Dün öğrendik ki, boyalı-gazlı içecekteki iki dünya markası sır gibi sakladıkları formüllerini, boyalarını ayarlamak zorunda kalmışlar. Bu da bir pazarlama formülü müdür, acaba diye sormadan edemedim. Başına bir Muhtar getirecek kadar ince düşünceli bu global markalar, işlerini pek şansa bırakmazlar da... Gizli formül efsanesi bile pazarlamaya hizmet etmiyor muydu? Alttan alta, milyarlarca dünyalıya, "taklit edilemeyen, esrarengiz, gizemli, çok özel bir şurup" içtikleri duygusu bir asırdır yaşatılmadı mı? İnsanlar her an, her yerde ve her yoldan, her an her yerde her şeyle iyi gittiği, içenin mutlu olduğu mesajlarıyla kuşatılmadı mı? Sahadakiler kadar karargâhlardaki çalışmalar da, görünenler kadar görünmeyenler işler de çok önemliydi. Bilince seslenenler ötesinde bilincin derinliklerine de inilmişti. Reklamlara milyarlar harcanıyor, her salisesi ve her karesi dikkatle tasarlanıyordu. Renklerden biçimlere, yazılardan kıvrımlara, seslerden müziklere, şişelerden kutulara... Afişte, reklamda, resimde gazlı içeceği hatırlatan nice ince uyarıcılara, hatta, habbeciklerin optimum sayısına varıncaya kadar her iş, her uygulama bir hesaba dayanıyordu. Bilinç ötesi araştırmalardan tüketimi arttırmak kadar, tüketimi kısmada da yararlanılabiliyor. Sigarayı bırakmak isteyenlere, çevrede sigarayı hatırlatan, küllük, çakmak, logo gibi her şeyden, sigara içenlerden, dumanından, sigaraya eşlik eden şeylerden kaçınmak da öneriliyor. Beyin araştırmaları, her türden davranışlarımızın fitilinin, içinde bulunduğumuz ortamlarda ve etrafımızdakilerden (taraflardan) beynimizin bilinçaltına sürekli ulaşan sayısız işaret ve uyarıcılarla ateşlendiğini kanıtlıyor. "Bana her şey seni hatırlatıyor" derecesinde olmasa da, beynimiz her şeyden nem kapıyor, âdeta "her şey beyine bir şey hatırlatıyor". Hatırlanan, zihne sokulanların her biri, düşünce, duygu ve tercihlerimizi yönlendiriyor. Üstelik bunlar birileri tarafından bize karşı bilinçli olarak kullanılıyor. Tesadüfler kadar, bilinçli işaret yöneticilerinin, zekî pazarlamacıların, karşı tarafın, çevremize saçtıkları, etrafımıza döşedikleri işaret fişeklerine ve mayınlara da dikkat! > (Pazarola, pazar günleri yayınlanır.)