da..." *** Temel'in eşi Fadime evden kaçmış... Bizimki çok sinirlenmiş ve gitmiş kendine yeni bir eş bulmuş... Daha sonra da gazeteye ilan vermiş; "-Yeni bir eş aldığımdan eskisi hükümsüzdür..." *** Temel'i yalpalayarak yürürken gören Dursun sormuş; -Ne oldu?... "-Bir numara küçük ayakkabı aldım, ondan böyle yürüyorum..." -Niye tam numarasını almadın?... "-Biliyorsun kız evlendi borcu bana kaldı... Oğlan araba aldı taksitlerini ben ödüyorum..." -Eee?... "-Anlayacağın uçan kuşa borcum var... Çıkarınca şöyle bir oh çekeyim diye küçük ayakkabı aldım..." Zamane Bedduaları * Ligden düşmesi haftalar önce kesinleşen takımda maçlara çıkasın... * Fotoğraf çeken cep telefonunu film koymaya zorlarken kırasın... * Sanatçı olasın, bulmacada cevaplanamayan tek soru senin fotoğrafın ola... * Sana ben hiçbir şey demiyorum... Irak'ta özgür olasın e mi?... BU günün buluşu İlk kez kız istemeye gidildiğinde; konuşacak bir şey kalmayınca, "Daha daha ne var ne yok" diye soruldu... (12.05.1966) ayaküstü Gazeteler Star'ın güzellik yarışmasına süper başlıklar çıkarmış; -İşte TMSF güzeli... -Devlet güzelleri... -Miss TMSF Of 2004... Hey gidi günler heeey... Eskiden hep Star atardı böyle başlıkları... sanatik kritik "Spor salonunda kimsenin göz sevkini bozmamak için tenha köşelerde çalışıyorum... Gerçi her taraf ayna, nereye geçsen popon görünüyor ama..." (Cem Yılmaz) politik kritik "Yorgun değilim, üzgün değilim. Üzerimden çok büyük bir yük atmış olmanın verdiği huzur içerisindeyim... Ama ikinci referandumu kaldıramam..." (Rauf Denktaş) sportik kritik "Oynadığımız reklamların bize faydası oluyor tabii... Mesela arkadaşlar idmanlarda falan Van Hooijdonk'a sürekli 'Pala Pier' diyorlar... Bu çok güzel ..." (Ümit Özat)