Tercihler

A -
A +

Elbise ayakkabı, kavun karpuz, zerzevat seçmek bile zor. Şu sıralar bunlara bir de seçimlerin en zoru eklendi. Yüzbinlerce genç, bunun kaç katı aile, bir o kadar da tanıdık, işi gücü bıraktı, tercih listesi hazırlamakla meşguller. Seçenler, seçilenler, her kafadan bir ses... Üniversite adayları zaten şaşkın vaziyetteler. Bir de cazgır pazarlamacılar var; ekranda ve medyada sıra sıra... Tercih listesi yapmak, şıkları işaretlemekten daha zor. LYS birincileri bile zorlanıyor. Hangi okulu isteseler girebilecekler. Tüh deme şansları yok; "kendin seçtin" diyecekler. Puanı düşük olanların alternatifleri az ama içleri daha rahat. Onlar için, "ne yapalım, nasip değilmiş" kapısı daha açık. Tercih listelerinde sadece şehir, üniversite, fakülte, alan, meslek seçilmeyecek, gençler ve aileleri için geleceğe dair bir yöneliş, uzun vadeli bir arayış şekillendirilecek. Tercihlere herkes bir şekilde karışacak. Hocalar, rehberler, uzmanlar, büyükler, anne-babalar, bilen, bilmeyen, dış kapının mandalları, hepsi birbirine karşı iyice hassaslaşacak. Kriterler, öneriler birbiriyle çatışacak. Her bilgiden bir sonuç, her laftan bir anlam çıkarılacak. (Üniversitelerin sıralamaları için bir de şuraya bakınız: tr.urapcenter.org) İşin aslı o ki, her tercih bir vazgeçiş, her seçim bir pişmanlıktır. Akıllar hep tercih edilmeyende kalacaktır. Hâlbuki hayatta seçmek de var, seçilmek de... Bir adayın hangi okulu kazanacağı, tercih listesinde yer verdiği okullar kadar diğer öğrencilerin tercihlerinin ne olduğuna da bağlı. Seçmek yetmiyor, bir bakıma seçilmek de gerekiyor. Seçim ve tercihlerini kendi iradesi ve kendi kararından ziyade, bir murad, bir arzu ve bir niyet ifadesi olarak görebilenlerin içleri daha rahat oluyor. Onlar, kararlarının isabetinden çok niyetlerinin ve kriterlerinin doğruluğuna önem veriyorlar. Tercihlerimizle geleceğimize sadece bizim hükmedemediğimizi biliyor, kendi hesaplarımızın üstünde başka hesapların varlığını da unutmuyor, niyetlerimizi hâlis ve düzgün tutmaya çalışıyoruz. Değilse, evdeki hesaplar çarşıya uymuyor, sonu pişmanlık oluyor.

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.