Artık benim de bir dikili ağacım var!

A -
A +

İstanbul Orman Bölge Müdürlüğü, 1994 yılında yangın geçiren Beykoz ilçesi Poyrazköy sınırı içinde kalan 6 hektarlık bir sahada Medya Dostluk Orman'ı kurdu. Geçtiğimiz Pazar günü aynı sahada orman bakanı Osman Pepe'nin de katılımıyla gerçekleştirilen anlamlı törenin ardından dikilen her bir fidana bir medya mensubunun adı verildi. İstanbul Orman Bölge Müdürü bu güzel girişimin amacını, yaptığı konuşmada şöyle belirtti: "Hava ve suyun kaynağı orman, bilginin kaynağı iletişimdir. İletişimi sağlayan medyadır, medya mensuplarıdır. Biz ormancılar olarak isteğimiz; iki meslek grubunun hayatlarındaki benzerlikleri dostluk ormanı ile sembolleştirmek, adına fidan dikilecek olan medya mensuplarının adını sonsuza taşımaktır." Bu şanslı medya mensuplarından biri de bendim. İtirafı biraz zor ama betonlar arasında geçen yaşantım içinde ilk defa kendi ellerimle bir fidan diktim. Artık benim de (üstünde adım yazılı) bir dikili ağacım var! Hem de yaylaların kıymetli ağacı; ladin. Ben de ona, yeryüzüyle gökyüzünün serüvenini mana çizgisinde buluşturması için kendimce bir isim verdim; Ufuk..Fidan'ı dikerken bana toprak atımında yardım eden; Akbaba köyünden Kamil Yavuz isimli bir vatandaşımız ağacıma bakacağına dair söz verdi. Kamil Beyin sözünde duracağına eminim. Ufuk, artık Poyrazköy tepesinde bir yandan Boğaz'a; bir yandan Karadeniz'e bakarak büyüyecek... Dalları kuşlara mekan olacak, yaprakları rüzgarlarla söyleşecek, benim yerime gece gündüz gökyüzünü seyredecek... Benim ruhumla özdeşleşen ağacım, asırlarca samanyolu düşleri kuracak; gizemli ışığa, mananın doruklarına çıkmak istercesine uzadıkça uzayacak... Ulu bir derviş-ağaç olacak! Evet, benim de bir dikili ağacım var! Artık Karun kadar zenginim. Rahmet kapılarının ardına kadar açıldığına inanabilirim. Artık sonsuzluk rüyaları kurabilirim, yeşil hülyalara dalabilirim, gönlümün şefkat, muhabbet ve hoşgörü sınırlarını genişletebilirim... Kendimi daha özgür hissedebilirim, tıpkı bir orman gibi sevgiyi, dostluğu; yeryüzünün bütün nimetlerini insanlarla daha bir cömertce ve daha bir kardeşçe paylaşabilirim... Söyleyene değil, söyletene bak derler ya, bakın şimdi küçük fidanım, Ufuk'um bana neler söyletiyor! İçimdeki şiir duygusunu nasıl coşturuyor, umutlarımı nasıl da kamçılıyor! Şairin dediği gibi şu insana bir sigara içimlik gibi kısa gelen hayat istenirse mana olarak nasıl da büyüyor! Sevgili okuyucularım, can kardeşlerim, siz de benimkine benzer bir mutluluk yaşamak, kendinizi gerçek bir servet sahibi olarak görmek istiyorsanız hemen bir fidan dikin! İnanın kendinizi çok farklı hissedeceksiniz. Yüreğinizde biraz da şairlik varsa sonsuzluğun olağanüstü hazlarını yaşar gibi olacaksınız... Fidan kökünün toprağını ellerinizle sıkıştırıp üstüne bir de can suyu verdiniz mi siz de nasıl can bulacaksınız, bir görün! İstanbul Orman Bölge Müdürü'ne ve müdürlük çalışanlarına böylesine güzel ve hayırlı bir proje gerçekleştirdikleri, Genel Yayın Müdürü'müzün cici sekreteri Esra Demir'e de beni bu projeden haberdar ettiği için teşekkür ediyorum. Ağaçlar kadar bahtiyar ve aziz olsunlar!

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.