Yakalandıktan sonraki başlıklar...

A -
A +

Milliyet "-Şok... Yüzük hâlâ kayıp?..." Hürriyet "-Yatlar sırra kadem bastı..." Radikal "-Kapuska da yerdi, suşi de... O bir radikaldi..." Vatan "-Türkiye'nin önü açıldı..." Yeni Şafak "-Cezaevine Uzan'dılar..." Akşam "-Kartal'da aile saadeti..." Cumhuriyet "-Adalet yerini buldu..." Akit "-Devleti dolandıran Uzanlar yakalandı..." Fatih Altaylı "-Uzanlar ve uzanamayanlar..." Tercüman-1 "-Tercüman, Uzan dosyasını açıyor..." Tercüman-2 "-Tercüman, Uzan dosyasını açıyor..." Hipodrom Bülteni "-Biz de kurtaramadık..." Washinton Post "Game Over... Saddam'la Laden kaldı..." El Hakikat "-CEM-i cümle mafiş..." Taşkent Sözi "-Çoh Yahşi Operasyon..." Star Gazete "-Tüh... Yakalandık..." Star Spor "-Evet... Tel örgüler kaldırılsın..." Telsim Bülteni "-Cep to END..." Son sözleri... * "-Bir dakika arkadaşlar, izah edeyim... Bu İmar Bankası var ya... Ahh..." (Cem Uzan - Adana Mitingi) * "-Aaa... Ne kadar da büyümüşsün... Seni en son gördüğümde bir yaşındaydın..." (Çal Canavarı - Kapısının önü) * "-Ya Özcan'a varırım, ya da ölürüm..." (Ebru Destan - Hisar Konseri) * "-Arkadaşlar her dediğinizi yapıyoruz ama abartmayın... Kız Kulesi'nin üstünde resim mi olur?..." (Nil Demirkazık - Kadıköy Sahil) TEMEL'İN YERİ ... Bir inşaata amele alınacakmış... Alınacak elemanı kalfa Dursun'un seçmesi istenmiş... Adaylar kalabalık olduğu için Dursun sınav yapmaya karar vermiş... -Bize bir kişi lazım, bu nedenle sizi imtihan edeceğim... Bir ara gözü Temel'e ilişmiş... Hemşehrisini işe almak istemiş ve önce Temel'i sınava alıp sormuş; -Temel söyle bakalım bana... Sana üç kuzu verdim, sonra iki kuzu daha verdim, kaç kuzu oldu?... "-Altı tane oldu..." Dursun biraz bozulmuş ama çaktırmamış; -Tabii bu soru biraz zor oldu, daha kolayını sorayım... Sana iki kuzu verdim, sonra bir tane daha verdim, kaç kuzu oldu?... "-Dört kuzu oldu...." Dursun sinirlenmiş, ama hemsehrisini de işe almak istiyor; -Peki bir kuzu verdim, sonra bir kuzu daha verdim, kaç etti?... "-Üç etti..." Bunun üzerine Dursun iki tokat çakmış ve tekrar sormuş; -Bir kuzu verdim, kaç kuzun oldu?... "-İki tane..." Dursun iyice sinirlenmiş ve Temel'i dövmüş; -Ula hemşehri deyip işe almak istedim, sende de hiç akıl yokmuş... Sana bir kuzu vermişsem, bir kuzun olur, anladın mı?... "-Olur mu" demiş Temel; "-Benim evde bir kuzu da kendimin var..." BİZİMKİLER .... -Bizimkiler'i nasıl tanırsınız?... Â Bilgehan; Binanın en zayıf adamı... Turnikeden kart basmadan geçen tek kişi... Kendisi kabul etmez ama sakardır biraz... Otobüste ayağınıza basan, yolda omuzunuza çarpıp elinizdekilerini düşüren, asansörde yanlış düğmeye basıp kat arasında bırakan varsa, yüzüne bakın Bilgehan olabilir... Ayağı kablolara takıldığından CİNE-5, Lig TV, Savaş Ay'la A Takımı ve Reha Muhtar'a İtiraf programlarının canlı yayınları yarım kalmıştır... Bir şey olur diye kendi çocuğunu doğumundan iki ay sonra kucağına alabilmiştir... Bu kadar olumsuz şeyin yazılmasını kaldırması için şunu hemen belirtelim, "Bilgehan bunların yanında, Türkiye'nin en iyi basketbol muhabiridir..." Â Sırrı; Hakkında yazılanları inkar etmeyen, "Abartı var ama doğru" diyen ender adamlardan... Reklamı pek sevmez... Onun en kötü özelliği ise yolculukta çok uyuması... Bundan dolayı, bir gün içinde Sirkeci-Halkalı arasında görevlilerden fazla sefer yapan tek kişidir... Erzurum gezisinde ise kendisini Gülben Ergen dürtmüştür... Siz otobüste, trende, tramwayda, uçakta, seyahat ederken omuzunuza bir kelle dayanırsa, Sırrı'dır... Son olarak Müslüm Baba ile yaptığı röportaj sırasında, ikisinin de Kuruçeşme'deki Woo Club'ın rahat koltuklarında uyukladığı bir gerçektir... İbibik... "Ceviz Kabuğu" benzeri bir futbol programı yapılsın... Adı "İncir Çekirdeği" olsun... En nesli bitmiş kedi türü nedir bilir misiniz?... "Kül Kedisi" tabii ki... Okul kayıtları başlarken zorunlu bağış yokmuş?... Biz bu masallara BAĞIŞ-IKLIK kazandık beyler... Oynatmaya az kaldı, fahri doktorum nerde?... (İbrahim Ormancı Show) Saçma sapan... -Sıcaklardan mıdır bilinmez, bugünlerde herkesin kayışı biraz gevşemiş... * "-Paket mi olacak?..." (Kuruyemişçi... Çekirdek isteyince) * "-Siz de yukarıya mı?..." (En alt kattan asansöre binerken) * "-Başka bir isteğiniz var mı?..." (Ayakkabı boyacısı) * "-Fazla sigaran var mı?..." (Tinerci çocuk-Bakırköy) Belki de bu yazıyı şu saçma soru için yazdım; * "-Sigarayı gerçekten bırakmak istiyorsanız 1'e, istemiyorsanız 2'ye basın..." (Sigara İle Savaşanlar Derneği'nin telesekreteri...) Bu günün buluşu İlk kez mikrofona konuşma öncesinde boğaz temizleme sesi çıkartıldı... (20.08.1970)

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.