Umut tohumları...

A -
A +

Bir anne olarak ne zaman yardıma ihtiyaç duysam, ruhuma en soğuk havalarda bile çiçek açan bir bitkinin tohumlarını eken iki kadını, annemi ve büyükannemi hatırlarım... O gün ters bir gündü... Eve geldiğimde kapıda doğalgazın ikinci ihbarını buldum... Çocuklarımın üçünün de suratları asıktı... Berber 11 yaşındaki Tommy'nin saçını çok kötü tıraş ettiği için sürekli başlık takıyordu... "Öğretmenim başlığımı aldı ve geri vermedi, çünkü centilmen bir erkek kapalı yerde başlık takmazmış..." Gün boyu "kel", "dazlak" gibi sözlere maruz kalmıştı okulda... Benimle konuşurken de iki eliyle başını örtmeye çalışıyordu... Lisa ilk elemelerde başarılı olduğu heceleme yarışmasında, korkmak fiilini doğru heceleyemediği için elenmişti... Birinci sınıftaki Jenni ise, okuma dersinde kıkırdadığı için cezaya kalmıştı... "Tamam çocuklar, anladım... Bugün hepimiz için şanssız bir gün. Öyleyse bugünü kutlayalım..." Çocuklar bu sözlerime çok şaşırdıkları için, boş boş yüzüme baktılar... "-Büyükannem Towse her zaman 'Başarısızlıklarımızdan, başarılarımızdan aldığımızdan daha çok ders alırız' derdi... Haydi bugünkü başarısızlıklarımızı kutlamak için yemeğe çıkalım..." O günden sonra, benzer pek çok kutlama yaptık ve yaşadığımız trajediden olumsuz bir biçimde etkilenmek yerine, ders almayı öğrendik... Umarım, ben de çocuklarımın ruhuna benden önceki iki bilge kadının yaptıkları gibi, umut tohumları ekebilmişimdir... Judith Towse bizimkiler (Fenerli Bizimkiler'e Manchester'ın bıraktığı etkiler...) Muharrem Acartürk: Geçici hafıza kaybı... Yakın tarihi hatırlama problemleri... Aşırı su kaybı... Mehmet Akbal: Görme bozukluklarında düzelme... Başta öne doğru eğilme... Yer yer kamburlaşma... Muammer Yaşar: Konuşmada titreme... 10 parmaktan sadece 2'si ile yazabilme... G.Saraylı yakın dostları tanımama... Özcan Genç: Sosyal fobi belirtileri... Reflekslerde zayıflama... Dolayısı ile 6 vapurunu kaçırma... Ercan Yıldız: Kimlik bunalımı belirtilerinin sıklaşması... Ellerde terleme... Tahminlerde isabet oranının düşmesi... Ercan Asil: Aşırı duygusallık... Aşırı alınganlık... Aşırı çekingenlik belirtileri... Ağır konuşmaları kaldıramama... Atilla (Yemekhaneci): Umursamazlık... Vurdumduymazlık... Çekememezlik... Yılmaz Akay: Modaya ilginin azalması... Giyim tercihlerinde renk seçimi... kadınlar & erkekler (Türkiye'deki erkeklere sormuşlar, 'Evlilik ne demektir' diye...) -Akrabalarınızın ikiye katlanması demektir... -Eşinizle hısımdan ziyade hasım olmanız demektir... -Pin kodunuzu karınızın da bilmesi demektir... -Kararlarınızı onaylatacağınız bir merci oluşturmanız demektir... -Pilavın iyi demlenmesi demektir... -Artık asla kendinize ait bir yorganınızın olmaması demektir... -14 Şubat'ı sevgilinizden ayrı geçirmeniz demektir... -Talimat denen şeyin sadece amirden alınmayacağını öğrenmek demektir... -Karınızın müfettişlik ve hafiyelik gibi işlere yatkın olduğunu öğrenmeniz demektir. -Attığınız her adımın size dırdır olarak geri dönmesi demektir... -Hayallerinizin, ideallerinizin, plan ve programlarınızın yatağınız gibi çift kişilik olması demektir... -Sizin değil, onun sevdiği yemekleri yemeniz demektir... -Her şeyi ikiye bölmek, buna karşılık masrafları ikiyle çarpmak demektir... -Evlendiğiniz gün intihar etmeniz ve naaşınızın evlilik boyunca ortalarda sürünmesi demektir... diyAlog... (Yasemin Kozanoğlu, Beyaz Show'da çiftlikte geçirdiği günlerin şaşkınlığı içinde...) SEYİRCİ (TELEFONDA): Yasemin Hanım, çiftlikte sizi en çok ne şaşırttı?... YASEMİN KOZANOĞLU: Keçi pisliği mi, inek pisliği mi neydi?... Birbirine çok benziyordu çünkü... *** (Savaş Ay'ın konuğu Mine Çayıroğlu... Konu yine Atatürk'ün Samsun'a çıkma meselesi...) SAVAŞ AY: Şimdi Atamızın Samsun'a gitme meselesi çok önemli... Senin farkın ortaya çıkmalı, diğer mankenlerden... MİNE ÇAYIROĞLU: 19 Mayıs 1919... Savarona'yla gittiği falan, bunların hepsini zaten biliyoruz... temelin yeri Temel ve yeni kız arkadaşı Fadime konuşuyormuş... Fadime; -Sevgilim, söyle bana hayatına giren ilk bayan ben miyim?... "-Tabii canım... Ama anlamıyorum, nedense bütün kadınlar hep aynı şeyi soruyor..." *** Temel, Fadime ile doktora gitmiş... Muayene bittikten sonra doktor Temel'le yalnız konuşmak istemiş; -Maalesef, karınızın görünümü hiç iyi değil... "-Aynı fikirdeyim... Ancak iyi yemek pişiriyor ve çocuklarıma çok iyi bakıyor..."

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.