Bu sabah erken uyandım Kalktım sana bombalar attım Özgür ol diye, özgür öl diye... *** Bu sabah erken uyandım Kalktım sana divanı açtım Yüce ol diye, cüce ol diye... *** Bu sabah erken uyandım Kalktım sana pasaport aldım Burdan kaç diye, uzaklaş diye... *** Bu sabah erken uyandım Kalktım sana kredi açtım Benim ol diye, bana kal diye... *** Bu sabah erken uyandım Kalktım sana muhalif oldum Sahte sol diye, çağdaş ol diye... *** Bu sabah erken uyandım Kalktım sana alanlar yaptım Kamusal diye, kurumsal diye... *** Bu sabah erken uyandım Kalktım sana formül aradım Diyet yap diye, podyum kap diye... *** Bu sabah erken uyandım Kalktım sana kremler yaptım Metro ol diye, klip yap diye *** Bu sabah erken uyandım Kalktım sana transfer yaptım Büyük ol diye, kupa al diye... *** Bu sabah erken uyandım Kalktım sana espri yaptım Mutlu ol diye, mutlu kal diye... KOKANA Bir İtalyan, karısının giyim ve makyajına karıştığı için dava edilmiş ve mahkum olmuş... Evde o kadına mahkum olmaktan iyidir... temelin yeri Avukat arkadaşı Dursun'la gezen Temel'e bir araba hafiften dokunmuş... Dursun demiş ki; "-Temel çarpan araba Mercedes, adamda çuvalla para vardır... Vekaletnameni ver dava açalım... Çuvalla para koparırız..." Temel'in aklına yatmış... Dursun almış vekaletnameyi, müvekkili Temel'e de hakim karşısında nasıl "sakat kalmış" numarası yapacağını anlatmış... Günlerce prova yapmışlar... Her şey planladıkları gibi gidiyormuş.... Hakim duruşmada, karşısında baston yutmuş gibi dimdik duran Temel'e bakmış; -Nedir şikayetin?... "-Boynumu döndüremiyorum... Belimi bükemiyorum... Böylece kaldım..." -Kazadan önce nasıl yapıyordun?.. Temel boynunu bir sağa, bir sola çevirmiş... Öne eğilip, ellerini ayak parmaklarına değdirmiş... Arkaya eğilip topuklarını avuçlamış, "Aha böyle" demiş... ayaküstü Bu benim merak ettiğim konular arasındaydı... Araştırmaya göre çalışan eşler günün 13 saatini iş ve yolda geçiriyormuş... Biri de çalışıyor olsa bu süreyi ayrı geçiriyorlar neticede... Kalan 11 saatin ortalama 8'i de uykuda gidiyormuş... Geriye kalan sürenin sadece 126 dakikasını çiftler birlikte geçiriyor... Araştırmada, "O iki saatin 51 dakikası da birlikte televizyon seyrederek geçiyor" deniyor... Ama bana göre bu süre daha fazla... Çünkü bir maç 90 dakika, en kısa dizi 1.5 saat sürüyor... Uzmanlar, ailecek televizyon seyretmenin adına, "Birlikte vakit geçirmenin pasif yolu" diyormuş... Neticede rakamlar korkunç... Ne diyelim; Bir kanalda kocayın... rakamlarla ünlüler (Şişirilme oranına göre Türkiye'nin zoraki kahramanları...) % 25: Hülya Avşar'ın kardeşi Helin... % 25: Türkan Şoray'ın kızı Yağmur... % 25: Mehmet Ali'nin halası Ürek... % 25: Can Tanrıyar'ın sevgilisi Petek... sanatik kritik "Benim çıktığım insanlar hiçbir özellikleri olmamasına rağmen ünlü oluyor... Buna engel olmak için artık hep ünlü insanlarla çıkıyorum..." (Hande Yener) politik kritik "Devletin sanayiciye, işadamına bazı kolaylıklar sağlaması gerekiyor... Ancak bir laf vardır; ne istiyorsun bacından, bacın ölüyor acından..." (Cemil Çiçek) sportik kritik "Alman Milli Takımı'nda kartal, F.Bahçe'de kanarya, Köln'de keçi arması ile oynadım... Beşiktaş'ta Kartal Doğan diye çağıracaklar..." (Mustafa Doğan) Tebeşir Tozu... "Bütün zevkleri hissedebilmek için, ufak tefek ıstırapları hissetmek lazımdır..." (J.J.Rousseau) bizimkiler -Dündar Abi çocukken memlekette gördüğü "Peşin Satan", "Veresiye Satan" karakterlerini İstanbul'daki bir bakkalda da görünce "Aaa... Bizim bakkalı bunlar nereden tanıyor" diye şaşırmış... -Cem muavinlik yaptığı arabaya "Gel... Gel... Gel..." diye yol gösterdi... İki arabanın tampon ve farlarındaki toplam hasar; "120 milyon..." -Bir haftalık evli Sırrı, halı sahada yüzüğünü kaybetti... Sürahi olayından sonra evlilikte ikinci vukuat olarak tutanaklara geçti... Hayata dair... Russel Gough, "Karakteriniz Kaderinizdir" adlı kitabında diyor ki; "-Doğru ve iyi olanı bilmek ile doğru ve iyi olanı yapmak arasındaki en önemli bağlantı doğru ve iyi olanı yapacak bir karaktere sahip olmaktır..." Eğer karakter gelişmemişse tahsil işe yaramıyor... Unutmayın ki; savaş çıkaranlar, banka hortumlayanlar, son dönemdeki komşu cinayetleri hep okumuş, tahsilli adamlardan çıkmıştır... O yüzden Roosevelt diyor ki; "-Bir insanı ahlaken yetiştirmeden sadece zihnen eğitmek topluma bir bela kazandırmak demektir..." diyAlog (Gurbetçiler için yapılan Kanal D'nin "Euro Magazin" programı, Mansur Ark'la konuşuyor...) EURO D: Kasetinizde Almanca şarkı da var... Sanırım ilk kez böyle bir şey yapıyorsunuz?... MANSUR ARK: Evet Amerika'ya açılmayı düşündüğümüz için bu kasette böyle bir şey yaptık... İtiraf Reyonu (isim: yavuzhan... şehir: trabzon...... yaş: 16...) Uyurgezer olan ben, bir gece annemlerin yanına giderek, "anne benim kramponlarım nerede" diye sordum... Annem şaşkınlık içinde bana bakarken, babam gerçekten gecenin bir yarısı maça gideceğimi zannedip uyandırdı beni... Uyandığımda "mor"du gözlerim... (isim: cem demirel... şehir: konya... yaş: 21...) Bizim fabrikada Cengiz Abi var, ustadır kendisi... Bir Pazar günü robot bozulunca başına geçmiş... Tamir sırasında robot parmağını paramparça etmiş... Konya Tıp Fakültesi Hastanesi'nde tedavisi tamamlandıktan sonra hanımı demiş ki, "Robot fotoselli, içine bir şey girince çalışıyor dikkat etseydin..." AVRUPA-İ Dilencinin aylık geliri bir milyar liraymış... Bununla hava atabiliriz; "Bizde dilenciler bile ayda bir milyar kazanıyor..." Bugünün buluşu -İlk kez anahtarlık içine sevilen insanın vesikalık fotoğrafı konuldu... (21.07.1975 - Akif'ten...) Şifa Yemek Öğle Menüsü; Mercimek Çorba... King Köfte... Pilav... Salata...