Yaşayacak mıyım doktor?..

A -
A +

İlaç prospektüsleri "Türkçe"leşecekmiş... Ben en basitinden Aspirin'i yapıyorum, gerisini halledin; ... "Kafa çatlaması, sanki başa balyoz vuruyorlarmış gibi hissetme, beyin uyuşması... Karbonatı deneyip sonuç alınamayan gece yarısı diş ağrıları... Hızarla kesiliyormuş hissine kapılan bel sancıları... Cereyanda kalıp şifayı kapma, vücudun çeşitli yerlerinde karıncalanma oluşması durumlarında ağzınıza alıp emin... İlacı aldıktan sonra, "niye hemen kesilmedi" diye şikayet etmeyin, etkisini 1 saat içinde gösterir inşallah... Çocuk sahibi olmanıza üç aydan az zaman kaldıysa (sadece bebeğin annesi için geçerli) kullanmanız sakıncalıdır... Rakip firmanın ilaçları ile birlikte kullanılması durumunda ilaç etkileşimlerinin, bize de size de zararı dokunabileceği göz önünde tutulmalıdır... İyileştiniz iyileştiniz, iyileşmediniz iyi bir doktora görünün... Çocukların ulaşamayacakları yerlerde (örn; babasının cüzdanı) ve ambalajında saklayınız..." Tebeşir Tozu... "Uçurtmalar rüzgar gücü ile değil, o güce karşı koydukları için yükselirler..." (W. Churchill) Stres Kiti... AIDS'ten tehlikeli, çağın hastalığı, bir numara sağlık düşmanı "Stres"e Amerikalılar çözüm bulmuş... "Anti-Stress Kit" başlığının altındaki kocaman dairenin içinde; "Bang Nead Here - Kafanızı buraya vurun" yazıyor... Ana yazıyı okuyup, kafayı "güm" diye çakmakla bir şey elde edemezsiniz... "Tavsiyeler" bölümüne göz atmanız lazım; 1-Kafanızı vuracağınız yerin zemini sağlam olsun... 2-Kitin önünde yer alan talimatlara dikkat edin... 3-Ya bayılıncaya veya stresiniz geçinceye kadar aynı işlemi tekrarlayın... (Ben denedim... Ayıldığımda Okan Bayülgen'i bile seviyordum... Cemil Abi'ye teşekkür ediyorum...) Sanatik kritik "Mustafa Sandal Avrupa'ya en son gidecek adam... Sandal Türkiye'den yola çıkarken, tüm halkımızın onu tutması, 'Gitme, etme Mustafa' demesi lazım..." (Davut Güloğlu) Politik kritik "İçe kapanmanın nelere mal olacağını bilmeyen tek bir fert çıkacağına inanmıyorum. Öyleyse ileri bakacağız. Dünyaya açılacağız. Geleceği kuracağız..." (Mesut Yılmaz) Sportik kritik "Hırsım aklımın önüne geçince çok problem oluyor... Ama şimdiki problemim bu değil... Benim de bilmediğim başka birtakım sorunlarım var... (İlhan Mansız) Ayaküstü Kıbrıs'a VER-HEUGEN çözümü; "Ver kurtul..." Son sözleri... "-Sayın Ahmet Necdet Sezer Bey, benim her zaman beğendiğim, takdir ettiğim, üzerine titrediğim, sevgi dolu güzel bir insandır..." (Erbakan - Cezaevi yolu Sezer'e bağlı olunca) ... "-Hakim bey benim evrak biriktirme koleksiyonum vardı... Bu arkadaşlar gelip hepsine el koydu..." (Engin Akçakoca - Mahkemede kendini savunurken) ... "-Polaris'ten yeni aldığın terlikler hayırlı olsun... Güle güle giy aşkım..." (Hakan Şükür - R.Sociedad'a attığı golden sonra tişörtüne yazınca) ... "Adamın aptalı futbolcu, futbolcunun aptalı santrfor olur..." (Ümit Aktan - İlhan Mansız'ı davet ettiği programında) EKSİK Bush, saldırıya uğrayan Tayyip Erdoğan'ı Washington'a davet etmiş... Ziyaretçinin yüzsüzü, cenaze sahibini evinde ağırlarmış... Bizimkiler (Gündem G.Saray-Juventus maçıydı... Maç Almanya'da oynanınca bazı karışıklıklar oldu tabii...) * Maç gecesi, aynı zamanda Sırrı'ların mahalleden asker gidiyormuş... Korna seslerini duyunca, "Bizimkiler maça bayağı inanmış... Gol olmadan sevinmeye başladılar" demiş... * Futboldan uzak Galatasaraylı Talip; maç günü "Burası Ali Sami Yen" başlığını görünce akşam Mecidiyeköy'e gitmiş... * Golden sonra stadda patlayıcı maddeler atılınca Fatih, "Yapmayın şunu yaa.... UEFA Westvalen Stadı'nı kapatacak..." diye telaşlanmış... * Joker muhabirimiz Alişirin Abi, televizyondan "Özhan Canaydın hastaneye kaldırıldı" anonsunu duyunca Taksim İlkyardım'a koşmuş... Temelin yeri Temel'e sormuşlar; -Karadenizliler neden hep çatal matal, bacak macak diye konuşurlar?... "-Öyle söyleyenler çocuk mocuktur..." *** Temel, sevgilisi Fadime'yi evine davet etmiş... Ordan, burdan konuşurken Temel; "-Fadime inan bana, annem dahil bu eve gelen ilk kız sensin..." Fadime havalara uçmuş; -Bana bu kadar değer verdiğini bilmiyordum... İnanmıyorum Temel inanmıyorum... Gerçekten mi?... "-Evet gerçekten... Bu eve dün taşındım..." Bugünün buluşu İlk kez önüne araba park etmesini istemeyen bir dükkan sahibi, "park yasak" tabelası yerine geçen kola kasası dikti... (06.12.1981) Dedelerimizi anlamak... İlkokulda, matematik dersinde öretmen üçgenin alanını, çocuklara şu şekilde öğretmiş: "-Bir üç kenarlının alanı, yatayımı ile dikleşiminin vuruşumunun, ikiye bölümüdür..." Çocuk bunu güzelce ezberlemiş... Akşam babası evde sormuş: -Bugün okulda ne öğrendiniz?... "-Matematik dersinde, bir üç kenarlının alanını öğrendik babacığım..." -Yaa öyle mi, peki nasıl?... "-Bir üçkenarlının alanı, yatayımı ile dikleşiminin vuruşumunun, ikiye bölümüdür..." -Yavrum, yanlış öğretmişler size... Doğrusu şöyle: Bir üçgenin alanı, tabanı ile yüksekliğinin çarpımının yarısına eşittir... O sırada, bir yandan gazetesini okuyan, bir yandan da torunuyla oğlunun konuşmasını dinleyen dede dayanamayıp, "İkinizin de tarifi yanlış" diye söze girmiş: "-Bir müsellesin mesaha-i sathiyesi, kaidesiyle irtifaının hasıl-ı darpının nısfına müsavidir..."

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.