Geçtiğimiz cuma akşamı Lütfi Kırdar Salonunda (Dünden bugüne) Tercüman gazetesinin hazırladığı, ATV kanalının canlı yayınla destek verdiği Beyaz İnci-TV Dizileri ödül töreninin ilki gerçekleştirildi. Bu kadar yerli dizi olur da, bunların bir de ödül töreni olmaz mıydı? Oldu işte! Üst düzey bürokratların, gösteri dünyası yıldızlarının ve medya mensuplarının katıldığı törenin sürpriz konukları Başbakan Tayyip Erdoğan; başta Kültür ve Turizm Bakanı Atilla Koç, Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu olmak üzere çok sayıda bakandı. Kabinenin bu kadar ağırlıklı olarak törende hazır bulunması hükümetin dizilere ne kadar önem verdiğini gösteriyor. Böyle bir ödül töreninin başarılı bir organizasyonla tertiplenmesi hem sanata değer verme hem de rekabeti kamçılama açısından olumlu bir hadise. Ancak, TV kanallarında gösterilen dizilerin çoğu gerçek hayattan kopuk, seyircinin kendini içinde kaybettiği sanal âlemler oluşturan, pembe diziler kıvamında uyuşturucu bir tiryakilik yapan eserler... Özellikle Güneydoğu dizilerinin Güneydoğu yaşantısıyla hiçbir ilgisi yok. Bundan da en fazla güneydoğulular şikayetçi. Bu durum, çeşitli platformlarda, çeşitli vesilelerle dile getiriliyor ama yapımcıların umurunda bile olmuyor. Dizi tiryakilerinin başında da özellikle ev kadınları geliyor. Artık, günlerde konuşulan ana konular; bu diziler ve kahramanları ...Öylesine bir tiryakilik ki bu, hayali kahramanlar, gerçek dünyanın insanlarından daha fazla yer ediyor onların hayatında. Sanal kahramanların sevinçleriyle seviniyorlar, dertleriyle kaygılanıyorlar; her bölümün sonundaki düğüm noktası, bir sonraki günün veya haftanın hastalıklı bir merakı olarak yerleşiyor içlerine... Hatta dizilerdeki kahramanların sorunları bile aile fertlerinin sorunlarının önüne geçebiliyor. Nerde kaldı memleketin sorunları... Kadınlarımız bu toplumun direkleri. Ülkemiz belalı bir coğrafyada. Dört bir yanımız ateş çemberiyle çevrili. Adeta bir varlık-yokluk mücadelesine itiliyoruz. İçte ve dışta ihanet odakları akıl almaz faaliyetler içinde. Güneydoğuda PKK tekrar saldırılarına başlamış. Şehit üstüne şehit veriyoruz. Almanya parlamentosu diaspora Ermenilerinin baskısıyla soykırım tasarısını kabul etmiş. Orta Doğu projesiyle karanlık bir maceraya sürükleniyoruz... AB ile ilişkiler çıkmaza girmiş... Devir, yediden yetmişe sorunlarımızın idraki içinde olmamız gereken zorlu bir devir. Şık bir ortamda, şık davetliler arasında ödül törenini izlerken hep bunları düşündüm. Düşündükçe tam manasıyla gecenin tadına varamadım. ....... * Sanat dünyası hüzünlü Anadolu Kadınları ressamı Nuri İyem'i kaybetti. İyem'e Allah'tan rahmet diliyorum. Yakınlarının ve bütün sanatseverlerin başı sağolsun.