Karadeniz’de savaş, Akdeniz’de diplomasi

A -
A +

Dünyanın yakinen takip ettiği Rusya’nın işgal girişimiyle başlayan Ukrayna’daki savaşın üzerinden iki hafta geçti. Maalesef kısa zamanda durdurulamayacağı anlaşılıyor. “Gönüllüler” adı altında “Yabancı Savaşçıların (Silahlı Devlet Dışı Aktörler)” Ukrayna’ya taşınmasıyla savaşın daha da derinleşeceği anlaşılıyor.

Karadeniz’in kuzeyi gitgide “Orta Doğululaşıyor”. Olaya dâhil olan devletlerin amacı, tavrı, aktörlerin çeşitliliği ve giderek derinleşen çatışma ortamı, kısa zamanda barış umutlarının yok olmasına neden oluyor.

Karadeniz’in kuzeyinde tüm bunlar yaşanırken Akdeniz’de yoğun bir diplomatik süreç işliyor.

Akdeniz derken hem Antalya’yı hem de Ankara’yı kastediyorum.

Antalya’da 11-13 Mart tarihlerinde ikincisi düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu, Türkiye’de son günlerde artan diplomasi trafiğini âdeta kırmızıya çevirdi.

Dünyanın gözü Türkiye’ye döndü. Farklı ülkelerden onlarca devlet ve hükûmet başkanı, dışişleri ve savunma bakanları başta olmak üzere ilgili bakanlar, uluslararası ve bölgesel örgütlerin başkanları ve temsilcileri, diplomatlar, akademisyenler ve yüzlerce basın mensubu âdeta Antalya Diplomasi Forumu’nu takip etmek için Türkiye’ye akın etti.

Bir hafta boyunca uluslararası kamuoyunda Türkiye, yapıcı rolüyle gündem oldu ve olmaya da devam ediyor.

 

Bir hafta içinde kimler geldi, kimlerle konuşuldu?

  • Savaşın taraf ülkeleri Rusya ve Ukrayna’nın dışişleri bakanları Lavrov ve Kuleba, Antalya Diplomasi Forumu marjında Dışişleri Bakanı Mevlût Çavuşoğlu başkanlığında bir araya geldiler. Ciddi bir sonuç çıkmasa da tarafların üst düzeyde ilk defa bir araya gelmeleri bile başlı başına önemli bir gelişmedir.

  • İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog Türkiye’ye geldi. Bu ziyaret 14 yıl aradan sonra iki ülke arasında gerçekleşen en üst düzey ziyarettir. Bu ziyaretin ikili ilişkiler dışında bölgesel gelişmelere de yansımaları olacağı aşikârdır.

  • Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev günübirlik ziyarette bulundu. İkinci Karabağ Savaşı’ndan sonra iki ülke arasındaki ilişkilerin seyri bölgesel ve küresel anlamda dikkatleri çekmeye devam ediyor.

  • Seçildiği günden beri Türkiye’ye mesafeli durmak için özel çaba harcayan ABD Başkanı Biden Türkiye’nin diplomatik atağının dışında kalmak istemedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’la bir telefon konuşması gerçekleştirdi.

  • Ukrayna Savaşı ile daha fazla önem kazanan NATO’nun Genel Sekreteri Jens Stoltenberg Antalya Diplomasi Forumu’na katıldı.

  • Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres Antalya Diplomasi Forumu’na video mesajla katıldı.

  • Bugün Yunanistan Başbakanı Kiriakos Miçotakis Türkiye’de olacak. Öyle anlaşılıyor ki, Miçotakis de küresel ve bölgesel gelişmeler üzerinde etki doğuracak diplomatik trafiğin dışında kalmak istemiyor.

  • Yarın da Almanya’nın çiçeği burnundaki Şansölyesi Olaf Scholz Türkiye’de olacak.

 

Söz konusu ziyaretlerin başlangıç olduğunu söyleyebiliriz. Bu tür ziyaretlerin devamının geleceğini söylemek kehanet olmayacaktır.

 

Başka ülke mi yoktu, niye Türkiye öne çıktı?

 

Türkiye;

Son yıllardaki küresel ve bölgesel gelişmelere karşı aldığı tavırla “özgün” bir konum kazandı.

Diplomatik ve dış politik deneyimin yanında, güçlü bir liderlik sergiledi.

İşaret edileni değil, doğru bildiğini yapan bir ülke profili çizdi.

Estirilen fırtınaya kapılmadan “denge” politikasını sürdüreceğini gösterdi.

NATO üyesi olsa da Ukrayna meselesinde “Tarafsız” politikasıyla yapıcı bir rol üstlendi. Türkiye’nin nasıl hareket edeceğini Cumhurbaşkanı Erdoğan “Ne Ukrayna’dan ne de Rusya’dan vazgeçeriz” diyerek açıkladı.

İşgallere karşı, ülkelerin toprak bütünlüğüne vurgu yapan ilkeli duruşunu gösterirken, reel politikten uzaklaşmadı.

Takındığı tavırla, savaşan tarafların ve onların destekçilerinin aynı anda takdirini kazandı. Hatta Ukrayna, Türkiye’nin garantör ülkelerden biri olabileceğini açıkladı.

Jeopolitik rekabetin parçası olmak yerine, barışın anahtarı olmayı tercih etti.

Gizli gündemle hareket etmek yerine, açık diplomasi uyguladı.

Soğuk Savaş döneminde olduğu gibi “Cephe Ülkesi” olmak yerine denge ülkesi olmayı uygun gördü.

Ezcümle;

İyi kullanılan jeopolitik konum, izlenen politika ve güçlü siyasi liderlik Türkiye’yi diplomasinin önemli bir kavşağı hâline getirdi.

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.