Reklamcının kanı canı

A -
A +

Musalla taşı testi tabiri size yabancı gelebilir, ama, vefat edenin ardından cenaze namazına katılanların sayı ve nitelikleri çok mânidâr oluyor. Merhumun hayatının ve dünyada bıraktıklarının bir aynası sanki. Kişinin ölmeden önce cenazesini, cenaze namazını, kabre verilişini hayal etmesi, edebilmesi kimbilir ne büyük bir meziyyettir. Musalla taşı testinin bir versiyonunu pazarlamacılara da önerelim. Farzedin ki, firmanız, markanız, ürünleriniz, hizmetleriniz bir anda öldü, yok oldu. Kaç kişi bundan haberdar olur, etkilenir, hayatı değişir? Arkanızdan kimler neler yapar, neler söyler, neler hissederler? Hayatı ve pazarlamayı bu gözle görebilenlere ne mutlu! Bu sözleri yazmaya vesile olan, Bisküvici Dede lakabıyla meşhur, Sabri Ülker beyefendiye rahmet, ailesine ve iş dünyasına başsağlığı diliyoruz. Rahmetli, millî sermayenin yüzakıydı ve adıyla marka olmuş, Türk gıda sanayiinin gelişmesinde öncülük yapmış, ürünlerini dünyaya yaymış, sektörün bayraktarı bir firmanın kurucu babasıydı. Ülker, bu ülkede belli bir kesimin kendisine yakıştırmaya, yapıştırmaya çalıştığı "yeşil" yaftasını, kavgaya ve kapışmaya girişmeden, sessiz ve mütevazı adımlarla bir ölçüde aşabilmişti. Ticareti bile siyasete kurban edenler yüzünden onlarca yıl geri çevrildiği, yasaklandığı, terslendiği, girişinin emirle engellendiği hâkî kışla kapılarını açabilmek, "yeşile düşman" medyanın bile övgülerini alabilmek az bir başarı sayılmazdı. Bunlar mümkün olabildiyse ve "Akşama babacığım, unutma Ülker getir!" cıngılı üç nesildir kulaklarda çınlıyorsa, bunun altında, firmanın reklama verdiği önemin ve reklama yatırdığı paraların büyük bir payı olsa gerek. Anlaşılan, bazı savaşlar paralı askerle kazanılıyor. Üç küsur milyar dolar reklam harcamasının yapıldığı bir ülkede, Ülker öyle büyük bir reklamveren olmuştu ki, reklam paralarını malum medyaya aktaran çoğu yabancı ortaklı reklam ajansları, Sabri Ülker için taziye ilanları yayınlamışlar, üzüntülerini bildirmişlerdi. İşte bu reklamcılar büyük bir kafile halinde, şu günlerde 59'ncusu düzenlenen Cannes Lions Festivali'nde katılıp sanatlarını yarıştıracaklar. Bakalım oralarda, "parayı veren düdüğü çalar" dışında insana dair yeni şeyler de öğrenecekler mi? (Pazarola, pazar günleri yayınlanır.)

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.