Geçmişten günümüze pazarlama çok değişti, çook... Önceleri basit bir alım-satım işi gibi düşünülürdü. Satıcılar, müşteri bulur, yaklaşır, karşısına çıkar ve bu karşılaşmada galip gelmeye bakarlardı. Böylesi bir bilek güreşinde profesyonel pazarlamacılar amatör müşterileri hep yenerdi. (Akitleşmeli Pazarlama Çağı) Pazarlarda her satıcı etkili güreşmeyi başarınca, firmalar arasında fark kalmadı. Müşteriler de ütülmemek için kendilerine yeni satıcılar aramaya başladılar. O devirlerde, birileri pazarlamayı başka yoldan yürütmek, müşteriye başka türlü yaklaşmak gerektiğini gördüler. Gelgeç alışverişler, günlük keyif ve zevkler yerine kalıcı (seviyeli) ilişkiler ve uzun süreli mutluluklar peşine düştüler. Ortaya İlişkisel Pazarlama diye bir kavram daha çıktı. Pazarlamacılar onlarca yıl bu "ilişkiler"le meşgul oldu. Bir dönem bir CRM furyası bile yaşandı. Neyse ki, firmalar CRM'nin müşterilerin yaşgünlerini kutlamaktan öte bir şey olduğunu, diğer ayaktaki IT'ciler de, meselenin sadece yazılım satmaktan ibaret olmadığını çok geçmeden gördüler. Pazarlamaya ilgi iyice arttı. Hafta sonu İstanbul'da düzenlenen CeBIT vesilesiyle bir kere daha şahit olduk ki, bazı sıkı IT'ciler, Yeni Pazarlamayı öyle bir öğrenmişler ki, benim diyen firmalara pazarlamayı gelecekte bu IT taifesi öğretecek! Öyle tahmin ediyorum. IT'ciler sayesinde pazarlamayı bir endüksiyon bobini gibi görenler de piyasaya çıktı. İşlerin böyle bir defalık değiş-tokuşla ve pekiştirilmiş ilişkilerle bile yeterince yürütülemeyeceğini anladılar. Pazarlamanın, insanları her an, her vasıtayla, her vesileyle, her yerde, sanki hayatlarının bir parçasıymışçasına sürekli dürtmek, dokunmak, uyarmak, hatırlatmak, motive etmek, akıllarına karpuz kabuğu getirmek zorunda olduğu gerçeği keşfedildi ve ortaya bir de Endüktif Pazarlama çıktı. Bu yaklaşımların hepsine piyasadan örnekler bulmak mümkün. Bir yanda taş devri, bronz çağı, bir yanda tarım, endüstri, bilgi ve medeniyet çağını yaşayan nice yönetici ve firma var. Hepsi bir arada gül gibi geçinip gidiyorlar. Tasası bizlere düşüyor... *** Değerli valideleri Tenzile Hanımefendiye Allah'tan rahmet, Başbakanımıza ve ailesine sabırlar diliyorum. > (Pazarola, pazar günleri yayınlanır.)