Denizin öte yakasına güvenmeyin…

A -
A +

Ukrayna’da Rusya’nın işgal girişimiyle başlayan savaş neredeyse birinci ayını doldurmak üzere. Savaşan taraflar arasında görüşmeler devam ederken diğer taraftan Ukrayna’ya silah ve savaşçı girişleri devam ediyor. Avrupa’nın ortasında kırk milyonluk bir ülke hızla bataklığa sürükleniyor.

 

Zelenskiy kahramanlaşırken Ukrayna yıkılıyor

 

Savaşın başından bu yana ortaya koyduğu tavırla Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy hem içeride hem de dışarıda kahramanlaşıyor. Zelenskiy neredeyse her gün farklı ülkelerin liderleriyle görüşüyor, parlamentolarda konuşuyor, dünya basının manşetlerinde yer alıyor.

Bunlar, işgale uğramış bir ülkenin başındaki siyasinin yapması gerekenler diyebilirsiniz ama unutmayalım ülke hızlı adımlarla bataklığa dönüştürülüyor. Eğer süreç kısa zamanda barışla sonuçlanmayıp böyle devam ederse Karadeniz’in kuzeyinde yakın çevresini de etkisi altına alacak büyük bir kara delikle karşı karşıya kalabiliriz.

Ülkeye değil de savaşta öne çıkan şahıslara odaklandığınızda nelerin kaybedildiğini, toz duman biraz dağılınca anlarsınız. Herkesin yanınızda olduğunu düşünürsünüz. Ne isteseniz hemen temin edilir. Silahsa silah, paraysa para. Yeter ki siz savaşı sürdürün. Gelen desteğin vermiş olduğu motivasyon sizi yanlış kararlar almaya itebilir. Siz desteğin ülkenizi kurtarmak için geldiğini düşünürsünüz ama işin aslı bambaşkadır.

Gelen desteğin de etkisiyle siz, savaşı kazanırsınız ama ülkeyi kaybedersiniz.

Afganistan’da böyle olmadı mı?

On yıl (1979-1989) Sovyet Rusya’ya karşı dışarıdan gelen silah ve savaşçı desteğiyle “Mücahitler” öncülüğünde Afganlılar savaşı kazandılar ama ülkeyi kaybettiler. Aradan kırk yılı aşkın bir süre geçmesine rağmen ülke hâlâ ayağa kalkamadı. Maalesef Suriye’de aynı yolu takip ediyor…

 

Denizin öte yakasına güvenmeyin…

 

Bugün el üstünde tutulmanıza, aklınızdan geçmeyen silah desteğine, her gün manşetlerde size yer verilmesine güvenmeyin. Ülkenizi başkasının jeopolitik hırslarına kurban etmeyin. Onların derdi sizi korumak değil. Onlar sizi kendi savaşlarında “vekâlet savaşçı”, ülkenizi de savaş alanı olarak kullanmak istiyor.

Savaş bitsin, barış olsun diye bir dertleri yok. Size verilen desteğin ana amacı savaşın uzamasıdır. Sizin savaşınızı, sizin üzerinizden kendi savaşlarına dönüştürmek istiyorlar. Bunu başarırlarsa bilin ki sizin ve ülkeniz için uzun yıllar barış yok demektir…

Sizin için en iyisi, ülkeniz başkası için savaş alanı siz de başkasının savaşçısına dönüşmeden barış masasında sonuç almanızdır. En kısa zamanda yapılacak barış, sizin için en iyi tercih olacaktır.

Denizin öte yakasının küresel hırslarına kurban gitmeyin…

 

“Mavi gözlü sarı saçlı” yabancı savaşçılar

 

Bugüne kadar hep Geniş Orta Doğu’yu ve burada faaliyet gösteren “kara gözlü, kara saçlı ve koyu tenli” yabancı savaşçıları konuştuk. Onlarcası söz konusu coğrafyada başkaları adına savaştılar ve savaşmaya devam ediyorlar. Hiçbir hukuki ve ahlaki bağlayıcılığı olmayan “katiller sürüsü” Orta Doğu’yu baştan sona yaktı yıktı. Girdikleri yerde ot bitmiyor artık.

Şimdi bir taraftan Rusya diğer taraftan Ukrayna’nın çağrısı ve destekçileri eliyle “Kara Gözlü Siyah Saçlı Yabancı Savaşçılar” ile “Mavi Gözlü Sarı Saçlı Yabancı Savaşçılar” Ukrayna’da karşı karşıya gelecekler. Yabancı Savaşçı derken bunları legal yapılar olarak görmeyin. Bunlar aynı zamanda “Yabancı Terörist Savaşçılar” olarak da anılmaktadır.

Tarih bize yabancı savaşçıların bir ülkeyi kurtarmadığını aksine uzun süren derin bir kriz ortamına soktuğunu söylüyor. Bunların bulunduğu yer, kokusu etrafa yayılan bataklığa dönüşüyor.

Belki Ukrayna’da savaşın uzamasını isteyenler Rusya için yeni bir “Afganistan” oluşturmak istiyor olabilirler, mümkündür. Fakat Ukrayna’da oluşturulacak bataklık sadece Rusya’nın değil Avrupa’nın da bataklığına dönüşebilir.

Ukrayna’da savaşın uzaması, mavi gözlü sarışın yabancı savaşçıların sayısının artması Avrupa’da hesaba katılmayan sonuçlara neden olabilir.

Uzun süredir Orta Doğu üzerinden yürütülen radikalleşme tartışmaları, Avrupa’nın siyasi ve toplumsal gerçekliğinin ayrılmaz bir parçası haline gelebilir.

Avrupa’da derin tarihsel köklere olan ırkçılık, yabancı düşmanlığı, İslam/Müslüman karşıtlığı gibi hastalıklar savaş ortamı ve yabancı savaşçılar üzerinden Avrupa’ya boydan boya yayılabilir.

Ukrayna, Rusya ve Avrupa için “Yeni Afganistan”, Polonya ise “Yeni Pakistan” olmadan kısa zamanda barışın sağlanması en iyi tercih olacaktır…

Bakmayın/kanmayın siz “Denizin Öte Yakasına”…

Onların tuzu kuru…

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.